İstanbul'un fethinin üzerinden henüz üç yıl geçmişken, Osmanlı Devleti'nin Balkanlar'daki en büyük çıban başlarından biri Eflak bölgesi oldu. Tarihler 1456 yılını gösterdiğinde, rakiplerini vahşi yöntemlerle ortadan kaldıran III. Vlad (Vlad Dracula), bilinen adıyla Kazıklı Voyvoda, Eflak tahtına oturdu. Vlad’ın bu yükselişi, sadece Osmanlı için değil, tüm insanlık tarihi için eşi benzeri görülmemiş bir vahşet döneminin başlangıcı olacaktı.

Sarayda Büyüyen İki Kardeş: Sadakat ve İhanet

III. Vlad ve kardeşi Radu, babalarının Osmanlı'ya sadakat yemini olarak Sultan İkinci Murat’a teslim ettiği iki şehzadeydi. Her an idam edilme korkusuyla büyüyen bu iki kardeşten Vlad, içinde her zaman Osmanlı'ya karşı büyük bir kin ve Eflak tahtını ele geçirme hırsı besledi. Kardeşi Radu ise Osmanlı kültürünü benimseyerek gelecekte Fatih Sultan Mehmet’in en yakın komutanlarından biri oldu. Vlad, Osmanlı desteğiyle tahta çıktıktan kısa süre sonra macarlarla ittifak yaparak Fatih'e meydan okudu.

Osmanlı Elçilerine Katliam ve Hamza Bey'in Esareti

Fatih Sultan Mehmet, eski dostu Vlad'ı vergilerini ödemesi konusunda uyarmak amacıyla elçiler gönderdi. Ancak gözü dönen voyvoda, elçilerin başlarını keserek Osmanlı törelerine göre geri dönülemez bir savaş suçu işledi. Fatih, çocukluk arkadaşına son bir şans vermek adına, kendilerini yetiştiren ve eşi Gülbahar Hatun'un babası olan Hamza Bey'i elçi olarak yolladı. Ancak Vlad, Hamza Bey'i ve beraberindeki onlarca Osmanlı askerini tuzağa düşürerek esir aldı, ardından hepsini feci şekilde katletti. Bu hamle, Osmanlı için artık resmen bir savaş ilanıydı.

Cehennem Yolu: Yakılan Ekinler ve Domuz Leşli Kuyular

Fatih Sultan Mehmet, Hamza Bey’in intikamını almak ve Avrupa fetihlerinin önündeki bu engeli kaldırmak için devasa bir orduyla Eflak’ın başkenti Targovişte’ye doğru sefere çıktı. Osmanlı ordusunun gücünü bilen Kazıklı Voyvoda, doğrudan savaşmak yerine yıpratma taktiği uyguladı. Geçtiği yollardaki tüm ekinleri yakarak Osmanlı askerlerini açlıkla baş başa bıraktı; yolları çamurlaştırarak dev fatih toplarının taşınmasını zorlaştırdı. En acımasız hamlesi ise su kuyularını domuz ve hayvan neşleriyle doldurarak su kaynaklarını zehirlemesi oldu.

Tarihin İlk Biyolojik Saldırısı: 'Kara Ölüm' Kampta

17 Haziran 1462 gecesi, Targovişte yakınlarında dünya askeri tarihinin en sıra dışı ve korkunç olaylarından biri yaşandı. Vlad, o dönem Avrupa'yı kasıp kavuran "Kara Ölüm" yani veba hastalığına yakalanmış ve acıdan akli dengesini kaybetmiş insanları bir silah olarak kullandı. Bu vebalı hastalara yeniçeri kıyafetleri giydirerek Osmanlı kampının içine saldıı.

Ellerinde kılıç ya da kalkan olmayan, adeta birer "zombiyi" andıran bu hastalar, kampın içine sızarak vebaya yol açan mikropları yaymaya çalıştı. İstirahatte olan Osmanlı ordusu, üzerlerine gelen bu canlı cenazeler karşısında neye uğradığını şaşırdı. Bu olay, tarihe "ilk biyolojik silah kullanımı" ve "gerçek zombi saldırısı" olarak geçecekti.

Yeniçeri Oyunu ve Kazıklı Voyvoda'nın Sonu

Vebalı saldırının ardından Vlad, hedefi tamamen Fatih Sultan Mehmet’i öldürmeye çevirdi. Askerlerine yeniçeri kıyafetleri giydirerek Fatih’in çadırına ikinci bir gece baskını düzenledi. Ancak Fatih, voyvodanın akıl oyunlarını önceden sezmişti. En seçkin yeniçeri birliklerini ormana gizleyen genç padişah, Vlad’ın ordusunu kıskaca alarak büyük bir bozguna uğrattı. Canını zor kurtaran Kazıklı Voyvoda, kaçarak Macaristan’a sığındı.

Osmanlı ordusu Targovişte’ye girdiğinde ise kan donduran bir manzara ile karşılaştı: Kilometrelerce uzanan kazıkların üzerinde, başta Hamza Bey olmak üzere binlerce Osmanlı askerinin çürümüş cesedi sergileniyordu. Manzarayı gören birçok asker şok geçirerek rahatsızlandı.

Yıllarca sürgün ve hapis hayatı yaşayan III. Vlad, yeniden Eflak’a dönüp voyvodalığını ilan etse de Fatih’in emriyle Osmanlı akıncıları tarafından kıskıvrak yakalandı. Kafası kesilen "Drakula"nın kellesi, elçilerin ve Hamza Bey’in intikamının alındığını tüm dünyaya göstermek adına bir kazığa geçirildi ve aylarca İstanbul sokaklarında sergilendi.

Detaylar videoda...

Muhabir: İSMET YASİN KAPLAN