Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, kasım ayı belediye meclis toplantısında kentin turizm potansiyeli ve gül ürünlerinin katma değerinin artırılmasına yönelik açıklamalarda bulundu.

Isparta’nın en önemli değerlerinden birinin gül olduğunu vurgulayan Başdeğirmen, gülün ham madde olarak satılması yerine yarı mamul ve mamul ürünlere dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti.

Isparta’nın ekonomik ve manevi değerleri arasında gülün önemli bir yere sahip olduğunu belirten Başkan Başdeğirmen, gül ürünlerinin işlenerek daha yüksek katma değerle pazarlanması gerektiğini söyledi.

Gülün mevcut durumda çoğunlukla ham madde olarak satıldığına dikkati çeken Başdeğirmen, “Isparta’mızın en önemli değerlerinden bir tanesi maddi, ikinci planda manevi değer olarak gülümüz var. Bu gülü gülyağı olarak değil de en azından yarı mamul olarak satabilmemiz lazım. Ama biz bunu ham madde olarak satıyoruz. Yarı mamul ve mamule gelebilmemiz lazım. Bununla alakalı arkadaşlarımız çok çalışmalar yaptılar. Gülbirlik bu konuda çok ivme kazandırdı. Bunun gelişmesi lazım. Sadece Gülbirlik değil, diğer birimlerin ve kurumların da bunu geliştirmesi lazım” dedi.

‘MİSPARTA, ISPARTA’NIN ÇEKİCİ GÜCÜ OLDU’

Misparta projesiyle Isparta’nın gül kokusunun ve turizm değerlerinin daha geniş kitlelere tanıtıldığını kaydeden Başdeğirmen, kentin özellikle Antalya’dan gelen turistler açısından önemli bir destinasyon haline geldiğini söyledi.

Antalya’ya her yıl milyonlarca turist geldiğini hatırlatan Başdeğirmen, Isparta’nın bu turistlerden daha fazla pay alabilmesi için yıllardır çalışma yürüttüklerini belirtti.

Başdeğirmen, “Isparta Belediyesi olarak biz aslında yapılabilecek en güzel şeyi Misparta ile yaptık. Gülün ne olduğunu, gül kokusunun ne olduğunu dünyaya daha farklı bir şekilde tanıtmaya çalıştık. Turizmle beraber, tarihle beraber hiç görmediğimiz kadar dışarıdan misafir aldık buraya. Her zaman derdik, Antalya’ya her yıl 12-13 milyon turist geliyor. Antalya bize bir saat mesafede. Bunun içerisinden 1 milyon turist veya 500 bin kişi Isparta’ya gelemez mi? Yıllarca bunu konuştuk. Ama bir kiliseyi açtık, bir koku müzesi yaptık. Söylediğimiz gerçekleşti” diye konuştu.

ANTALYA’DAN ISPARTA’YA TURİST AKINI

Isparta, Misparta ve Sagalassos güzergahında oluşturulan turizm rotasının ilgi gördüğünü belirten Başdeğirmen, Antalya’dan Isparta’ya düzenlenen turist seferlerinin zamanla arttığını dile getirdi.

Başdeğirmen, “Şu anda öyle bir rota hazırlandı ki; Isparta, Misparta, Sagalassos. Önceleri pazartesi günleri Antalya’dan Rus turistlerle bir otobüs seferi başlamıştı. Arkasından pazartesi ve perşembe oldu. Ondan sonra pazartesi, salı, çarşamba, perşembe, cuma oldu. Şimdi ikişer ikişer otobüsler geliyor. Isparta’ya sadece çekici gücü Misparta oldu. Onun karşılığını çok aldık” ifadelerini kullandı.

AYA YORGİ KİLİSESİ DE TURİZME KAZANDIRILACAK

Misparta projesinin ardından Aya Yorgi Kilisesi’nde yürütülen çalışmaların da tamamlanmak üzere olduğunu açıklayan Başdeğirmen, tarihi yapının turizmde yeni bir çekim merkezi olacağını söyledi.

Aya Yorgi Kilisesi’nin Misparta’dan daha büyük olduğunu ve iç mekanının daha etkileyici olduğunu belirten Başdeğirmen, burada Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (ISUBÜ) ile endemik bitkiler üzerine bilimsel araştırmalar yapılacağını kaydetti.

İki tarihi yapının birbirine bağlanarak yeni bir turizm rotası oluşturulacağını ifade eden Başdeğirmen, “Şimdi bunun yanında tekrar ikinci bir kilisemiz var biliyorsunuz; Aya Yorgi Kilisesi. O kiliseyi de bitirmek üzereyiz. Orası buradan biraz daha büyük ve içerisi daha etkileyici. Orada da ISUBÜ ile beraber endemik bitkiler bilimsel araştırmalarını yapacağız. Şimdi ikisini birbirine bağladığımız zaman Misparta ile Aya Yorgi’yi birbirine bağlantılı güzel bir isim koyarak bağlayacağız ve bu işin etki alanını artıracağız. Dışarıdan gelen insanların bu konudaki sevgi ve isteklerini artırmak zorundayız” dedi.

Muhabir: RUKİYE SENEM OK