Isparta

Kırmızı Ette Fiyatlar Rekor Kırıyor

Kırmızı et piyasasında yaşanan gelişmeler, sektörün giderek daha kırılgan bir yapıya sürüklendiğini gösteriyor. Bir tarafta kesim ve perakende fiyatlarında rekor artışlar görülürken, diğer tarafta Türkiye’nin küresel üretim liginde geriye düşmesi dikkat çekiyor.

Abone Ol

Kırmızı et piyasasında yaşanan gelişmeler, sektörün giderek daha kırılgan bir yapıya sürüklendiğini gösteriyor. Bir tarafta kesim ve perakende fiyatlarında rekor artışlar görülürken, diğer tarafta Türkiye’nin küresel üretim liginde geriye düşmesi dikkat çekiyor.

Ulusal Kırmızı Et Konseyi’nin (UKON) Aralık 2025 verileri, fiyatların hem aylık hem de yıllık bazda yeniden hız kazandığını ortaya koyuyor. Fiyatları frenlemek amacıyla uygulanan ithalat politikalarının ise piyasayı rahatlatmak yerine yeni sorunlar yarattığı yönündeki eleştiriler giderek artıyor.

Son haftalarda kırmızı et fiyatlarının ilk kez 900 TL eşiğini aşması, hem tüketicilerde hem de sektör paydaşlarında ciddi bir endişe yaratmış durumda. Yükselen yem ve üretim maliyetleri, hayvan hastalıklarının yol açtığı arz kaybı ve uzun süredir çözülemeyen yapısal problemler, piyasadaki dengesizliği daha da derinleştiriyor.

“İthalat Beklenen Etkiyi Yaratmadı”

Gazeteci Gazi Kutlu, sosyal medya üzerinden yaptığı değerlendirmede, ithalatın fiyatları kontrol altına almakta başarısız olduğunu vurguladı. Kutlu’ya göre atılan adımlar, sorunu çözmek yerine daha karmaşık hâle getirdi:

“Et fiyatlarını düşürmek için yapılan ithalat, adeta bir çuval inciri berbat etti.”

Kutlu, ortalama raf fiyatlarının 900 TL’nin üzerine çıktığını, özellikle şap hastalığındaki artışın arzı ciddi biçimde daralttığını ve fiyatların yeniden yukarı yönlü bir ivme kazandığını ifade etti. Bu tabloya bakıldığında, sektördeki yapısal sorunların artık gizlenemeyecek kadar belirgin hâle geldiği görülüyor.

Kesim Fiyatlarında Dikkat Çeken Artış

UKON’un 25 Aralık 2025 tarihli haftalık raporu, kesim fiyatlarındaki sert yükselişi net biçimde ortaya koyuyor. Türkiye genelinde yağsız dana bıçak etinin kilogram fiyatı 569,19 TL’ye yükselirken, kuzu bıçak eti 536,26 TL seviyesine ulaştı.

Dana kesim fiyatları bir önceki aya göre %3,5, geçen yılın aynı dönemine göre ise %53,4 oranında artış gösterdi. Kuzu etinde de aylık %0,9, yıllık %21,9’luk bir yükseliş kaydedildi.

Bölgelere Göre Rekor Seviyeler

Bölgesel veriler incelendiğinde, bazı bölgelerde fiyatların ülke ortalamasının da üzerine çıktığı görülüyor. Karadeniz Bölgesi’nde dana kesim fiyatı kilogram başına 591,70 TL’ye ulaşırken, Marmara Bölgesi’nde kuzu kesim fiyatı 630 TL/KG ile zirveye çıktı.

UKON verileri, yaz aylarında görece gerileyen fiyatların, hastalıkların etkisiyle hızla yeniden yükselişe geçtiğini ortaya koyuyor.

USDA Raporu: Küresel Sıralamada Gerileme

Sorunlar yalnızca iç piyasayla sınırlı değil. ABD Tarım Bakanlığı’nın (USDA) Aralık 2025 tarihli raporunda Türkiye, “dünyanın en büyük sığır eti üreticileri” listesinde yer almadı. Oysa Türkiye, 2024 yılında yaklaşık 1,5 milyon ton üretimle ilk 10 ülke arasında bulunuyordu.

2025 tahminlerinde listede yer almaması, üretimin 1,3 milyon tonun altına düşebileceğine yönelik beklentileri güçlendirdi.

Dünya ile Aradaki Mesafe Açılıyor

USDA verilerine göre Brezilya 12,35 milyon tonla liderliğini korurken, ABD 11,81 milyon ton ve Çin 7,79 milyon tonluk üretimleriyle üst sıralarda yer aldı. Listenin son sırasında bulunan Kanada bile 1,27 milyon ton üretimle Türkiye’nin önünde konumlandı.

Türkiye’nin bu seviyenin altına gerilemesi, yalnızca üretim düşüşünü değil, aynı zamanda küresel ölçekteki ağırlığını da kaybettiğine işaret ediyor.

TÜİK’in Eylül 2025’te yayımladığı verilere göre, Haziran ayı itibarıyla sığır sayısı Aralık 2024’e kıyasla %1,2 artarak 17 milyon 30 bine yükseldi. Ancak hayvan varlığındaki bu sınırlı artış, ne üretimi artırmaya ne de fiyat istikrarını sağlamaya yetti.

Uzmanlar, kırmızı et piyasasında kalıcı bir denge kurulabilmesi için ithalat odaklı geçici çözümler yerine; yerli üretimi güçlendiren, hayvan hastalıklarıyla etkin mücadeleyi esas alan ve uzun vadeli planlamaya dayalı politikaların hayata geçirilmesi gerektiği görüşünde birleşiyor.