Türkiye'nin yakın siyasi tarihinde hakkında en çok teori üretilen, gizemli ilişkiler ağı ve "derin devlet" denince akla gelen ilk isim olan Abdullah Çatlı, ardında onlarca faili meçhul soru bırakarak göçüp gitti. Popüler kültürde ve siyasi arena üzerinde sarsıcı etkiler bırakan Çatlı, kimileri için devlet adına gizli operasyonlar yürüten bir kahraman, kimileri içinse yeraltı dünyasını parmağında oynatan bir organize suç lideriydi.

Nevşehir'den Ankara'ya: Sokaklardan Siyasete Giriş

1 Haziran 1956’da Nevşehir’de doğan Abdullah Çatlı, gençlik yıllarında karate eğitimi almaya başladı ve bu süreçte Ülkü Ocakları ile tanıştı. Liseden sonra evlenen ve Ankara Mali Bilimler Okulu’nu kazanan Çatlı, burada dönemin Ülkü Ocakları lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nun safına katılarak kısa sürede Ankara Ülkü Ocakları İl Başkanlığı’na yükseldi.

1970'li yılların kanlı sağ-sol çatışmalarının tam merkezinde yer alan Çatlı, sadece ideolojik faaliyetlerle kalmayıp; cezaevinden adam kaçırma ve sahte kimlik basma gibi yeraltı işlerine de el attı. Doç. Dr. Bedrettin Cömert’in öldürülmesi olayında yargılanıp beraat eden Çatlı, 1978 yılında 7 TİP'li gencin hayatını kaybettiği Bahçelievler Katliamı'nın planlayıcısı olmakla suçlandı.

MİT ile Yolların Kesişmesi: ASALA'ya Karşı 28 Bombalı Eylem

12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından hakkında arama kararı çıkarılan Çatlı, sahte pasaportlarla Bulgaristan, Viyana ve Almanya üzerinden Avrupa’ya kaçtı. Hasret kaldıkları ülkelerine dönmek için Kosta Rika’da yeni bir Türk devleti kurmayı dahi planlayan ülkücü grup, bu girişimlerinde başarısız oldu.

Avrupa yıllarında Abdullah Çatlı’nın yolu Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve ünlü istihbaratçı Hiram Abas ile kesişti. Cumhurbaşkanlığı onayıyla, Türk diplomatları hedef alan Ermeni terör örgütü ASALA’ya karşı yürütülen gizli operasyonlara dahil edildi. Ekibiyle birlikte Avrupa’da ASALA’ya yönelik tam 28 bombalı eylem gerçekleştirerek örgütün tasfiye edilmesinde kilit rol oynadı. Ancak 1984 yılında Paris’te "Hasan Kurtoğlu" sahte kimliğiyle yakalanarak uyuşturucu suçlamasıyla hapsedildi. 1990 yılında İsviçre'deki cezaevinden kaçmayı başararak 1993'te gizlice Türkiye'ye döndü.

Sırları Açığa Çıkaran O Kaza: Susurluk

3 Kasım 1996 günü saat 19.15 sularında Balıkesir'in Susurluk ilçesinde meydana gelen trafik kazası, Türkiye’de yer yerinden oynamasına sebep oldu. Hüseyin Kocadağ yönetimindeki 06 AC 600 plakalı Mercedes marka otomobil, benzin istasyonundan çıkan bir kamyonun altına girdi.

Kazada emniyet müdürü Hüseyin Kocadağ, Gonca Us ve üzerinden "Mehmet Özbay" adına düzenlenmiş sahte kimlik ve silah taşıma ruhsatı çıkan Abdullah Çatlı hayatını kaybetti. Araçtan sağ kurtulan tek isim ise Doğru Yol Partisi Şanlıurfa Milletvekili Sedat Bucak oldu. Enkazdan adeta bir cephanelik (susturuculu suikast silahları, ruhsatsız tabancalar) çıkarken, Çatlı’nın yanından hiç ayırmadığı ve her şeyi not ettiği iddia edilen ünlü "sır ajandası" gizemli bir şekilde kayıplara karıştı.

Şok İtiraf: "Kazada Ölmediler, Boyunları Kırıldı"

Susurluk kazası, devlet-siyaset-mafya ilişkilerini tescilleyen resmi raporlara geçerken, İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'na başvuran gizli bir tanığın ifadeleri kan dondurdu. Gizli tanığın iddialarına göre; kaza anında lüks aracın frenleri uzaktan kumandalı bir sistemle devre dışı bırakılmıştı. Enkaz gerçekleştikten sonra Abdullah Çatlı ve Gonca Us henüz ölmemişti; olay yerinde bekleyen 3 kişilik bir infaz ekibi tarafından boyunları kırılarak öldürüldüler. Aynı iddiaya göre Sedat Bucak da öldürülecekti ancak korumalarının aniden olay yerine yetişmesiyle infaz yarım kaldı ve bagajdaki gizli çantalar kaçırıldı.

Derin Devletin İtirafı ve İstifalar

Skandalın büyümesi üzerine TBMM bünyesinde "Susurluk Araştırma Komisyonu" kuruldu. Dönemin Başbakanı Tansu Çiller’in, "Bu ülke için kurşun yiyen de kurşun atan da kahramandır" sözleri hafızalara kazınırken, İçişleri Bakanı Mehmet Ağar istifa etmek zorunda kaldı.

Resmi raporlar ve komisyon tutanakları, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez devlet kurumlarının yozlaştığını, emniyet ve istihbarat teşkilatlarında gizli çetelerin faal olduğunu ve illegal yapıların iş adamları ile mafya çıkarlarına göre hareket ettiğini resmen kabul etti. "Devlet için kurşun atan" bir figür olarak tarihe geçen Çatlı’nın sırları, Susurluk’un karanlık dehlizlerinde kalmaya devam ediyor.

Detaylar videoda...

Kaynak: Haber Merkezi