Özellikle son günlerde artan aramalarla birlikte “Necmettin Nursaçan evlendi mi, kiminle evlendi?” soruları gündemin üst sıralarına yerleşti.
Kanal 7 ekranlarında yaptığı dini sohbetlerle geniş bir izleyici kitlesine ulaşan Nursaçan, hem ilmi çalışmaları hem de aile hayatıyla sık sık merak edilen isimler arasında yer alıyor. Son dönemde ise özel yaşamına dair iddialar sosyal medyada yoğun şekilde konuşulmaya başladı.
Uzun yıllar süren evlilik ve yaşanan kayıp
Edinilen bilgilere göre Necmettin Nursaçan, uzun yıllar boyunca Pakize Nursaçan ile evliydi. Yaklaşık 68 yıl süren bu evliliğin ardından eşini kaybetmesi, sevenlerini derinden üzmüştü. Bu kayıp sonrası Nursaçan’ın özel hayatı daha fazla merak edilmeye başlandı.
“Yeniden evlendi” iddiası gündemde
Son günlerde bazı sosyal medya paylaşımlarında, 90 yaşındaki Nursaçan’ın yeniden evlendiğine dair iddialar ortaya atıldı. İddialara göre bu evlilik İstanbul’da sessiz bir şekilde gerçekleşti.
İlahiyatçının üç oğlu Tahir, Şemsettin ve Mahmut Nursaçan ortak bir açıklama yayımladı.
Açıklamada, ailece evliliği onayladıkları kaydedildi:
"Necmettin Nursaçan, ömrünü İslam'a, ilme ve toplumsal irşada adamış, nezaket ve zarafetiyle tanınan mümtaz bir kanaat önderidir. Diyanet İşleri Başkan Yardımcılığı ve Kayseri İl Müftülüğü gibi makamlarda bulunduğu dönemlerde, sadece görevini yapmakla kalmamış; binlerce insanın gönlüne dokunmuş, kürsüleri ve camileri birer eğitim yuvası haline getirmiştir. O, sadece bir din görevlisi değil, yazdığı eserler ve yaptığı konuşmalarla toplumu aydınlatan, İslam'ın hoşgörü ve merhamet mesajını kuşaklara aktaran bir müderristir. 86 yıllık ömrünün her anını, Allah'ın rızasını ve millete hizmeti gaye edinerek geçirmiştir.
Kıymetli Dostlar, Bugünlerde babamız hakkında sosyal medya mecralarında yer alan ve gerçeği yansıtmayan yorumları derin bir teessürle takip ediyoruz. Özellikle ifade etmek isteriz ki; babamızın yeniden evlilik kararı, onun kendi şahsi tasarrufu değil, 86 yaşındaki bir çınarın, hayatının bu hassas dönemini çok daha huzurlu, sağlıklı ve bakımlı geçirebilmesi adına biz evlatlarının ortak iradesi ve kararıdır. Bizler, evlatları olarak babamızın her türlü ihtiyacını karşılamayı bir vecibe biliyoruz; ancak onun günlük yaşamındaki bakımını, manevi huzurunu ve düzenini en sağlıklı şekilde sağlamak adına, aile meclisimizde yaptığımız istişareler sonucunda bu adımı atmayı uygun gördük.
Bizim için babamızın yalnız kalmaması, en iyi şartlarda bakılması ve huzurlu olması bir 'evlatlık görevidir'. Bu karar, tamamen ailemizin bilgisi ve rızası dahilinde, babamızın refahını amaçlayan insani bir tasarruftur. Allah'ın emrine ve yürürlükteki kanunlara uygun olan bu meşru durum hakkında başkalarının söz söylemesi, ne ahlaki ne de vicdani bir zemine oturmaktadır. Bu döneminde muhterem babamızın huzuru için aldığımız bu kararı dedikoduya ve haksız ithamlara konu etmek; sadece bizleri değil, babamızın yıllarını vakfettiği hizmetleri de incitmektedir.
Bir ömrü millete hizmetle geçmiş, saygın bir ilim insanının mahremiyetine ve biz evlatlarının almış olduğu karara gösterilecek saygı, aslında bu milletin değerlerine gösterilen bir hürmettir. Ailemizin kararı üzerinden yapılan her türlü haksız yorumun, ilahi adalet katında bir hesabı olduğunu hatırlatmak isteriz. Bizler babamızın yanındayız ve onun huzuru için üzerimize düşen her türlü sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğiz."