DOLAR %
EURO %
ALTIN 484,66-0,14%
BITCOIN 3785130,01%
Isparta
24°

AÇIK

04:37

İMSAK'A KALAN SÜRE

Erkan Kayıkçıoğlu, Kanser Haftası Açıklaması

Erkan Kayıkçıoğlu, Kanser Haftası Açıklaması

ABONE OL
7 Nisan 2022 18:29
Erkan Kayıkçıoğlu, Kanser Haftası Açıklaması
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Erkan Kayıkçıoğlu, Kanser Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, erken tanı kanser hastasının genel sağlığını ve hayat kalitesini belirlemede en önemli faktör olduğuna dikkat çekti.

Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Erkan Kayıkçıoğlu, şunları dile getirdi; “Kanser hücrelerin sınırsız çoğalma ve dağılma yeteneği kazanması sonucu oluşur. Bulunduğu yerdeki organı belirli bir boyuta ulaştığında işlevsiz hale getirir. Kanser riskini arttıran en önemli faktör sigaradır. Çevresel faktörler, genetik yatkınlık ve ailede kanser hastası varlığı riski arttırmaktadır. Kilo, kırmızı, işlenmiş gıda tüketimi, sigara, alkol, hareketsiz yaşam tarzı riski genel olarak arttırırken, fiziksel aktivite, tam tahıl ve lifli gıdalar, süt ürünleri riski azaltmaktadır.

Erken tanı kanser hastasının genel sağlığını ve hayat kalitesini belirlemede en önemli faktördür. Kanser tedavisinde kemoterapilere ek olarak akıllı ilaç olarak da adlandırılan moleküler tedaviler ve immunoterapiler birçok kanser türünde sıklıkla kullanılmaktadır, ancak kanserde en iyi genel sağlık sonuçlarını erken tanı ile sağlayabilmekteyiz. Kanser taramaları her tür kanserde söz konusu değildir; ancak meme kanseri, rahim ağzı (serviks) , mide, kolon (kalın bağırsak), akciğer ve prostat kanserinde önerilmektedir.

KETEM merkezlerinde serviks (rahim ağzı) ve meme kanseri taramaları etkili bir şekilde yapılmaktadır. Sekiz kadından biri hayatı boyunca meme kanseri tanısı almaktadır. 40 yaşından sonra KETEM’de hastalarda yılda ya da 2 yılda bir kez meme ultrasonu ve mamografi ile tarama önerilmektedir. Hastalarımızın bir kısmı memede ve koltuk altında ele gelen kitleyi fark etmelerine rağmen doktora başvurmayı ihmal etmektedir. Maalesef bu gecikme hastalığın vücutta dağılması (metastaz) ile sonuçlanmaktadır. Kalın bağırsak (kolon) kanseri en sık görülen 3. Kanserdir, kansere bağlı en sık 3. Ölüm nedenidir. Türkiye’ de 2020 yılında 21.000 kolon kanseri hastası tanı almış, 11.000 hasta hayatını kaybetmiştir. Kolon kanseri tarama yaşı ise 50’ dir. Elli yaşından sonra tüm sağlıklı bireylerin kolonoskopi yaptırması hastalığın çok erken evrede yakalanmasını sağlamaktadır. Mide kanseri taraması yine 50 yaşından sonra 5 yılda bir kez mideye kamera ile bakılması (endoskopi) ile yapılmaktadır. Kansızlık (demir eksikliği anemisi ) teşhisi alan tüm erkek hastaların mide ve bağırsağına kamera ile bakılması gerekmektedir. Kansızlık midede ya da kolondaki bir kanser öncüsü lezyonun kanamasına bağlı gelişmiş olabilir. Kansızlığın tedavisinde demir ilacı kullanıp tarama yaptırmamak mevcut kanserin ilerlemesi ve geç tanıya neden olabilir. Menopoz öncesi kadınlarda ise kansızlığın en sık nedeni mens kanamasıdır, bu nedenle kansızlık tespit edilen her kadına tarama yapılması gerekmez ancak kadın hasta menopozda ise tarama yapılması gerekir.

Rahim ağzı kanseri taraması serviksten yayma ve HPV adlı virüsün taranması ile yapılmaktadır. HPV virüsü tespit edildiğinde hasta jinekoloji polikliniğine yönlendirilmekte ve takibe alınmaktadır. Rahim ağzı kanserinin %90’ı HPV adlı virüsten kaynaklanmaktadır. Maalesef HPV aşısı henüz aşılama programına dahil edilmemiştir. Ancak ücretli satın alınarak ergenler 2-3 doz aşılanabilir. HPV aşısı ile serviks kanserinin büyük kısmının ortadan kaldırılabileceği tahmin edilmektedir. Otuz yıl ve daha fazla yılda bir paket sigara tüketmiş hastalara 55 yaşından sonra akciğer tomografisi akciğer kanseri taraması olarak yılda bir kez önerilmektedir. Erken tanı akciğer kanserinde cerrahiyi mümkün kılmaktadır. Her iki akciğer arasındaki lenf nodlarına ya da farklı bir organa sıçradığında ameliyat fayda göstermemektedir. Prostat kanseri taraması kesin olarak önerilmemektedir. Ancak riskli erkeklerde 50 yaşından sonra 2 yılda bir kez PSA ölçümü ile tarama yapılabilir.

Yeni gelişen ilaç ve yöntemlerle umudumuz kanseri ölümcül olmaktan çıkarıp tansiyon ya da şeker hastalığı gibi kronik hastalığa dönüştürmektir. Bu hedef sağlanana kadar bize düşen değiştirebileceğimiz risk faktörlerinden uzak durmak ve tarama programlarına mutlaka uymaktır.”

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.