Enerji piyasasında tüketici tercihlerini ve elektrik faturalarının oluşumunu doğrudan etkileyecek kapsamlı bir değişiklik yürürlüğe giriyor.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) Resmi Gazete’de yayımlanan son kararıyla, “serbest tüketici” olarak adlandırılan ve elektrik tedarikçisini seçme hakkına sahip aboneler için belirlenen alt sınır düşürüldü.

Daha önce yıllık 750 kWh olan bu limit, yeni düzenlemeyle birlikte 500 kWh seviyesine çekildi. Resmî açıklamalarda bu adım, rekabeti artırmaya yönelik bir “piyasa serbestleşmesi” hamlesi olarak tanımlansa da, uzmanlar özellikle konut aboneleri açısından maliyet baskısının artabileceği görüşünde.

500 kWh’ı Aşan Herkes Tedarikçi Seçebilecek

Dünya Gazetesi’nin aktardığı bilgilere göre, EPDK’nın 18 Aralık tarihli toplantısında alınan karar doğrultusunda, yıllık elektrik tüketimi 500 kWh ve üzeri olan tüm aboneler serbest tüketici statüsüne geçebilecek. Böylece daha düşük tüketim yapan kullanıcıların da farklı şirketlerin sunduğu tarifelerden yararlanabilmesinin önü açılmış olacak.

Ancak sektör temsilcileri, bu teorik avantajın pratikte faturaları düşürüp düşürmeyeceğinin belirsiz olduğunu vurguluyor. Rekabetin her zaman tüketici lehine sonuç vermeyebileceği, özellikle bilgi eksikliği yaşayan abonelerin dezavantajlı duruma düşebileceği ifade ediliyor.

Asıl Dönüm Noktası: Yıllık 4 Bin kWh Sınırı

Enerji uzmanlarına göre asıl kritik düzenleme, 2026 yılı itibarıyla devreye girmesi planlanan yıllık 4 bin kWh tüketim eşiği. Bu sınır, konut aboneleri için elektrik faturalarının kaderini belirleyecek temel unsur olarak görülüyor.

Yeni sisteme göre:

  • Devlet Desteği Kalkıyor: Yıllık tüketimi 4 bin kWh’ı aşan konut aboneleri, sübvansiyonlu tarifeden çıkarılacak.

  • Son Kaynak Tedarik Tarifesi: Bu aboneler, elektriği piyasa koşullarına göre belirlenen Son Kaynak Tedarik Tarifesi üzerinden satın alacak.

  • Faturalarda Sert Artış Riski: Uzman tahminleri, bu eşiğin aşılması halinde elektrik faturalarının %50 ila %80 arasında artabileceğine işaret ediyor. Bu nedenle düzenleme, kamuoyunda “örtülü zam” olarak nitelendiriliyor.

TÜİK Verileri: Enerji Yoksulluğu Derinleşiyor

Elektrik piyasasındaki bu dönüşüm, TÜİK’in yayımladığı yoksulluk verileriyle birlikte değerlendirildiğinde, meselenin yalnızca ekonomik değil aynı zamanda ciddi bir sosyal boyutu olduğu görülüyor. Veriler, enerjiye erişimin giderek temel bir refah göstergesine dönüştüğünü ortaya koyuyor.

Gelir gruplarına göre konutunu yeterince ısıtamadığını belirtenlerin oranları dikkat çekici:

  • Düşük gelir grubu (medyan gelirin %60 altı): %43,2

  • Orta gelir grubu: %20,7

  • Yüksek gelir grubu: %5,6

Özellikle asgari ücretle geçinen, kiracı olan ve borç yükü bulunan haneler için ısınma ve aydınlatma gibi temel ihtiyaçların karşılanması giderek zorlaşıyor. Bu durum, enerji yoksulluğunun günlük yaşamda somut şekilde hissedildiğini gösteriyor.

Kaynak: Haber Merkezi