ABD ve İran arasında her geçen an daha çok tırmanan askeri gerilim, Orta Doğu’da yeni bir savaş ihtimalini gündeme taşırken, bölge ülkeleri ve küresel aktörler topyekûn bir çatışmayı önlemek için yoğun diplomatik girişimler yürütüyor. Washington’dan gelen sert açıklamalar ve askeri hareketlilik sürerken, Tahran yönetimi başta Türkiye olmak üzere birçok ülkeyle temaslarını artırmış durumda.
Trump’tan Yeni Askeri Tehdit
ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın nükleer programı ve balistik füze kapasitesi konusunda anlaşmaya yanaşmaması halinde askeri müdahale seçeneğini yeniden gündeme getirdi. Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda “İran’a doğru devasa bir donanma geliyor” ifadelerini kullandı.
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) ise nükleer enerjili uçak gemisi USS Abraham Lincoln’ün “bölgesel güvenlik ve istikrarı desteklemek” amacıyla Orta Doğu’ya sevk edildiğini doğruladı. San Diego’dan ayrılan ve geçtiğimiz haftalara kadar Güney Çin Denizi’nde görev yapan gemi, ABD Donanması’nın en büyük savaş unsurlarından biri olarak biliniyor.
Trump, İran’da Aralık 2025 sonunda başlayan ve ekonomik krizle tetiklenen protestolar sırasında ilk kez askeri müdahale tehdidinde bulunmuştu. Protestolar zamanla, 1979 İslam Devrimi’nden bu yana ülkeyi yöneten dini liderliğe karşı daha geniş bir meydan okumaya dönüştü.
Tahran: Önceliğimiz Savunma
İran yönetimi, saldırı tehdidi altında müzakere etmeyeceğini açıkça dile getiriyor. İran müzakere heyetinin kıdemli isimlerinden Kazem Gharibabadi, “Önceliğimiz ABD ile görüşmek değil, ülkemizi savunmak için yüzde 200 hazır olmaktır” dedi.
İran ordusu ise son olarak kara, hava ve deniz hedeflerine yönelik 1.000 yeni “stratejik” insansız hava aracını envanterine kattığını duyurdu. Ordu Komutanı Amir Hatami, her türlü saldırıya kararlı şekilde karşılık vermeye hazır olduklarını vurguladı.
Türkiye ile Kritik Temaslar
Gerilimi düşürme çabaları kapsamında İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi, İstanbul’da Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile üst düzey görüşmeler gerçekleştirdi. İran Dışişleri Bakanlığı, bu temasların “komşularla ilişkileri ortak çıkarlar temelinde güçlendirme” hedefi taşıdığını açıkladı.
Görüşmelerin içeriği resmi olarak açıklanmasa da, Trump’ın askeri tehditlerinin gölgesinde gerçekleşmesi dikkat çekti.
Bölgesel Diplomasi Hattı Genişliyor
İran, Türkiye’nin yanı sıra Pakistan, Mısır, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Hindistan ile de temaslarını sürdürüyor.
-
Pakistan, İran’ın egemenliğine saygı vurgusu yaparken, iki ülke liderleri ilişkileri güçlendirme kararlılığını yineledi.
-
Mısır, hem İran hem ABD ile temas kurarak “sükûnet” çağrısında bulundu.
-
Suudi Arabistan ve BAE, topraklarının ya da hava sahalarının İran’a yönelik saldırılarda kullanılmasına izin vermeyeceklerini açıkladı.
Uzmanlara göre bu ortak duruş, Trump yönetimi üzerinde sınırlı da olsa baskı oluşturabilir. Bölgesel istikrarsızlığın petrol arzını ve küresel ekonomiyi olumsuz etkileme riski, en önemli argüman olarak öne çıkıyor.
Çin ve Rusya’dan Net Mesajlar
Çin, Birleşmiş Milletler’de İran’a destek verirken, güç kullanımının sorunları çözmeyeceğini vurguladı. Pekin yönetimi, tüm taraflara itidal çağrısı yaptı.
Rusya ise ABD ile İran arasında hâlâ müzakere zemini bulunduğunu belirterek, zorlayıcı adımların bölgeyi kaosa sürükleyebileceği uyarısında bulundu.
Batı’dan Yaptırım ve Sert Söylem
Avrupa ülkeleri ise ağırlıklı olarak İran’daki protestolara yönelik baskılara odaklandı. Avrupa Birliği, Devrim Muhafızları Ordusu’nu terör örgütü ilan ederken, yeni yaptırımlar devreye alındı.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, İran yönetiminin “günlerinin sayılı olduğunu” savunurken, Fransa da Devrim Muhafızları’nın terör listesine alınmasını destekledi.





