Şehit Göksel Koç Ortaokulu’nda öğrenci tuvaletlerine kamera yerleştirildiği iddiasının KFK Ajans tarafından gündeme getirilmesinin ardından kamuoyunda geniş yankı uyandıran tartışmalar yaşandı. Olay üzerine Isparta İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından başlatılan idari ve hukuki soruşturma kapsamında okul müdürü Ömer Keş görevden uzaklaştırıldı.

Bu gelişmenin ardından Okul Aile Birliği yönetimi, sınıf temsilcileri ve veliler, Isparta Valisi Abdullah Erin’i ziyaret ederek okul müdürünün görevine iade edilmesini talep etti. Görüşme sonrası basın mensuplarına açıklama yapan Okul Aile Birliği Başkanı Kemal Çalışkan, yapılan çalışmaların kamuoyuna yanlış yansıtıldığını belirterek, “Okulumuzda gerçekleştirilen hizmetlerin bu şekilde değerlendirilmesi bizleri derinden üzmüştür” dedi.


Çalışkan, kameraların velilerin talebi doğrultusunda alındığını ve yerleştirildiğini vurgulayarak, “Benim kendi çocuğum da o okulda okuyor. Böyle bir olumsuzluk olsa ilk karşı çıkacak kişi ben olurdum. Bu uygulama akran zorbalığını ve olası vahim olayları önlemek amacıyla, tamamen iyi niyetle yapılmıştır. Ancak bir öğrencinin yakını tarafından olayın abartılarak basına taşınması, hem okul hem de resmi kurumlar adına üzücü olmuştur. Resmi bir kurumun ve 30 yılı aşkın deneyime sahip bir eğitimcinin kamuoyu önünde bu şekilde yıpratılması vahimdir. Okul müdürümüzün görevine iade edilmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı. Çalışkan ayrıca, “560 veliyi buraya biz çağırmadık. Sadece sınıf temsilcilerimizle geldik. Valimizle görüştük, kendisi desteklerini ifade etti” dedi.


Okul velilerinden Sultan Akkoyun ise iki ay önce çocuğunu akran zorbalığı nedeniyle başka bir okuldan Şehit Göksel Koç Ortaokulu’na naklettirdiğini belirtti. Akkoyun, “Önceki okulumuzda oğlum ciddi şekilde darp edildi, gözünden ağır yaralandı ve halen davamız sürüyor. Bu olayların büyük kısmı lavabolarda yaşanıyor. Ben de çocuğumun güvenliği için, ortak kullanım alanlarında kamera bulunan bir okulu tercih ettim. Bu durum ne benim ne de çocuğum için bir mahremiyet ihlaliydi. Aksine, güven verici bir uygulamaydı. Bu konu manşet yapılacak bir mesele değildi. Bence bütün okullar bu önlemleri almalı. Günümüzde çocuklar ne yazık ki çok acımasız olabiliyor ve en çok annelerin canı yanıyor” şeklinde konuştu.


Bir diğer veli Gülşah Ergüç ise bir kız çocuğu annesi olarak mahremiyet konusuna özellikle dikkat çekerek, “Kızımın mahremiyetine en çok saygı göstermesi gereken kişi benim. Mahrem alan, kişiye özel alanlardır; tuvalet kabinlerinin içidir. Ortak kullanım alanları mahrem alan olarak değerlendirilmemelidir. Belki hukuki açıdan bir hata yapılmış olabilir ancak bu kötü niyetli bir uygulama değildir. Kameralar, okul aile birliğinin ve velilerin talebiyle yerleştirilmiştir” dedi.


Ergüç, yaşanan sürecin iyi niyetli uygulamaların cezalandırılmasına dönüştüğünü belirterek, “Bu tür yaklaşımlar insanları iyilik yapmaktan korkar hâle getiriyor. Kötü niyetli şikâyetler yüzünden faydalı uygulamaların da yapılmaz hâle gelmesi son derece üzücü” ifadelerini kullandı.

Muhabir: HİLAL YİĞİT