Yurttan

Sabancı Center Suikastının Perde Arkası

Sabancı Center suikastının ardındaki sırlar ve faillerin akıbetlerinin ne olduğu bu özel haberle birer birer açığa çıkartılıyor.

Abone Ol

Türkiye Cumhuriyeti'nin siyasi ve toplumsal tarihinde 1990'lı yıllar, karanlık ve kanlı bir dönem olarak hafızalara kazındı. Bu dönemin en sarsıcı olaylarından biri de 9 Ocak 1996 tarihinde gerçekleşen Özdemir Sabancı suikastıydı. Devlet, siyaset ve mafya üçgeninin sıkça tartışıldığı o yıllarda; Sabancı Holding Yönetim Kurulu Üyesi Özdemir Sabancı, ToyotaSA Genel Müdürü Haluk Görgün ve sekreter Nilgün Hasefe, ülkenin en güvenli binalarından biri kabul edilen Sabancı Center'ın 25. katında katledildi.

Bu suikast, sadece bir terör eylemi değil, aynı zamanda devlete ve özel sermayeye verilmiş bir mesaj olarak da yorumlandı. DHKP-C militanları Mustafa Duyar ve İsmail Akkol, aynı örgüte mensup Fehriye Erdal'ın yardımıyla binaya sızmıştı. Taşeron bir temizlik firması aracılığıyla binada işe giren Erdal, aylar süren bir planlamayla bina içi tüm güvenlik bilgilerini örgütüne aktarmıştı.

Olayın ardından failler hızla yurtdışına kaçmayı başardı. Suikastçilerden Mustafa Duyar, olaydan 11 ay sonra Suriye'de Türk Büyükelçiliği'ne giderek teslim oldu. "Konuşursam devlet sarsılır" açıklamasıyla dikkat çeken Duyar, cezaevinde gazeteci Can Dündar ile röportaj yapmasına izin verilmemesinin ardından, Afyon Cezaevi'nde Nuri Ergin tarafından öldürüldü. Ergin'in cinayet sonrası "Bu devlet bana Mustafa Duyar'ı öldürttü" şeklindeki isyanı, olayın arkasındaki derin devlet iddialarını daha da güçlendirdi.

Olayın bir diğer kilit ismi Fehriye Erdal ise Belçika'ya sığındı. 1999 yılında sahte pasaportla yakalanmasına rağmen, Belçika'nın DHKP-C'yi terör örgütü olarak görmemesi ve idam cezası bahanesiyle Türkiye'nin iade talepleri reddedildi. İki ülke arasında NATO krizlerine kadar varan büyük diplomatik sorunlar yaşandı. 2006 yılında Belçika'da ev hapsinden "görünmez bir elin" yardımıyla kaçan Erdal'ın izine bir daha rastlanamadı.

Suikastın üçüncü ismi İsmail Akkol ise tam 20 yıl boyunca hayalet gibi yaşamayı başardı. Yunanistan ve Almanya arasında saklanan Akkol, 2016 yılında Türkiye'de yeni bir eylem hazırlığındayken silah ve mühimmatlarla yakalandı. Yargılanması sonucunda müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

Aradan geçen onca yıla, değişen iktidarlara ve yenilenen hukuk sistemine rağmen Sabancı Center suikastı tam olarak aydınlatılabilmiş değil. Olayın arkasındaki asıl ideolojik ve stratejik aklın kim veya kimler olduğu, hala çözülmeyi bekleyen bir sır olarak varlığını korumaya devam ediyor.

Detaylar videoda...