DOLAR %
EURO %
ALTIN 484,66-0,14%
BITCOIN 3785130,01%
Isparta
24°

AÇIK

04:37

İMSAK'A KALAN SÜRE

Özge KAPI

Özge KAPI

23 Ekim 2018 Salı

Huzurevinde Feci Ölüm! Bipolar Hastası Kadın 5. Kattan Aşağı Düştü

Huzurevinde Feci Ölüm! Bipolar Hastası Kadın 5. Kattan Aşağı Düştü
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Artık herbirimiz de muhakkak psikolojik çöküntüler mevcut. Gerek yaşam standartları gerekse aile içi olaylardan dolayı artık 5 yaşındaki bir çocuğun bile psikolojik sorunları var. Günümüzün hastalığı olan bipolar hastalığı aslında çok tehlikeli bir hastalık. Öyleki haberimizde yer alan kadın bipolar hastası ve sebebi bilnmedyen bir nedenle 5. kattan aşağı düştü.

Etiler’de bipolar bozukluğu olduğu öğrenilen bir kadın, 5. kattaki dairesinin balkonundan aşağıya düşerek feci şekilde hayatını kaybetti. Olay sonrası kadının cesedini gören huzurevi sakinleri, arkadaşlarının ardından gözyaşı döktüler.

BİPOLAR HASTALIĞI NEDİR?

İki uçlu bozukluk (bipolar bozukluk, eski adıyla manik-depresif hastalık) iki ayrı hastalık dönemleriyle karakterize bir ruhsal bozukluktur. Bu hastalık dönemlerinden bir tanesinde taşkınlık (mani), diğerinde ise çökkünlük (depresyon) bulunmaktadır. Birbirlerine zıt gibi görünen bu iki hastalık dönemi yatışma ve alevlenmelerle seyreder. Hastalık dönemleri dışında ise hasta hemen tamamen normale döner. Bazı hastalarda ise günlük yaşamı kısmen etkileyen kalıntı belirtiler görülmekle birlikte, hastalar düzelir.

BİPOLAR HASTALIĞIN BELİRTİLERİ NELERDİR?

• Az uyuma veya uyumama isteği

• Etrafı rahatsız edecek davranışlarda bulunmak

• Çok sayıda düşüncenin zihinde uçuşması

• Aşırı konuşkanlık

• Kolayca heyecanlanmak veya huzursuz hissetmek

• Pervasızca para harcamak

• Kilonuzda ve iştahınızda aşırı düzeyde değişiklik bulunmaktadır.

Devamını Oku

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan İttifak Konusunda Beklenen Açıklama Geldi

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan İttifak Konusunda Beklenen Açıklama Geldi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Partiler arasında çıkan bazı anlaşmazlıklar sonucunda MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ‘nin  “Artık ittifak niyetimiz kalmadı” sözlerinin ardından MHP il AKP arasındaki ittifaklık bitiyor mu soruları gündeme geldi .Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan partisinin grup toplantısında açıklamalar yaptı. Erdoğan toplantıda şunları söyledi:

“Türkiye 15 Temmuz ile birlikte pek çok konuda olduğu gibi siyasi işbirliklerine girildi. Bu işbirliğinin çok katkısı olmuştur. Çok verimli bir ittifak örneği sergiledik. Parti yönetimleri olarak milletimizin sesine kulak verdik. Yeni yönetim sisteminin inşası gibi temel konularda ittifak içinde olmak her konuda aynı çizgiyi takip etmesini gerektirmiyor. AK Parti ve MHP ayrı partilerdir. Farklı düşündüğümüz konularda herbirimiz kendi yolumuzu takip ederiz. MHP ile af, and, emeklilik konusunda farklı düşündüğümüz görülüyor. Biz bu farkları yapıcı bir dille ifade etmeye çalıştık. Politikalarımızı sonuna kadar savunuruz ama kimseye saygısızlık etmeyi aklımızdan geçirmeyiz. Bizim siyaset tarzımızda da böyle bir uslüp yoktur. Af meselesi gündeme geldiğinde arkadaşlarıma talimat verdim. Böyle bir düzenlemenin milletin vicdanını rahatsız edeceğini gösterdi. Teklife sıcak bakmadığımızı anlatmaya çalıştık. Temel ilke devlet kendisine karşı işlenen suçları af yetkisine sahip olabilir ama kişiye karşı işlenen suçları af yetkisine sahip değildir.

Bir defa şunu çok iyi anlamamız gerekiyor. Eğer adalet mülkün esasıysa o zaman biz bu mülkü ayakta tutmak için adil savranmaya mecburuz. Kalkıpta uyuşturuc baronlarıyla torbacılık yapanları bir araya getirmek ayrı ayrı değerlendirmek bunu anlamak mümkün değil. Biz baronlarla da torbacılarla da içenlerle de mücadele ediyoruz. Hiçbir dönemde uyuşturucuyla mücadelede bizim iktidarımız döneminde olduğu kadar yoğun bir mücadele verilmemiştir. Şu anda 50 binin üzerinde uyuşturucu mahkumu var. Allah aşkına bunlara kader mahkumu diyebilir miyiz? Efendim neymiş aldatılmış. Ne demek aldatılmış. Bu çocuk mu? Bunlara mı kader mahkumu diyeceğiz. Katillere mi kader mahkumu diyeceğiz. Hırsızlık, bunları yapanlara mı diyeceğiz. Cezaevinden çıkarıyorsunuz daha fazla hırsızlık yapmaya devam ediyor. Biz  devlete karşı işlenmiş suçlarda ne yapılması gerekiyorsa yaparız. Biz devlet olarak bir katili affettiğimiz zaman maktulün ailesini bunu nasıl anlatacağız? Aynı şekilde emeklilikte yaşa takılanlar diye ifade edilen meselede ülkemizin kaldıramayacağı bir yükün fotoğrafı çıktı. Bunun kararını Meclis verecektir. Bizim kimseyi ne kurum ne de isim olarak hedef almamız söz konusun değildir. Sosyal medyadaki açıklamaların yanlış anlamadan kaynaklandığını düşünüyor ve üzülüyorum.

Andımız konusunda Türkiye’yi haketmediği bir tartışmaya sürükleyen bu karar bazı hastalıkların hala yaşadığını gösteriyor. Bize göre milletimizin en büyük ve en etkili andı İstiklal Marşımızdır. İstiklal Marşımız dışında bir ant tanımıyoruz, tanımayacağız.”ifadelerinde bulundu.

 

 

 

Devamını Oku

Cemal Kaşıkçı Cineyeti İle İlgili Cumhurbaşkanı Erdoğan Parti Grup Toplantısında Konuştu

Cemal Kaşıkçı Cineyeti İle İlgili Cumhurbaşkanı Erdoğan Parti Grup Toplantısında Konuştu
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Arap Vatandaşı gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın ölümünüm kesinleşmesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan Parti grup konuşmasında bu konuyu ele aldı. Erdoğan konuşmasında öne çıkan sözler şunlardır:

“Suudi Arabistan’ın Başkonsolosluğu’nda öldürüldüğü kesinleşen Cemal Kaşıkçı cinayetiyle ilgili kapsamlı bir değerlendirme yapmak istiyorum.  Cemal Kaşıkçı ilk olarak 28 Eylül Cuma günü konsolosluğa gidiyor. Bu ziyaretin cinayeti planlayan ekibe haber verildiği anlaşılıyor. Bir planlama ve yol haritası burada çalışmaya başlıyor. KOnsolosluk görevlilerinden bazılarının ülkelerine gitmeleri hazırlık çalışmalarının orada yapıldığına işaret ediyor. 1 Ekim’de 16.30’da 3 kişilik bir ekip İstanbul’a geliyor. Başkonsolosluktan başka bir ekip de Belgrad Ormanı ve Yalova’da keşif çalışması yapıyor. Üçüncü ekip de İstanbul’a tarifeli ekip geliyor. Aralarında generallerin olduğu diğer kip özel uçakla İstanbul’a geliyor. Toplam 15 kişişik ekip Başkonsoloslukta buluşuyor. Konsolosluk kamerasındaki hard disk sökülüyor.

Kaşıkçı konsolosluğa girdikten sonra bir daha kendisinden haber alınamıyor. Nişanlısı yetkili makamlarımıza başvuru yapıyor. Emniyet müdürlüğü tahkikat başlatıyor. Kameranın incelenmesi sonucunda Kaşıkçı’nın konsolosluktan çıkmadığı tespit ediliyor. Diplomatik dokunulmazlığı olduğu için ilk etapta fiili bir işlem yapılamıyor. Emniyet ve istihbarat inceleme yaparken İstanbul Başsavcılığı da soruşturma açıyor. İlginç bilgilere ulaşılıyor. Cinayetin arifesinden başlayarak 15 Suudi istihbarat, güvenlik ve adli tıpçının ülkemize geldiği görülüyor. Kıayfeti gözlüğü sakalıyla Cemal Kaşıkçı’ya benzetilmeye çalışan kişinin de akşam Riyad’a hareket ettiği görülüyor. Suudi Arabistan Kaşıkçı’nın öldürüldüğü iddialarını reddediyor. Başkonsolos 6 Ekim’de Reuters muhabirini içeriyle davet ederek dolapları açarak lakayık bir havada kendini savunmaya çalışıyor.

Suudi Arabistan’dan ülkemize 11 Ekim’de gelen heyet çeşitli temaslar gerçekleştirdi. Suudi yetkililer olay gündemde tutulunca binanın aranmasına izin vereceklerini açıkladık. Bu olay İstanbul’da cereyan ediyor, biz sorumluluk makamındayız. Bunu sorgulamak hakkımızdır. Sisi bulutu yavaş yavaş ortadan kalkmaya başladıkça diğer ülkeler de harekete geçtiler. Biz de sessiz kalmayacağımızı ifade ettik. Suudi Arabistan Kralı ile yaptığımız ilk görüşmede meseleyi anlattım. Bu görüşmede olayı araştırmak üzere kendisinin daha önce gönderdiği heyetle yaptığım görüşmeyi ve ortak çalışma grubu oluşturma konusundaki kararımızı ifade ettik ve mutabık kaldık. Kralın talimatı üzerine binaya giren ekipler incelemeler yaptı. Başkonsolos böyle bir şeye müsaade etmediği gibi gelen heyete ben bu başkonsolosun yetersizliği ile alakalı şeyler söyledim. Bunu neticesinde konuşmamızdan bir gün sonra görevinden alındı, ülkesine döndü. 18 Ekim’de bir kez daha başkonsolosluk binasında inceleme yapıldı. Yani 17 gün sonra Suudi Arabistan yönetimi Kaşıkçı’nın binada öldürüldüğünü kabul etti. Kaşıkçı’nın arbede sırasında öldüğü söylendi.

Aynı gün Kral ile bir görüşme daha gerçekleştirdik. Olaya karıştığı belirtilen 18 kişinin tutuklandığını ifade etti. Ülkemize verilen listedeki isimlerin, olaya karışan isimlerle aynı oldukları tespit edildi. Bu gelişmeler cinayetin kabul edilmesi bakımından önemlidir. Bu cinayet Suudi Arabistan toprağı sayılan konsolosluk binasında işlenmiş olabilir ama burası Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisindedir. Viyana Sözleşmesi böyle bir cinayetin diplomatik dokunulmazlık zırhıyla korunmasına izin vermez. Şu ana kadar ortaya çıkan deliller Kaşıkçı’nın vahşi bir cinayete kurban gittiğini gösteriyor. Gizli kalması  insalık vicdanını yaralayacaktır. Suudi Arabistan yönetimi cinayeti kabul ederek önemli bir adım atmıştır.

Bundan sonra tüm sorumluları açık bir şekilde ortaya çıkararak hukuk önünde cezaya çarptırmalarını bekliyoruz. Cinayetin anlık değil planlı olduğuna yönelik emareler var. Bu 15 kişi cinayet günü neden İstanbul’da toplanmıştır. Bu kişiler kimden emir alarak oraya gelmiştir, başkonsolosluk binası neden hemen değil de neden günler sonra incelemeye açılmıştır, cinayet ortadayken onca tutarsız açıklama neden yapılmıştır, ceset neden hala ortada yok, cesedin yerli işbirlikçiye verildiği ifadesi doğruysa bu yerli işbirlikçi kimdir? Sıradan bir kişi bahsetmiyor bundan. Bu yerki işbirlikçiyi açıklamaya mecbursun. Kimse sorular cevaplanmadan meselenin kapatılacağını aklından geçirmesin. Güvenlik birimlerinin elindeki bilgiler hadisenin planlı olduğuna işaret ediyor. Böyle bir meseleyi, birkaç güvenlik ve istihbarat elemanının üzerine yıkmak kamuoyunu tatmin etmez. Kral Selman’ın samimiyetinden şüphe duymuyorum. Türkiye olarak meselenin sonuna kadar takipçisi olacağız. Bugün buradan bir çağrı yapıyorum; çağrım Kral ve üst yönetime… Olayın cereyan ettiği yer İstanbul’dur. 18 tutuklunun yargılanmasının İstanbul’da yapılmasını teklif ediyorum.”ifadelerinde bulundu.

Devamını Oku

200 Bin TL Hibe Destek için 56 Kişilik Ekip Seçildi

200 Bin TL Hibe Destek için 56 Kişilik Ekip Seçildi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

 

TÜBİTAK’ın belirlediği resmi 1512 BİGG desteği uygulayıcı kuruluşlardan biri olan Süleyman Demirel Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi (SDÜ TTO), 200 Bin TL hibeli BIGGWind adıyla yürüttüğü programında eğitim faaliyetlerine başladı. Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı İl Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen akademisyen, sanayici, KOBİ ve girişimcileri buluşturup, Türkiye’nin Ar-Ge tabanlı kalkınmasına destek sağlamayı amaçlayan Kamu Üniversite Sanayi İşbirliği Planlama ve Koordinasyon Kurulu’nun (KÜSİ) 2018 yılı 2. Dönem Toplantısı yapıldı. 100’e aşkın başvuru arasından seçilen 56 kişilik ekip, Ön Kuluçka Merkezinde yer alma fırsatı elde ederken bu süreçte başarılı bir girişimin kurulması sırasında ihtiyaç duyulabilecek girişimcilik, muhasebe, finans, iş geliştirme, iş planı yazma, müşteri ve pazar analizleri gibi alanlarda verilen eğitimlere katıldı.

Aynı zamanda SDÜ TTO ve Göller Bölgesi Teknokenti mentorluk havuzunda yer alan ITSO, KOSGEB ve BAKA kuruluşların üst düzey yetkilileri, başarılı iş adamları, akademisyen ve girişimcilik uzmanları tarafından iş geliştirme, teknik, ticari ve akademik boyutlarda mentorluk ve danışmanlık hizmetleri de verilecek. Aralık ayında II. aşamaya uygun görülen girişimci adayları belirlenerek TÜBİTAK’a bildirilecek. TÜBİTAK panelleri Ocak-Mart ayında planlanmış, 1 Haziran’da da destek almaya hak kazanan ekipler faaliyetlerine başlayacak.

Devamını Oku

Gündemimizin Başrolü “Sosyal Medya” SDÜ’de Ele Alındı

Gündemimizin Başrolü “Sosyal Medya” SDÜ’de Ele Alındı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Sosyal medya radyo programı, haber bloğu ile Ülkemizde sosyal medya alanında ilklere imza atan Uluslararası Sosyal Medya Derneği Başkanı Said Ercan, İletişim Fakültesi tarafından düzenlenen “Dijital İletişim Konferansları” kapsamında öğrencilerle buluştu. Prof. Dr. M. Lütfü Çakmakçı Kültür Merkezi’nde gerçekleşen söyleşide Said Ercan, sosyal medyanın gelişimini paylaşarak bugün vazgeçilmez bir unsur haline geldiğini söyledi.

2008 yılında oluşmaya başlayan sosyal medyanın bugün tüm dünyanın gerçeği haline geldiğini belirten Ercan, iletişimi çok seven, sürekli öğrenmeye istekli birisi olarak sosyal medyanın hayatını değiştirdiğini ifade etti. Günümüzde sosyal medyanın çok büyük bir sektör haline geldiğini vurgulayan Ercan, bugün ve gelecekte dijitali iyi kullananların çok kazanacağını belirtti ve “İleride seçeceğiniz mesleği mutlaka dijitalle birleştirin.” diye öğrencilere tavsiyede bulundu.

Anlamsal web denilen dijitalin asistanımız haline dönüştüğü WEB 3.0 çağında olduğumuzu dile getiren Ercan, konuşmasının devamında Türkiye’nin dijitali kullanma oranı hakkında bilgi verdi. Ercan, siyasi liderlerin de sosyal medyayı etkin bir şekilde kullandığını vurgulayarak siyasilerin seçim öncesi sosyal medyadan yürüttükleri kampanyalardan bahsetti.

Dünyanın gündeminde olan bir diğer konu “yapay zeka” ya da değinen ve dijital dönüşümün artık hayatımızın merkezinde olduğunu söyleyen Ercan, “Siz de özgürlüğünüzü sosyal medyada kullanabilirsiniz. İhtiyaç nedir? bunu çok iyi bilmek gerekiyor. Mesela Isparta’da fenomen olmak istiyorsanız Isparta’nın ihtiyacı nedir? çok iyi bilmeniz gerekiyor” dedi. Söyleşinin sonunda Kahoot yarışması yapıldı. Kazanan beş kişiye İstanbul’da çeşitli ajanslarda staj imkanı sağlandı.

Devamını Oku