Isparta

Isparta’da efsanelerden doğan “Su Gözü” Geleneğini Biliyor Muydunuz?

Isparta’nın Yalvaç ilçesine bağlı Bağkonak köyünde asırlardır anlatılan "Su Gözü" efsanesi, günümüzde hem köklü bir geleneğe hem de her yıl düzenlenen bir festivale kapı aralıyor.

Abone Ol

Isparta’nın Yalvaç ilçesine bağlı Bağkonak köyünde asırlardır anlatılan "Su Gözü" efsanesi, günümüzde hem köklü bir geleneğe hem de her yıl düzenlenen bir festivale kapı aralıyor. Geçmişte yaşanan kuraklık ve ardından gelen gizemli olayların ardından başlayan adak ve dilek geleneği, köy halkı tarafından nesilden nesile aktarılarak yaşatılıyor.

Köyün sosyo-kültürel hayatında önemli bir yer tutan ve her yıl yaz döneminde düzenlenen "Su Gözü Festivali", bu efsanenin izlerini günümüze taşırken, gurbetteki köylüleri de bir araya getiren kültürel bir köprü vazifesi görüyor.

KURAKLIKTAN DOĞAN GİZEM: "KIRMIZI AKAN SU"

Bağkonak köyünde kulaktan kulağa aktarılan efsaneye göre; geçmişte köylülerin tüm su ihtiyacını karşıladığı akarsuyun suyu aniden kesilir. Büyük bir çaresizlik yaşayan köy halkı, suyun kaynağını (su gözünü) korumak ve suyun yeniden gelişini anında haber almak üzere elinde silahı olan bir vatandaşı kaynağın başında nöbetçi olarak görevlendirir.

Bir süre sonra beklenen su yeniden gelmeye başlar ancak suyun renginin kırmızı olması köylüler arasında büyük bir şaşkınlık ve gizem yaratır. Suyun kırmızı akmasını "kaynağın kan istediği" şeklinde yorumlayan köy halkı, burada kurban keserek adakta bulunur. Kurban ritüelinin ardından suyun normal rengine dönmesiyle birlikte, suyun çıktığı bu mevkii kutsal kabul edilmeye başlanır.

ÇAPITLARDAN FESTİVALE UZANAN ASIRLIK GELENEK

Bu olayın ardından köy halkı, "Su Gözü" olarak adlandırılan bölgede dilek tutup çapıt (kumaş parçası) bağlamaya, dualar edip adaklar adamaya başlar. Zamanla bir köy geleneği haline gelen bu ritüel, günümüzde daha geniş kapsamlı bir organizasyona dönüştü.

Bugün Bağkonak köyünde her yıl yaz aylarında "Su Gözü Festivali" düzenleniyor. Festival kapsamında bir araya gelen yerel halk ve dışarıdan gelen misafirler, asırlık efsanenin yaşandığı alanda adaklar adayıp dilekler diliyor.

Kültür araştırmacıları, doğa olaylarının efsanelerle birleşerek toplumsal bir ritüele dönüşmesinin Anadolu kültürünün en zengin kodlarından biri olduğunu, Bağkonak'taki bu geleneğin de bölgenin somut olmayan kültürel mirasını korumada büyük önem taşıdığını belirtiyor.