1919 yılında yaşanan gelişmeler, kentin işgale karşı örgütlü direnişini gözler önüne serdi.
Mondros Mütarekesi sonrasında İtalya’nın Güney ve İç Batı Anadolu’da etkisini artırmasıyla birlikte Burdur ve çevresi işgal edildi. Bu gelişmeler Isparta’da büyük bir endişe yaratırken, şehir halkı kısa sürede harekete geçti. Dönemin ileri gelen din adamları ve aydınlarının öncülüğünde, işgale karşı yerel direniş teşkilatları kurulmaya başlandı.
Demiralay Teşkilatı Kuruldu
1919 yılında Hafız İbrahim Efendi öncülüğünde “Demiralay” adı verilen yerel bir savunma örgütü oluşturuldu. Bu teşkilat, Isparta ve çevre ilçelerde halkı bilinçlendirmeyi, gençleri savunma amaçlı örgütlemeyi ve olası bir işgale karşı hazırlık yapmayı hedefledi. Kent merkezinde ve ilçelerde düzenlenen protesto gösterileri, işgale karşı toplumsal bir birliktelik oluşturdu.
İşgal Girişimleri Geri Püskürtüldü
Isparta’da yükselen tepkiler ve halkın kararlı duruşu, İtalyan kuvvetlerinin bölge üzerindeki planlarını değiştirmesine neden oldu. Tarihi kayıtlara göre, artan protestolar ve yerel direniş hazırlıkları sonrası İtalyan birlikleri Isparta’ya fiili bir işgal gerçekleştiremedi ve daha çok kıyı bölgelerine yöneldi.
Tarihe Geçen Bir Direniş
Uzmanlara göre Isparta’nın Milli Mücadele yıllarında sergilediği bu tavır, Anadolu’daki yerel direniş hareketlerinin önemli örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. Kent, cephe gerisinde verdiği destek ve örgütlü duruşuyla Kurtuluş Savaşı’na katkı sağlayan şehirler arasında yer aldı.
Bugün Isparta’da bu dönem, akademik çalışmalar ve yerel tarih araştırmalarıyla yaşatılmaya devam ediyor. Milli Mücadele yıllarındaki bu direniş, kentin bağımsızlık ruhunun simgelerinden biri olarak hafızalardaki yerini koruyor.





