Kazı Başkanı Prof. Dr. Bilge Hürmüzlü Kortholt, atölyede demir üretiminin yapıldığı ocağın yanı sıra demirin şekillendirildiği örs, odun kömürü deposu ve demir soğutma havuzunun tespit edildiğini belirterek, "Anadolu'da çok az sayıda iyi korunmuş örnek var. Bu nedenle çok önemli" dedi. İl Kültür ve Turizm Müdürü Vural Oğuzlar ise kazı çalışmalarının yoğun şekilde sürdüğünü ve önemli bulgulara ulaşıldığını söyledi.

Seleukeia Sidera Antik Kenti'nde kazı çalışmalarına 2017 ve 2018 yıllarında Isparta Müzesi ile birlikte başlandı. 2019 yılından itibaren Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı statüsüne alınan antik kentteki çalışmalar, Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) adına, Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle 12 aylık kazı statüsünde sürdürülüyor.
Antik kent, 2024 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığının "Geleceğe Miras" projesine de dahil edildi. 2019 yılından bu yana yoğun şekilde devam eden kazılarda, işçiler dışında yaklaşık 47 kişilik uzman ve öğrenci ekibi görev yapıyor.

Isparta İl Kültür ve Turizm Müdürü Vural Oğuzlar, antik kentte devam eden kazı çalışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Isparta'da 3 Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı çalışması bulunduğunu belirten Oğuzlar, bunlardan birinin Seleukeia Sidera olduğunu söyledi. Oğuzlar, Vali Abdullah Erin'in desteğiyle bu yıl daha fazla personelle çalışmaların hızlandırıldığını belirterek, "Bulunduğumuz bölge mevcut ticaretin döndüğü bölümdeki dükkanlar yapılıyor. Ve burası Eski Isparta ve Eski Isparta'nın da ekonomik alandaki ana bölgesi. Şu anda bulgulara ulaşıldı. İlerleyen zamanlarda Sayın Kazı Başkanımızın bilgilendirmesiyle genel bilgilendirme yapılacak. Ama çalışmalar çok hızlı gitmekte ve istediğimiz bulgulara çok hızlı bir şekilde ulaşmaktayız" dedi.

'1500 Yıl Önceki Demirci Atölyesini Bulduk'
SDÜ Arkeoloji Bölümü Başkanı ve Seleukeia Sidera Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Bilge Hürmüzlü Kortholt ise antik kentteki demircilik faaliyetlerine ilişkin önemli bulgular elde ettiklerini söyledi. Yüzey araştırmalarında kilogramlarca demirci cürufu ve demir üretim artığı bulduklarını belirten Kortholt, jeofizik çalışmalarla tespit edilen alanda milattan sonra 5'inci yüzyıla ait demirci atölyesine ulaştıklarını ifade etti.

Atölyede demir üretiminin yanı sıra farklı üretim faaliyetlerinin de yapıldığını belirten Kortholt, "Kentin yüzey araştırmalarında kilolarca demirci cüruflarını, yani demir üretimi artıklarını bulmuştuk. Daha sonra jeofizik çalışmalarıyla tespit ettiğimiz bu atölyede milattan sonra 5'inci yüzyıla ait, yani bundan 1500 yıldan daha önceye ait bir demirci atölyesini ve onunla beraber başka müştemilatlarını, yan tarafındaki dükkanları, kemik işliklerini bulmuş olduk" dedi.

Atölyenin ortasında demirin kızdırıldığı bir ocak bulunduğunu anlatan Kortholt, demircinin kızdırdığı demir parçalarını hemen yanındaki örste döverek şekillendirdiğini, soğuttuktan sonra yeniden işlem yaptığını belirtti. Atölyenin köşesinde odun kömürü deposu bulunduğunu da aktaran Kortholt, "Aslında bütün bir demirci atölyesinde olması gereken bütün mimari taksimatı ve mekansal düzeni biz burada tespit etmiş olduk. Bunlardan Anadolu'da çok az sayıda iyi korunmuş örnek var. Bu nedenle bu çok önemli" diye konuştu.
Demircilik Faaliyetlerine İlişkin Buluntulara Ulaşıldı
Kazı çalışmalarında demircinin soğutma işlemini gerçekleştirdiği bir havuzun yanı sıra kalın demir parçaları, yarı mamul at nalları, çiviler ve bıçaklar bulunduğunu belirten Kortholt, elde edilen buluntuların Isparta Müzesi'ne teslim edildiğini söyledi. Demirci atölyesinin, antik kentin geniş bir alana yayılan sanayi mahallesinin içerisinde yer aldığını belirten Kortholt, atölyenin hemen önünden caddenin geçtiğini ve bölgede su künklerinin de bulunduğunu ifade etti.

“Seleukeia Sidera Eski Isparta'ydı Diyebiliriz”
Seleukeia Sidera'nın yalnızca 330 hektarlık kent merkezinden ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Kortholt, kentin Çünür'e kadar uzanan, Sav'ı ve Harmanören'i içine alan, belirli dönemlerde Gönen'e yaklaşan geniş bir teritoryuma sahip olduğunu söyledi.
Kentte iki göl ve Akçay Nehri'nin bulunmasının tarım, hayvancılık ve sanayinin gelişmesine katkı sağladığını belirten Kortholt, "Bulgularımız şunu gösteriyor: Seleukeia Sidera aslında sadece kendisi 330 hektarlık bir kent olmanın dışında, geniş bir teritoryuma sahip. Bu teritoryum içerisinde iki gölün olması, Akçay Nehri'nin olması nedeniyle de güçlü bir tarım, hayvancılık ve sanayi mahalleleriyle ekonomisi güçlü bir kent. Yani aslında Seleukeia Sidera 'Eski Isparta'ydı' diyebiliriz. Sanayisiyle de, sanayi mahalleleriyle de güçlü bir kentti" ifadelerini kullandı.
Demir madeni ve demircilik faaliyetlerinin antik dönemden Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine kadar büyük önem taşıdığı belirtilirken, dönemin silahlarının yanı sıra sanayide kullanılan birçok alet ve edevatın demirden üretildiği biliniyor. Antik dönemde son derece kıymetli bir maden olan demirin, Seleukeia Sidera'nın ekonomik ve sosyal hayatında da önemli bir yere sahip olduğu değerlendiriliyor.








