“Kıymetli hemşehrilerim,
Tarihiyle, kültürüyle her dönemde var olan Isparta’mızın kimlik hafızası olabilecek bir veriyi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Isparta Merkez’e gelmiş, konar-göçerlik yapmış, sonradan yerleşmiş; bu bölgede varlığını bildiğimiz, daha doğrusu tespit edebildiğimiz toplam 7 konar-göçer topluluk mevcuttur.
Peşinen yanlış anlamaların önüne geçmek için özellikle belirtmek isterim: Bu topluluklar yalnızca Osmanlı Devleti döneminde 15. ve 16. yüzyılları kapsayan, yani en eski tespit edebildiğimiz Isparta Merkez kazasında hareket kaydı bulunan topluluklardır.
Yerleşmiş olan topluluklar değildir; hareket hâlinde, topluluk (cemaat) olarak kaydedilmiş sınıfın adlarıdır. Bu tarihlerde Sav, Aliköy, Geyran, Çünür, Bozanönü vb. köylerimiz hâlihazırda vardır; ancak bunlar yerleşiktir. Aşağıda bahsettiklerimiz — tekrar ediyorum — Isparta merkezine gelmiş, o dönemde yerleşik hayata geçmemiş olan aşiret topluluklarıdır.
Bunu özellikle vurguluyorum; çünkü “Çobanisa neden yok?”, “Kuleönü neden yok?”, “Kışla neden yok?” gibi sorular akla gelebilir. Evet, Çobanisa yok; çünkü Isparta Merkez kazasına değil, Eğirdir’e bağlı bir aşiretti. Zaten dönemde çok sayıda topluluk Eğirdir kazasına bağlı olarak kaydedilmiştir.
-
ve 18. yüzyıllarda aşiret hareketlenmeleri vardır; ancak bizim aşağıda ele aldığımız kayıtlar, Isparta merkezine gelen en eski, 15. ve 16. yüzyıla ait tespit edilebilen kayıtlardır.
Buna göre Isparta Merkez kazasında kaydı olan aşiretler şunlardır:
-
Uslu Yörükleri – Kaydedildiği tarih: 1478
-
Bohılu Yörükleri – Kaydedildiği tarih: 1481–1522
-
Hacılar Yörükleri – Kaydedildiği tarih: 1478–1522–1530–1568
-
Kayı Cemaati – Kaydedildiği tarih: 1478–1522–1568
-
Farsaklar – Kaydedildiği tarih: 1522
-
Çiğil Karamanlu Yörükleri – Kaydedildiği tarih: 1568
-
Döğer Cemaati – Kaydedildiği tarih: 1568
Bu topluluklardan Kayı, Bohılu, Uslu ve Döğer topluluklarının günümüzde nereye gittiği, nereye yerleştikleri hakkında kesin bilgilere sahip değiliz. (Burada geçen Kayı Cemaati ile Kayı Köyü karıştırılmamalıdır. Kayı Köyü yerleşiktir; burada bahsi geçen ise hareket hâlindeki bir aşirettir.)
Bu topluluklar 1568’den sonra kayıtlardan kaybolmakta, yine 1568’den sonra Isparta’da Kışla, Güneyce, Darıören, Kadılar ve Çukur gibi köyler oluşmaktadır. Bu sebeple, bu konar-göçer aşiretlerin yerleşik hayata geçerek bu köyleri oluşturmuş olma ihtimali yüksektir. Ancak bunu şu an ispat edemediğim için, yalnızca bir yorum ve düşünce olarak kabul edilmelidir.
Özellikle Bohılu Yörükleri’nin Davraz civarında bulunup 1530’lardan sonra bir anda kaybolması; ya bölgeyi terk ettiklerini — ki bu zor bir ihtimaldir — ya da yerleşik hayata geçtiklerini göstermektedir.
Bu nedenle Darıören, Kışla, Güneyce ve Çukur köylerinin, dönem itibarıyla aynı tarihlerde kurulmuş olması ve kayıtlarda görünmeyen bu beş aşiretin kaybolmasından sonra ortaya çıkmaları, bu köyleri oluşturmuş olabilecekleri ihtimalini kuvvetlendirmektedir.
Böcüzâde tarihinde Geyran, Kışla, Darıören ve Sav köylerinden bahsedilirken, bu dört karyenin insanları için “cüsseli, cefakâr ve gayretlidirler” ifadesi kullanılır. Darıören’in “Darıyeri”nden geldiğini söylemiş; bazı softalar ise adının “Darıviran”dan geldiğini uydurmuşlardır demektedir.
Ben de o “uyduranlara” hak vererek Darıören’in Darıviran’dan geldiğini söyleyenler sınıfındayım. Darıviran Köyü, 1780’lerde mevcut olup köyde Mahmut Baba Tekkesi de bulunmaktadır.
Kayı Cemaati
Konar-göçer olarak kaydedilmiştir. Bahsi geçen tarihlerde Isparta merkezinde Kayı Köyü de vardır. Yani buradaki Kayı Cemaati, Kayı Köyü’nden farklı, konar-göçer bir aşirettir.
Hacılar Yörükleri
Bugünkü Büyük ve Küçük Hacılar köylerinin konar-göçer hareketliliklerine dair kayıtları bulunmaktadır ve Davraz Dağı eteklerini kullanmışlardır.
Farsak (Varsak)lar
Isparta merkezinde 1522 yılında Farsaklar adıyla bir mahalle karşımıza çıkmaktadır. Isparta merkezine geldiklerini bu mahalle adıyla anlayabiliyoruz. Farsaklar, cemaat olarak Teke Yörükleri arasında kaydedilmiştir; ancak bu yalnızca bir koldur.
Farsaklar, Osmanlı ile Karamanoğulları mücadelelerinde Karamanoğulları tarafında en etkin ve savaşçı topluluktur. Sultan Alaeddin, Karamanoğulları’nın kurucusu Karaman Bey’in babası olan Sofi Nure’yi Emir-i Ahur olarak atar ve Varsak vilayetinde ikamet ettirir. Yani Varsak, Selçuklu döneminde bir vilayettir. Silifke Kalesi’ni Sofi Nure alınca, idaresini Sultan Alaeddin Karaman Bey’e verir. (Şikârî)
Varsakların içinde Bayındır, Salur, Ulaş, İğdir, Eymür, Peçenek, Gülnar, Bozdoğan gibi boy ve aşiretler bulunmakta olup konfederatif bir yapı sergilerler.
Çiğil Karamanlu Yörükleri
Bir grubu Isparta merkez kazasında, bir grubu Eğirdir’de, üç grubu ise Hamid Sancağı dâhilinde — kaza adı verilmeden — 1568 yılında kaydedilmiştir.
Çiğil adını taşıyan Anadolu’daki yerler şunlardır:
(Devam eden Çiğil yerleşimleri listesi orijinal hâliyle korunmuştur.)
…
Isparta–Eğirdir’in Sarıidris kasabasında ise Çiğilli Yatak adını taşıyan mevkiler bulunmaktadır.