ISPARTA (KFK Ajans) - Isparta'nın Keçiborlu ilçesine bağlı İncesu köyünde yaşayan 71 yaşındaki Alim Akdağ, günlerini küçükbaş hayvanlarını otlatarak geçirirken, boş zamanlarını ise çocukluğundan bu yana sürdürdüğü resim tutkusuna ve şiire ayırıyor. Dağlarda hayvanlarını otlatırken onları ıslıkla yönlendiren Akdağ, zamanla ıslıklarını türkü melodilerine dönüştürerek kendine özgü bir müzik dili oluşturdu. Şiirlerini de bir kitapta toplayan Akdağ, köy yaşamını, insan ilişkilerini ve değerleri eserlerine taşıyor.

Çobanlıktan Sanata Uzanan Hayat 71 Yaşındaki Çobanın Sanat Hikâyesi

İncesu köyünde yıllardır çobanlık yapan Alim Akdağ, yaşına rağmen birbirinden farklı yetenekleriyle dikkat çekiyor. Günün büyük bölümünü küçükbaş hayvanlarıyla birlikte dağlarda geçiren Akdağ, kendisini doğayla baş başa bırakan bu uzun saatleri üretmek için değerlendiriyor. Çocukluk yıllarından itibaren resme ilgi duyan Akdağ, hayvanlarını otlattığı sırada boş kaldığı zamanlarda karakalem çalışmalar yapıyor. Akdağ'ın çizimleri, köy yaşamından ve doğadan izler taşıyor.

Çobanlıktan Sanata Uzanan Hayat 71 Yaşındaki Çobanın Sanat Hikâyesi

Hayvanlarıyla kurduğu iletişim de Akdağ'ın yaşamındaki dikkat çekici ayrıntılardan biri. Küçükbaş hayvanlarını çağırmak veya yönlendirmek için kullandığı ıslıkları zamanla farklı melodilere dönüştüren Akdağ, ıslıkla adeta türkü söylüyor. Kendi geliştirdiği yöntemle farklı türkülerin melodilerini ıslıkla çıkarabildiğini belirten Akdağ, dağda geçirdiği uzun saatlerin kendisine bu konuda ilham verdiğini söylüyor.

Çobanlıktan Sanata Uzanan Hayat 71 Yaşındaki Çobanın Sanat Hikâyesi

Islıkla türkü söyleme yeteneğini anlatan Alim Akdağ, bunun zaman içerisinde geliştiğini belirterek, 'Ben de koyuna devamlı ıslık çekeyim mi? Arada mesela melodisini buldum. Her tür ıslıkla çevirebiliyorum yani aynı kaval gibi. Bu yetenek bir şey yani böyle. Türkü söylüyoruz ya, türkü söylenirken o bir şey oluyor. Ona göre uyduruyorum. Mesela sen bir türkü söyle, ben ona göre ıslık çekebilirim. Boş zamanında uzun zaman var mesela dağda, uzun zaman var. Ona göre söylüyorsun. Öyle oluyor yani' dedi.

Çobanlıktan Sanata Uzanan Hayat 71 Yaşındaki Çobanın Sanat Hikâyesi

Hayvanlarını otlatırken doğanın sessizliği içerisinde ıslıklarıyla melodiler oluşturan Akdağ, çobanlıkla sanatın iç içe geçtiği kendine özgü bir yaşam sürdürüyor.

Çobanlıktan Sanata Uzanan Hayat 71 Yaşındaki Çobanın Sanat Hikâyesi

'Hiç Olmazsa Bir Kitabım Olsun Dedim'

Alim Akdağ'ın yetenekleri resim ve ıslıkla sınırlı kalmıyor. Yıllar içerisinde şiirler de yazan Akdağ, çoğu zaman eline geçen kağıt parçalarına duygularını ve düşüncelerini aktardığını ifade ediyor. Yazdığı şiirleri zaman içerisinde bir kitapta toplamaya karar veren Akdağ, bu kararında çocuklarının da kendisini desteklediğini söyledi.

Çobanlıktan Sanata Uzanan Hayat 71 Yaşındaki Çobanın Sanat Hikâyesi

Şiir yazma serüvenini anlatan Akdağ, 'Öyle içimden gelerekten, yolda mesela bir kağıt buluyordum. Ona yazarken yazarken şiirler meydana geldi. 'Ulan' dedim, bu kadar şiir yazdık, hiç olmazsa bir kitabım olsun dedim. Çoluk çocuk da dedi, 'Ya yaz baba. Bir kitabın olsun. Sen vefat ettikten sonra hiç olmazsa dedemizin bir eseri olur' diyerekten onu öyle yazdım' diye konuştu.

Çobanlıktan Sanata Uzanan Hayat 71 Yaşındaki Çobanın Sanat Hikâyesi

Akdağ'ın şiirlerinde ise yalnızca kişisel duygular değil, doğup büyüdüğü köyün yaşamı, aile, adalet, insan ilişkileri ve toplumsal değerler de yer alıyor.

Çobanlıktan Sanata Uzanan Hayat 71 Yaşındaki Çobanın Sanat Hikâyesi

'Köyümüzün Kaderini Paylaşıyorum'

Yaptığı çalışmalar nedeniyle çevresinden farklı tepkiler aldığını da anlatan Akdağ, özellikle öğretmenlerin çalışmalarını beğendiğini, bazı çoban arkadaşlarının ise yaptığı işlerin değerini anlamadığını söyledi.

Çobanlıktan Sanata Uzanan Hayat 71 Yaşındaki Çobanın Sanat Hikâyesi

Akdağ, 'Çok iyi beğeniyor beni. Öğretmenler iyi beğeniyor, çoban arkadaşlarım hiç beğenmiyor. 'Lan ne edeceksin bunu?' diyorlar. Aslında ben memleketin, köyümüzün kaderini paylaşıyorum. Bunun bilincinde değiller. 'Ya ne olacak ondan?' Ya burada köyün değerlerini anlatıyorum ben. Ananın, babanın, köyün değerini, adaletin değerini anlatıyorum burada. Okumadan fetva veriyorlar. O da beni kızdırıyor yani' ifadelerini kullandı.

Çobanlıktan Sanata Uzanan Hayat 71 Yaşındaki Çobanın Sanat Hikâyesi

71 yaşındaki Alim Akdağ, bir yandan geçimini sağlamak için çobanlık yaparken, diğer yandan da doğanın içerisinde karakalem çizimler yapıyor, şiirler yazıyor ve ıslıklarıyla türkülere hayat veriyor. Akdağ'ın yaşamı, köy hayatının içerisinde kaybolmadan sürdürülen sanatın ve üretmenin yaşla sınırlı olmadığını ortaya koyuyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ