ÖZEL HABER MUHABİR İSMET YASİN KAPLAN/ Isparta'nın Eğirdir ilçesinde yaşayan Mustafa ve Süheyla Uludağ çifti, yaşadıkları büyük acının ardından hayatlarını özel gereksinimli çocuklara adadı. Doğuştan engelli olan iki kız çocuklarını farklı zamanlarda kaybeden çift, yıllar sonra koruyucu aile olarak yeniden anne-baba olmanın mutluluğunu yaşadı. Gözleri görmeyen, yatağa bağımlı ve yüzde 100 engelli olarak devlet korumasında bulunan Recep'i 2 yaşındayken ailelerine katan Uludağ çifti, 12 yıldır sevgi ve şefkatle büyüttükleri çocuklarına kendi evlatlarından ayırt etmeden bakıyor.
Acının yerini umuda bıraktığı evde, konuşamayan ve göremeyen Recep ile ailesi arasında kelimelerden çok sevgi konuşuyor. Süheyla Uludağ, Recep'in bakışlarıyla ne istediğini anlayabildiğini söylerken, Mustafa Uludağ ise koruyucu aile olduktan sonra hayatlarının değiştiğini ve yaşadıkları manevi huzurun tarif edilemez olduğunu dile getirdi. Uludağ ailesinin hikayesi, koruyucu aile hizmetinin bir çocuğun hayatına nasıl umut olabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi.
'ONU BAKIŞLARINDAN ANLIYORUM'
KFK Ajans mikrofonlarına konuşan Süheyla Uludağ, iki engelli kız çocuğunu kaybettikten sonra koruyucu aile olmaya karar verdiklerini anlattı. İlk olarak Umut Emre isimli çocuğa koruyucu aile olduklarını belirten Uludağ, daha sonra devlet korumasındaki Recep'i duyduğunu söyledi.
Recep'i ilk gördüğü andan itibaren onu bırakmayı hiç düşünmediğini ifade eden koruyucu anne Süheyla Uludağ, 'Ben iki çocuğum oldu, ikisini de kaybettim. İkisi de engelliydi. Çocuklarımı kaybettikten 5 yıl sonra koruyucu aile hizmetini duydum ve Sosyal Hizmetler'e giderek Umut Emre'yi aldım. İki yıl sonra da gözleri görmeyen, ağır engelli Recep'in olduğunu öğrendim. Gidip onu da aldım. Şu anda Recep ile 12 yıldır birlikteyiz. Recep konuşamıyor, gözleri görmüyor ama ben onun hislerini anlayabiliyorum. O da beni anlıyor. Ben onu sevdiğim zaman bana gülümsüyor, tepki veriyor. Kucağıma gelmek istediğini bakışlarından anlayabiliyorum. Recep benim bundan sonraki dünyam. Benim her şeyim. Onun yokluğunu düşünemiyorum' dedi.
Koruyucu aile olmanın tarif edilemez bir mutluluk olduğunu söyleyen Uludağ, 'Bu bakıma muhtaç çocuklara daha fazla insanın kapısını açmasını isterim. Bu çocukların da sevgiye, ilgiye ihtiyacı var. Koruyucu aile olmak çok güzel bir şey. Böyle çocuklara kapınızı açtığınız zaman evinize bereket geliyor, huzur geliyor. İnsan hayatına çok farklı güzellikler katıyor' diye konuştu.
'ÖZ EVLADIMIZDAN HİÇBİR FARKI YOK'
Recep'i ailelerine katma sürecini anlatan Mustafa Uludağ ise başlangıçta yaşları nedeniyle tereddüt yaşadığını ancak eşinin kararlılığı sayesinde bu yola çıktıklarını söyledi.
Uludağ, 'Bizim kendi engelli çocuğumuz da ağır engelliydi. Onu kaybettikten sonra psikolojik olarak çok zor günler yaşadık. Daha önce de koruyucu aile olmuştuk. Recep'i duyunca eşim çok istedi. Ben yaşımız ilerlediği için yapabilir miyiz diye düşündüm ama o 'Ben yaparım' deyince arkasında durdum. Koruyucu aile olduktan sonra bize psikolojik olarak çok iyi geldi. Manevi olarak büyük huzur bulduk. Biz bunu hiçbir zaman maddi beklentiyle yapmadık. Allah da yardım etti. İşlerimiz hep yolunda gitti. Sanki Recep öz evladımız gibi oldu. Çok mutluyuz' dedi.
ISPARTA'DA 126 ÇOCUK KORUYUCU AİLE YANINDA BÜYÜYOR
Isparta Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Selim Köse de Uludağ ailesinin örnek bir koruyucu aile olduğunu belirterek, 'Koruyucu aile hizmetimizin bir çocuğun hayatında nasıl umut ve güvene dönüştüğünün en güzel örneklerinden birine tanıklık ediyoruz. Uludağ ailesi yıllardır çocuklarımıza büyük bir sevgi ve fedakarlıkla aile oluyor. Özellikle özel gereksinimli evlatlarımıza gösterdikleri özveri ve şefkat her türlü takdirin üzerindedir. Evladımıza 2 yaşından bu yana anne ve baba sevgisini hissettiren Mustafa Bey ve Süheyla Hanım'a hem Bakanlığımız hem de şahsım adına teşekkür ediyorum' diye konuştu.
Isparta'da koruyucu aile hizmetinin her geçen yıl güçlendiğini belirten Köse, 'Bugün Isparta'da 113 koruyucu aile yanında 126 çocuğumuz bulunuyor. Bu çocuklarımızın 21'i özel gereksinimli. Koruyucu aile hizmeti sayesinde çocuklarımız sevgi dolu bir aile ortamında büyüme imkanı buluyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü sosyal devlet anlayışı ve Sayın Bakanımız Mahinur Özdemir Göktaş'ın öncülüğünde çocuklarımızın aile ortamında büyümesini temel öncelik olarak görüyoruz. Koruyucu aile modelini yaygınlaştırmak ve daha fazla çocuğumuzu sıcak yuvalarla buluşturmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Tüm vatandaşlarımızı koruyucu aile hizmet modelini tanımaya ve bir çocuğun hayatına umut olmaya davet ediyorum' dedi.