ISPARTA (KFK Ajans) - Isparta’nın Yalvaç ilçesindeki Pisidia Antiokheia Antik Kenti’nin en dikkat çekici yapılarından biri olan Men Kutsal Alanı ve Men Tapınağı, sahip olduğu mimari ve dini özellikleriyle dünya arkeoloji literatüründe özel bir konuma sahip bulunuyor.

Antik Dönemin Vatikanı: Yalvaç'taki Men Kutsal Alanı ve Tapınağı

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınması için başvurusu yapılan alan, evrensel kültürel miras niteliğiyle dikkati çekiyor.

Antik Dönemin Vatikanı: Yalvaç'taki Men Kutsal Alanı ve Tapınağı

Roma İmparatorluğu’nun Anadolu’daki en önemli kentlerinden biri olan Pisidia Antiokheia, M.S. 46-57 yılları arasında Hristiyanlığın yayılmasında önemli rol oynayan Aziz Paulus’un ziyaret ettiği merkezlerden biri olarak biliniyor. Kentte Augustus Tapınağı, tiyatro, anıtsal çeşme, Roma hamamı, stadyum ve kiliselerin yanı sıra, yaklaşık 1600 metre rakımdaki Gemen Dağı’nın zirvesinde yer alan Men Kutsal Alanı öne çıkıyor.

Antik Dönemin Vatikanı: Yalvaç'taki Men Kutsal Alanı ve Tapınağı

Kazı Başkanı ve Süleyman Demirel Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Özhanlı, KFK Ajans muhabirine, kutsal alanın tarihine ilişkin bilgi veren ilk yazılı kaynaklardan birinin Amasyalı coğrafyacı Strabon olduğunu söyledi.

Antik Dönemin Vatikanı: Yalvaç'taki Men Kutsal Alanı ve Tapınağı

Strabon’un bölgede geniş arazilere, çalışanlara ve ekonomik güce sahip bir tapınak devletinden söz ettiğini belirten Özhanlı, kutsal alanın yalnızca dini değil aynı zamanda ekonomik ve sosyal açıdan da dönemin en önemli merkezlerinden biri olduğunu ifade etti.

Antik Dönemin Vatikanı: Yalvaç'taki Men Kutsal Alanı ve Tapınağı

“Dağın tamamı kutsal kabul edilmiş”

Men Tapınağı’nın yalnızca tek bir yapıdan ibaret olmadığını dile getiren Özhanlı, şöyle konuştu:

“Burada tapınak dışında bir stadyum, yeraltı tanrıçasına ait küçük bir tapınak ve yaklaşık 750 farklı yapı bulunuyor. Bunlar hacıların konakladığı ve kutsal alana hizmet veren mekanlardan oluşuyor. Dağın zirvesinde tapınak ve ona bağlı dini yapılar dışında sivil yaşam yok. İnsanlar ölülerini bile buraya gömmemiş, aşağıdaki nekropol alanlarını kullanmış. Burası tamamen kutsal kabul edilmiş. Bugünkü Vatikan nasıl yalnızca dini işleviyle öne çıkıyorsa, burası da antik çağda aynı anlayışla faaliyet gösteren kutsal bir merkezdi.”

Antik Dönemin Vatikanı: Yalvaç'taki Men Kutsal Alanı ve Tapınağı

Özhanlı, antik dönemde Yalvaç ekonomisinin önemli ölçüde bu kutsal merkezin oluşturduğu dini yapı etrafında şekillendiğini belirterek, kutsal alanı “Antik dönemin Vatikanı” olarak nitelendirdi.

Antik Dönemin Vatikanı: Yalvaç'taki Men Kutsal Alanı ve Tapınağı

“Dünyada benzeri bulunmuyor”

Men Tapınağı’nın Anadolu’da yeri kesin olarak belirlenmiş tek Men Tapınağı olduğuna dikkati çeken Özhanlı, yapının çevresindeki adak stellerinin ise dünya arkeolojisi açısından eşsiz özellik taşıdığını söyledi.

Antik Dönemin Vatikanı: Yalvaç'taki Men Kutsal Alanı ve Tapınağı

Tapınağın çevresini yaklaşık 70 metre uzunluğunda ve 5 metre yüksekliğinde kutsal bir duvarın çevrelediğini anlatan Özhanlı, şunları kaydetti:

“Bu duvarın cephesinin tamamı Tanrı Men’e adanmış hilal biçimli adak stelleriyle kaplı. Her bir hilal, buraya gelen insanların dileklerini, adaklarını ve inançlarını temsil ediyor. Tapınağın çevresinin bu şekilde adak stelleriyle kuşatıldığı başka bir örnek dünyada bilinmiyor.”

Antik Dönemin Vatikanı: Yalvaç'taki Men Kutsal Alanı ve Tapınağı

Günahların affı ve şifa dilekleri yazıtlara işlendi

Kazılarda ortaya çıkarılan Yunanca yazıtların dönemin inanç dünyasına ışık tuttuğunu ifade eden Özhanlı, ziyaretçilerin Tanrı Men’den şifa, sağlık, bağışlanma ve çeşitli dileklerde bulunduğunu anlattı.

Antik Dönemin Vatikanı: Yalvaç'taki Men Kutsal Alanı ve Tapınağı

Yazıtların büyük bölümünün insanların işlediklerine inandıkları günahların affedilmesi, hastalıkların iyileşmesi ve kişisel isteklerle ilgili olduğunu belirten Özhanlı, şu değerlendirmede bulundu:

“Buraya gelen hemen herkes, Tanrı Men’den bir beklentisini yazıtlarla ifade etmiş. Yazıtların büyük bölümü insanların işlediklerine inandıkları günahların affedilmesi, hastalıkların iyileşmesi ve çeşitli kişisel isteklerle ilgili.”

Arkeolojik araştırmalar, Pisidia Antiokheia’daki Men Kutsal Alanı’nın yalnızca Anadolu’nun değil, antik dünyanın en önemli dini merkezlerinden biri olduğunu ortaya koyarken, sürdürülen kazı çalışmaları her yıl bu eşsiz kutsal alanın bilinmeyen yönlerini gün yüzüne çıkarmaya devam ediyor.

Muhabir: İSMET YASİN KAPLAN