MUHABİR/ SENEM OK - Talaş kokusunun eksik olmadığı mütevazı atölyesinde sabırla şekillenen her parça, ustasının emeğini ve yılların birikimini yansıtırken, geleneksel el sanatlarının yaşatılması adına da önemli bir örnek oluşturuyor. Evli ve bir çocuk babası olan Ruhi Kurt, kendi tasarladığı atölyesinde ahşaptan sehpa, mumluk, şekerlik ve çeşitli dekoratif ürünler üreterek hem üretmeye hem de mesleğini yaşatmaya devam ediyor.

Sanatına ilişkin KFK Ajans ekibine açıklamalarda bulunan Ruhi Kurt, bu işe yaklaşık 30 yıl önce hobi olarak başladığını belirterek “Benim esas mesleğim inşaat ustasıydım. İnşaatın kabasını yapıyordum. Kendi isteklerimiz doğrultusunda keser sapı talep doğrultusunda yavaş yavaş keser sapı yapmaya başladım. Arz talebe göre adım adım böyle zamanla bardak oldu, sehpayla bu şekilde yavaş yavaş adım adım ilerledim. Bu şekle kadar gelebildim. Antalya, Isparta bölgelere gönderiyorum. Buradaki nalburu arkadaş yardımcı oluyorum, veriyorum. Toptan, perakende ustalarım arıyorlar, onların arz talebine göre adet olarak gönderiyorum” dedi.
Kasabada ve bölgede çoğunlukla çıra odunundan ürettiği bardaklarla tanındığını ifade eden Kurt, vatandaşlardan olumlu geri dönüşler aldığını belirterek “Ben de insanlara faydalı olan diye bir nebze de faydam olsun diye böyle usul usul çıra bardağı işine de başladım. Baktım ki arz talep çok olunca ben de dedim ki bu işe biraz daha yoğunluk verelim, insanlara daha çok şifa faydası olsun diye bu işe yöneldim. Öksürük, astım, nefes darlığı, hele şekere çok iyi geliyor. Teşekkürlerini de alıyorum. İnşallah şifa olur arkadaşlarımıza” şeklinde konuştu.

Mesleğini kendisinden sonra oğlu ile sürdürmek istediğini dile getiren Kurt, “İnşallah elimi ona vereceğim. Dedim ki oğlum babasından daha iyi yapıyor oğlu derlerse öldükten sonra gurur duyarız seninle dedim. Ona da devam etmesini istiyorum” ifadelerini kullandı.

Ahşap oyma sanatının geleceğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Kurt, “Bu meslek yavaş yavaş ölüyor. Birkaç arkadaşımız da var kasabamızda. Onlar da kendi çaplarında bir şeyler üretmeye çalışıyorlar. Geleceği zor artık. İnsanlar kolay para kazanma yönüne gidince toz yutmak istemiyor, çalışmak istemiyor. Ben yeri geliyor gece on bire on ikiye kadar siparişlerimi yetiştireyim diye mücadele veriyorum” dedi.
Yılların emeğiyle şekillenen ahşap ürünler, Sav kasabasında hem bir ustanın sabrını hem de geleneksel el sanatlarının sessiz mücadelesini yaşatmaya devam ediyor.





