Küresel piyasalarda bu hafta gözler alışılmışın dışına çevrildi. ABD’den gelen ılımlı enflasyon verileri ve jeopolitik gerilimlerin bir nebze durulmasıyla değerli metaller genel bir yükseliş ivmesi yakalasa da, haftanın asıl kazananı ne altın ne de gümüş oldu. Sanayi talebinin lokomotifi olan platin ve paladyum, sergiledikleri performansla son yılların rekorlarını tazeledi.
Haftalık getiride rakiplerini geride bırakan platin, 2008 yılından bu yana görülmemiş zirvelere yaklaşarak yatırımcısını şaşırttı. Benzer bir ivme gösteren paladyum ise 2023 Şubat ayından bu yana en yüksek seviyesini test etti. Analistler, bu yükselişin arkasında "geride kalmış fiyat" algısının yanı sıra, otomotiv sektöründen gelen güçlü endüstriyel talebin yattığını belirtiyor.
Özellikle Rus madencilik devi Nornickel’in 2025 yılı için öngördüğü arz açığı raporu, paladyum fiyatlarındaki yükselişin fitilini ateşleyen en önemli unsurlardan biri oldu.Piyasalardaki bu hareketliliğin temelinde ABD’den gelen makroekonomik veriler yatıyor.
• TÜFE Verileri: Beklentilerin altında kalan enflasyon, Federal Reserve’in (Fed) faiz artırımı konusundaki elini zayıflatırken, faiz indirimi beklentilerini güçlendirdi.
• Tahvil ve Dolar: ABD 10 yıllık tahvil faizlerindeki gerileme değerli metalleri desteklerken, dolar endeksinin yatay seyri emtia piyasasına nefes aldırdı.
Değerli metallerde bahar havası eserken, enerji ve tarım emtialarında durum tam tersi:
• Petrol ve Gaz: Rusya-Ukrayna hattından gelen barış sinyalleri jeopolitik risk primini düşürerek petrol fiyatlarını baskıladı. Doğal gaz ise ılıman hava ve yüksek stoklar nedeniyle düşüşünü sürdürdü.
• Bakır: Goldman Sachs’ın arz kısıtı uyarılarıyla baz metaller arasında pozitif ayrışan nadir ürünlerden oldu.
• Tarım: Rekolte beklentilerinin yüksek olması, hububat grubunda fiyatların zayıf seyretmesine neden oldu.





