İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin (İSİG) paylaştığı verilere göre, 2025 yılının ilk 11 ayında en az 1.956 çalışan iş kazaları nedeniyle yaşamını yitirdi. Bu sayı, 2024 yılı boyunca kaydedilen ölümlü iş kazası sayısının henüz yıl tamamlanmadan geride bırakıldığını gösteriyor.
Artan iş cinayetlerine ilişkin değerlendirmede bulunan Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri İşletmecileri Derneği (OSGBDER), iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin birçok işyerinde yalnızca evrak düzeyinde kaldığını ve sahada yeterince uygulanmadığını belirtti.
“Uygulama yok, evrak var”
OSGBDER’in açıklamasında; risk değerlendirmeleri, çalışan eğitimleri ve acil durum planlarının büyük ölçüde dosya üzerinde hazırlandığı, ancak bu çalışmaların işyerlerinde sürdürülebilir ve etkin biçimde hayata geçirilmediği ifade edildi.
Dernek Başkanı Cengiz İmeci, tabloya ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
“11 ayda 1.956 çalışanın hayatını kaybettiği bir ülkede, iş sağlığı ve güvenliği sisteminin sahada yeterli şekilde işletilmediği açıktır. Evrak düzenleniyor ancak uygulama eksikliği ciddi tehlikeler yaratıyor.”
Denetim yetersizliği ölümleri besliyor
Açıklamada, ölümlü iş kazalarının bu denli yüksek seyretmesinde denetim mekanizmasının zayıflığının önemli payı olduğu vurgulandı. Birçok işyerinin uzun süre iş sağlığı ve güvenliği yönünden denetlenmediği, denetimlerin çoğunlukla şikâyet sonrası yapıldığı belirtildi.
Bu durumun, işverenler üzerinde caydırıcı bir etki oluşturmadığı ve sistemde ciddi boşluklara yol açtığına dikkat çekildi.
Dilovası faciası “kâğıt üstü hizmeti” gözler önüne serdi
OSGBDER, Kocaeli Dilovası’nda 7 çalışanın hayatını kaybettiği yangın olayını, kâğıt üzerinde verilen OSGB hizmetlerinin çarpıcı bir örneği olarak gösterdi.
Bilirkişi raporlarına göre olayda:
-
OSGB ile sözleşme bulunmasına rağmen iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekiminin işyerine fiilen gitmediği,
-
Uzun süre saha denetimi yapılmadığı,
-
Çalışan sayılarının eksik bildirildiği ve sigortasız işçi çalıştırıldığı,
-
İSG hizmetlerinin yalnızca evrak üzerinden yürütüldüğü tespit edildi.
“OSGB Birliği kurulmalı” çağrısı
Dernek, mevcut sistemin güçlendirilmesi için OSGB Birliği kurulmasının zorunlu hale geldiğini savundu. Böyle bir yapının;
-
OSGB’lerin mesleki denetimini artıracağı,
-
Sahaya inmeyen ve yalnızca belge üreten yapıların ayıklanmasını sağlayacağı,
-
Hizmet kalitesine yönelik asgari standartların etkin şekilde uygulanmasına katkı sunacağı belirtildi.
Asgari ücretin altındaki hizmetlere dikkat
OSGBDER, her yıl yayımlanan İSG Hizmetleri Asgari Ücret Tarifesi’nin işverenler için önemli bir referans olduğunu hatırlatarak, bu tarifelerin çok altında sunulan hizmetlerin çoğunlukla sahada karşılık bulmadığını vurguladı.
İşverenlerin, düşük maliyetli teklifleri sorgulaması gerektiği ifade edildi.
“Maliyet değil, yaşam hakkı”
Açıklamanın sonunda iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin bir gider kalemi değil, çalışanların yaşam hakkını koruyan temel bir sorumluluk olduğu vurgulandı.
İşverenlerin;
-
Sahada aktif bulunan,
-
Eğitimleri fiilen gerçekleştiren,
-
Riskleri yerinde tespit eden,
-
Acil durumları tatbikatlarla uygulayan
OSGB’lerle çalışmasının, ölümlü iş kazalarının azaltılmasında hayati öneme sahip olduğu belirtildi.