Siyasetin Nezaket ve Sanayi Timsali: Necmettin Erbakan

Görüşü ne olursa olsun Türk siyasetinde nezaketi, dürüstlüğü ve hitabetiyle derin izler bırakmış liderlerin başında şüphesiz Necmettin Erbakan gelir. O; sadece bir siyasetçi değil, aynı zamanda dahi bir mühendis ve kitlelere yön veren bir "Hoca"ydı. "Haksız bir davada zirve olmaktansa, haklı bir davada zerre olurum" diyerek yola çıkan Erbakan, Cumhuriyet'in ilanından üç yıl sonra, 29 Ekim 1926'da Sinop'ta dünyaya gözlerini açtı.

Akademik Başarılar ve Motor Dehası İstanbul Erkek Lisesi'ni birincilikle bitiren Erbakan, sınavla girdiği İstanbul Teknik Üniversitesi'nden rekor bir ortalamayla mezun oldu. 1951 yılında Almanya’daki Aachen Teknik Üniversitesi’ne gönderilen Erbakan, burada kısa sürede üç tez yazarak doktorasını tamamladı. Almanya’daki tank ve motor fabrikalarında incelemeler yaptıktan sonra yurda dönen Erbakan, Türkiye'nin ilk yerli motoru olan "Gümüş Motor"u üreterek seri üretime geçirdi. Bu başarı, Devrim arabalarının da önünü açtı.

Anadolu Sermayesinin Savunucusu ve Siyasete İlk Adım 1965 yılında profesör olan Erbakan, Türkiye’nin sadece tarımla değil ağır sanayiyle kalkınacağına inanıyordu. Anadolu esnafının ve küçük yatırımcının hakkını savunmak amacıyla girdiği Türkiye Odalar Ve Borsalar Birliği’nde (TOBB) 1969 yılında genel başkanlığa seçildi. Ancak büyük lobilerin ve dönemin hükümetinin baskısıyla 3 ay sonra görevden uzaklaştırıldı. Bu kırılma noktası, onun siyasete bağımsız olarak atılmasına vesile oldu ve Konya’dan bağımsız milletvekili seçilerek meclise girdi.

Tarihi Ortaklıklar: Kıbrıs Zaferi ve Milliyetçi Cephe Milli Görüş hareketinin temellerini atan Milli Nizam Partisi'ni kuran Erbakan, bu partinin kapatılmasının ardından Milli Selamet Partisi (MSP) ile yola devam etti. Siyasi yelpazenin farklı uçlarında yer almalarına rağmen Bülent Ecevit liderliğindeki CHP ile kurduğu koalisyon hükümeti, 1974 yılında tarihi Kıbrıs Barış Harekâtı’nı gerçekleştirerek yavru vatanın kurtuluşunu sağladı. Daha sonraki yıllarda ise Süleyman Demirel ve Alparslan Türkeş ile "Milliyetçi Cephe" hükümetlerinde yer aldı.

Refah Partisi Dönemi ve Başbakanlık 12 Eylül 1980 darbesinin getirdiği siyasi yasakların ardından Refah Partisi’ni kuran Erbakan, "Adil Düzen" sloganıyla halkın büyük desteğini aldı. 1995 genel seçimlerinin ardından Doğru Yol Partisi ile kurulan REFAHYOL hükümetinde Başbakanlık koltuğuna oturdu. Başbakanlığı döneminde memura yapılan %50’lik tarihi zamla vatandaşın gönlünde taht kurarken, dış politikada da İslam dünyasını bir araya getiren D-8 (Gelişmekte Olan Sekiz Ülke) birliğini hayata geçirdi.

28 Şubat Postmodern Darbesi ve Son Yılları Erbakan’ın yükselişi ve parti içindeki bazı isimlerin radikal söylemleri, sivil ve askeri kanatta rahatsızlık uyandırdı. Ankara Sincan’da düzenlenen "Kudüs Gecesi" bardağı taşıran son damla oldu ve 28 Bütün Şubat 1997’de toplanan Milli Güvenlik Kurulu’nda hükümete 18 maddelik yaptırım listesi sunuldu. "Postmodern darbe" olarak tarihe geçen bu sürecin sonunda Erbakan istifa etmek zorunda kaldı ve Refah Partisi kapatıldı.

Sonraki yıllarda hareket içinden yetişen Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül ve Bülent Arınç gibi isimlerin "Yenilikçiler" olarak ayrılarak AK Parti’yi kurmasıyla milli görüş hareketinde bir bölünme yaşandı. Erbakan ise mücadelesine Saadet Partisi çatısı altında devam etti.

Hafızalarda Kalan Saygın Bir Miras 27 Şubat 2011’de 85 yaşında vefat eden Necmettin Erbakan, arkasında yerli sanayi idealiyle yanıp tutuşan bir nesil ve Türk siyasetinin unutulmaz "Hoca" unvanını bıraktı. O, her zaman savunduğu değerler ve nezaketiyle hafızalardaki yerini koruyor.

Detaylar videoda...

Kaynak: HABER MERKEZİ