Isparta’nın Gelendost ilçesinde yer alan ve Anadolu Selçuklu döneminin ticaret ağına ışık tutan tarihî Ertokuş Kervansarayı, asırlara meydan okuyan mimari yapısı ve iki farklı inşa evresine sahip köklü geçmişiyle zamana direniyor.

Eğirdir Gölü'nün doğu yakasında, tarih boyunca Eğirdir'i Konya'ya bağlayan stratejik kervan güzergâhı üzerinde konumlanan yapı, literatürde "Ertokuş Hanı" veya "Gelendost Hanı" adlarıyla da anılıyor.

Kuzey-güney yönünde uzanan dikdörtgen planlı bir oturum alanına sahip olan kervansaray, Anadolu Selçuklu mimarisinin geleneksel şeması olan avlu ve kapalı/barınak olmak üzere iki ana bölümden oluşuyor.

KİTABESİ TARİHE IŞIK TUTUYOR

Kervansarayın kapalı/barınak bölümünün taçkapısında yer alan mermer blok üzerine sülüs hatla yazılmış dört satırlık kitabe, yapının tarihine dair en net bilgiyi sunuyor. Kitabeye göre han, Selçuklu devlet adamı Mübârizeddîn Ertokuş tarafından hicri 600 (miladi 1203/1204) yılında inşa ettirildi.

Yapılan mimari incelemeler ve arkeolojik çalışmalar, kervansarayın tek bir dönemde tamamlanmadığını, iki farklı inşa evresi geçirdiğini gösteriyor. Hanın kapalı ve barınak olarak kullanılan kuzey bölümünün ilk inşa evresine ait olduğu, güney kanadında yer alan avlu ile çevresindeki yarı açık ve kapalı mekânların ise daha sonraki bir dönemde yapıya ilave edildiği belirlendi.

AVLUDA SEKİZGEN HAVUZ KALINTISI

Güney cephesinin ortasında, sivri kemerli derin bir niş şeklinde tasarlanan taçkapıdan girilen avlu, tarihte yolcuların ve binek hayvanlarının dinlenme alanı olarak hizmet veriyordu. Avlunun doğu ve batı kenarları boyunca karşılıklı sıralanan sivri beşik tonoz örtülü yarı açık mekânlar dikkat çekiyor. Geçmiş dönemlerde yürütülen onarım çalışmaları sırasında, avlunun tam ortasında sekizgen planlı bir havuzun kalıntısına da tesadüf edildi.

Avlunun güney-doğu ve güney-batı köşelerinde simetrik ve bağımsız iki ayrı mekân kompleksi yer alıyor. Sivri beşik tonoz örtülü ortak birer koridora açılan ikişer odadan oluşan bu alanların güney-doğu köşesinde, geçmişte muhtemelen mescit olarak kullanılan kubbeli bir oda bulunuyor. Bu odanın kubbe yükünün, duvarların üst köşelerindeki tromplarla dengelendiği görülüyor. Güney-batı köşedeki odalar ise dikdörtgen planlı ve sivri beşik tonoz örtülü mimarisiyle öne çıkıyor.

YOLCULAR VE BİNEKLER İÇİN "ÜÇ SAHNLI" SIĞINAK

Kervansarayın kışlık bölümü olarak da bilinen kuzey kanattaki kapalı/barınak kısmı, yolcuların zorlu hava şartlarında konaklaması için tasarlandı. Dikdörtgen planlı bu kapalı alan, "T" formlu dörder ayak vasıtasıyla, orta aksı daha geniş olmak üzere sivri beşik tonoz örtülü üç sahna (bölüme) ayrılıyor. Kazı ve restorasyon çalışmaları sırasında, bu ayaklar arasında yolcuların eşyalarını koyduğu veya dinlendiği taş sekiler de gün yüzüne çıkarıldı.

Kapalı bölümü doğu, batı ve kuzey köşelerinden destekleyen taş örgülü payandaların ise yapının yıkılmasını önlemek amacıyla sonraki dönemlerde gerçekleştirilen fiziki müdahaleler ve güçlendirmelerle eklendiği anlaşılıyor.

Düzgün kesme taş, moloz taş ve tuğla malzeme kullanılarak inşa edilen Ertokuş Kervansarayı, Selçuklu Dönemi'nin ticari, sosyal ve mimari yapısını günümüze taşıyan Isparta’nın en önemli kültür mirasları arasında yer almaya devam ediyor.

Muhabir: SUDE AYDOĞDU