MUHABİR\RUKİYE SENEM OK- Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (ISUBÜ) Ziraat Fakültesi bünyesinde faaliyet gösteren Doku Kültürü Üretim Laboratuvarı, bilimsel projelere ev sahipliği yaparken ileri teknoloji yöntemlerle bitkisel üretimde verimliliği artırıyor.
Eğitim, Araştırma ve Uygulama Çiftliği bünyesindeki laboratuvarda lisans ve lisansüstü öğrencilerin tez çalışmaları ile TÜBİTAK projeleri yürütülüyor. Mevcut durumda TÜBİTAK 2209 kapsamında 6 projenin aktif olarak devam ettiği tesiste, yeni proje başvuruları için hazırlıklar sürerken, TÜBİTAK 1001 ve 1002 programları ile üniversite-sanayi iş birliği çerçevesinde de çalışmalar gerçekleştiriliyor.
Laboratuvarın yaklaşık 5 yıl önce kurulduğunu belirten ISUBÜ Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Polat, bugüne kadar çok sayıda tür üzerinde Ar-Ge çalışması yürüttüklerini ifade ederek, “Şimdiye kadar 20 civarında, belki de daha fazla tür üzerinde bir çalışma yaptık. İlk çalışmalarımızı biz aronyada yaptık.
Aronyanın çoğalma prosesiyle ilgili reçete çıkarttık. Bunu makaleler şeklinde yayınladık, bu konuda tez tamamladık. Daha sonra özellikle akzambakla ilgili çalıştık ve diğer birçok soğanlı süs bitkisi; işte lale, sümbül, nergis gibi türlerde çalışmaya devam ettik. Piyasanın talebi doğrultusunda salep ve safran bitkilerinin Ar-Ge'sine başladık. Bu Ar-Ge çalışmaları devam ediyor. Bunun dışında bazı meyve anaçları üzerinde çalışıyoruz.” dedi.
Ziraat mühendisi adaylarının uygulamalı eğitimle sektöre hazırlandığını vurgulayan Polat, “Biz uygulamalı bir bilim yapıyoruz. Derslerde öğrendiğimiz bilgileri eğer pratikte, uygulamada öğrencilerimizi mezun edersek; tabii ki bunlar hatırda kalmıyorlar, daha kolay unutulabiliyorlar.
Ama biz öğrencilerimize burada öğrettiğimiz bilgileri her aşamasını uygulatarak daha kalıcı olmasını sağlıyoruz. Artı burada, şurada görüyorsunuz; hem lisans öğrencilerimiz var hem lisansüstü öğrencilerimiz var. Bu öğrencilerimiz laboratuvarda doku kültürüne ait bütün aşamaları tam öğreniyorlar ve birçoğu bizim referansımızla mezun olduktan sonra özel sektörde iş bulabiliyorlar. Bu şekilde faydaları oluyor tabii ki öğrencilerimize.” şeklinde konuştu.
Üretilen bitkilerle ekonomiye katkı sağlamayı hedeflediklerini belirten Polat, “Burada yaptığımız Ar-Ge faaliyetlerinden elde ettiğimiz sonuçları biz bilimsel dergilerde yayınlıyoruz; ülkemize bu açıdan bir katkımız oluyor. İkincisi, bu makaleleri okuyan insanlar burada bizim geliştirdiğimiz reçeteleri kullanıp bitkileri çoğaltabiliyorlar.
Akzambak bitkisi çoğaltıyoruz; bu da üniversite-özel sektör iş birliğine çok güzel bir örnek. Ar-Ge'sini yaptığımız bitkinin özel sektör tarafından talep edilmiş olması ve büyük miktarlarda çoğaltılması örneğine pek rastlanır bir olay değil; bu açıdan kendimizi şanslı hissediyoruz.” ifadelerini kullandı.
ISUBÜ Bahçe Bitkileri Bölümü Dr. Öğr. Üyesi İlknur Eskimez ise doğada sınırlı bulunan akzambak bitkisinin doku kültürü yöntemiyle çoğaltıldığını belirterek, “Doku kültürü; yapay besin ortamları içerisinde, kavanozlar içerisinde biz bitki yetiştiriyoruz. Her türde gerekli mi? Her türde gerekli değil. Özellikle ekonomik olarak çoğaltılması zor olan türlerde ya da nesli tehlike altında olan türlerde biz bu yöntemi tercih ediyoruz.
Akzambak hem kesme çiçek olarak kullanılan, yani hem süs bitkileri özelliği olan hem de tıbbi anlamda kıymetli olan bir türümüz. Ülkemizde özellikle kurak ve yarı kurak alanlarda yetiştiriliyor; Antalya, işte Muğla, Aydın, İzmir çevresinde doğal yayılış alanları bulunmaktadır.” dedi.
Laboratuvarın üretim kapasitesine de değinen Eskimez, “Bitkinin kültüre almadan itibaren çoğaltıp köklendirip adaptasyonunun tamamlanması yaklaşık 6 ay kadar sürüyor. Şu anda bizim laboratuvarımız 600 bin adet bitkiyi yıllık çoğaltma kapasitesine sahip. Yani aynı anda bu kadar bitkiyi çıkartabilir. Uşak'ta 'Itırlı Lale' olarak bilinen bir şakayık türümüz var.
Şu anda da iki üniversite arasında bir protokol imzalandı; o kapsamda da yine şakayık bitkisini biz burada doku kültürüyle çoğaltma işlemini yapacağız. Şu anda ön hazırlıklarımız tamamlanmak üzere. Tekrardan mayıs ayı içerisinde Uşak'tan yine bitkimizi alıp daha sonrasında çoğaltmaya başlayacağız. Özellikle bu bitkiyi İl Özel İdaresi çok destekliyor. Aynı zamanda şu an mevcutta TÜBİTAK üzerine de proje yazma süreçlerimiz devam ediyor.” şeklinde konuştu.
Doku kültürü yöntemi, geleneksel tarıma göre mevsimsel ve iklimsel bağımlılığı ortadan kaldırırken yıl boyunca kesintisiz üretim imkânı sunuyor. Bu teknoloji, bitkilerin dış ortama adaptasyon süreçlerini hızlandırarak hem zaman hem de maliyet açısından önemli avantaj sağlıyor.