Ispartalılar Bile Bilmiyor: Göller Bölgesi’nin Saklı Hazinesi 28 Mağarasıyla Keşfedilmeyi Bekliyor

Türkiye’nin en önemli göller ve doğa turizmi merkezlerinden biri olan Isparta, yer üstü zenginliklerinin yanı sıra yer altında da adeta saklı bir dünya barındırıyor. Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) tarafından yapılan kapsamlı etütlere göre il sınırları içinde her biri birer doğa harikası olan tam 28 mağara bulunuyor. Ancak bu yeraltı cennetinin varlığı, birçok Ispartalı tarafından bile yeterince bilinmiyor.

Batı Akdeniz'in karstik yapısı sayesinde binlerce yılda şekillenen bu mağaralar; sarkıt, dikit, sütun ve yeraltı dereleriyle adeta birer açık hava müzesini andırıyor.

Merkez ve İlçelere Göre Dağılım Dikkat Çekiyor

MTA Jeoloji Etütleri Dairesi Başkanlığı’nın geçmişte gerçekleştirdiği arazi çalışmalarında, il genelindeki 28 mağaranın detaylı ölçümleri yapılarak plan ve kesitleri çıkarıldı. Yapılan dağılımda liderliği 7 mağara ile Eğirdir göğüslerken, onu 4'er mağarayla Merkez, Aksu ve Sütçüler takip ediyor. Yalvaç ve Şarkikaraağaç'ta 3'er, Keçiborlu, Uluborlu ve Senirkent'te ise birer mağara yer alıyor.

Geçmişte sığınak, soğuk hava deposu, peynir olgunlaştırma alanı ve hayvan barınağı gibi farklı amaçlarla kullanılan bu mağaraların bir kısmı, günümüzde turizm potansiyelleriyle öne çıkıyor.

Dünya Çapında Rekorlar ve Öne Çıkan Mağaralar

Isparta’nın mağara envanterindeki bazı noktalar, sadece Türkiye’de değil, dünya çapında da büyük önem taşıyor:

Pınargözü Mağarası (Yenişarbademli): 16 kilometreyi bulan ölçülen uzunluğuyla Türkiye’nin en uzun mağaralarından biridir. İçindeki saniyede 778 litre debiye sahip dev kaynağı, şelaleleri ve saatteki hızı 150-160 kilometreyi bulan giriş rüzgarıyla Avrupa’nın en önemli mağaraları arasında kabul ediliyor.

Kuyukuyu Mağarası (Dedegöl Dağı): 1996 yılında keşfedilen 832 metrelik derinliği ve 1.231 metre uzunluğuyla dünyada en derin mağaralar listesinde 118. sırada, Türkiye’de ise 2. sırada yer alıyor.

Zindan Mağarası (Aksu): Romalılardan bu yana bilinen 765 metre uzunluğundaki yatay mağara; renkli ışıklandırması, içinden akan yeraltı deresi, sarkıt-dikitleri ve hemen yakınındaki Eurymedon Açık Hava Tapınağı ile turizme kazandırılan en popüler noktaların başında geliyor.

Cıv Mağarası (Aksu): Basamaklar halinde inilen -240 metrelik derinliğiyle Isparta’nın en derin mağarası olma unvanını taşıyor ve her türden damlataşla kaplı büyüleyici görüntüsüyle dikkat çekiyor.

Peynir İni (Senirkent): Yöre halkının geçmişte doğal soğuk hava deposu olarak peynir sakladığı, girişindeki dondurucu ısısıyla bilinen ilginç yapılar arasında yer alıyor.

"Turizme Kazandırılmayı Bekliyorlar"

Zindan, Sorgun, İnönü, Damlataş, Kuz ve Ayı İni gibi mağaraların yanı sıra henüz keşfedilmeyi bekleyen pek çok nokta, bölge turizminin çeşitlendirilmesi açısından büyük bir potansiyel barındırıyor. Uzmanlar, bu doğa harikalarının gerekli çevre tanzimi ve altyapı çalışmalarıyla ülke turizmine kazandırılmasının, Isparta'nın turizm rotasını tamamen değiştireceğini belirtiyor.

Şehir merkezine çok yakın mesafelerde yer almasına rağmen henüz adım atılmamış bu yeraltı labirentleri, macera ve doğa tutkunlarını keşif için bekliyor.

Muhabir: RUKİYE SENEM OK