ISPARTA (KFK Ajans) - ABD'de 86 binden fazla yetişkin üzerinde yürütülen 11 yıllık araştırma, gündüz uykusuna ilişkin dikkat çeken bulgular ortaya koydu. Araştırmaya göre uzun süren, düzensiz ve günün belirli saatlerinde yapılan şekerlemeler, erken ölüm riskiyle ilişkili olabilir. Ancak uzmanlar, bu sonucun doğrudan neden-sonuç ilişkisi anlamına gelmediğinin altını çiziyor.
Boston'daki Massachusetts Genel Hastanesi araştırmacıları tarafından gerçekleştirilen çalışmada, yaş ortalaması 63 olan 86 binden fazla yetişkinin uyku düzeni bir hafta boyunca akıllı saat benzeri bilekliklerle takip edildi. Katılımcılar daha sonra yaklaşık 11 yıl boyunca gözlemlendi.
Araştırma sürecinde 5 bin 189 kişinin hayatını kaybettiği kaydedilirken, analizler sonucunda erken ölüm riskiyle bağlantılı olabilecek üç önemli gündüz uyku alışkanlığı belirlendi.
Buna göre;
- Gündüz uzun süre uyumak,
- Şekerleme sürelerinin her gün farklılık göstermesi,
- Şekerlemelerin ağırlıklı olarak öğle ve öğleden sonraki erken saatlerde yapılması,
erken ölüm riskiyle ilişkilendirildi.
Araştırmada yaş, cinsiyet, vücut kitle indeksi, sigara ve alkol kullanımı ile gece uyku süresi gibi birçok etken de değerlendirmeye alındı. Bu faktörler dikkate alındığında dahi söz konusu uyku alışkanlıklarına sahip kişilerin daha yüksek risk grubunda olduğu görüldü.
Araştırmayı yürüten Dr. Chenlu Gao, uzun ve düzensiz gündüz uykularının altta yatan bazı sağlık sorunlarının belirtisi olabileceğini ya da vücudun biyolojik saatini olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.
Bununla birlikte araştırmacılar, elde edilen verilerin yalnızca bir ilişkiyi ortaya koyduğunu, gündüz uykusunun doğrudan erken ölüme neden olduğunun kanıtlanmadığını vurguladı.
Öte yandan İngiltere Ulusal Sağlık Sistemi (NHS) ile Amerikan Uyku Tıbbı Akademisi, gündüz uykusunun 10 ila 30 dakika arasında tutulmasını ve saat 15.00'ten önce yapılmasını öneriyor. Uzmanlar, bu sürenin gece uykusunu olumsuz etkilemeden enerji kazanmaya yardımcı olabileceğini belirtirken, konuyla ilgili daha kapsamlı bilimsel çalışmalara ihtiyaç duyulduğunu ifade ediyor.





