Otomobil ustaları ve bazı bağımsız uzmanlar, Start-Stop’un özellikle büyük şehir trafiğinde marş motoru, akü ve motorun iç aksamı üzerinde ciddi bir yük oluşturduğunu savunuyor. Tartışma şu soruda düğümleniyor: Tasarruf edilen yakıt, ileride çıkabilecek masrafları gerçekten karşılıyor mu?

Start-Stop neden bu kadar yaygınlaştı?

Otomobil üreticileri, Avrupa Birliği’nin sıkılaşan Euro 6 ve sonrası emisyon kurallarını tutturabilmek için Start-Stop sistemini adeta zorunlu olarak araçlara ekledi. Fabrika verilerine göre bu sistem şehir içi kullanımlarda %5–10 civarında yakıt tasarrufu sağlayabiliyor.

Ancak bu oranlar, test pistlerinde ve ideal koşullarda ölçülüyor. İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi trafikte her birkaç saniyede bir durup yeniden hareket edilen şehirlerde, motorun dakikada birkaç kez kapanıp açılması mekanik parçalar için adeta dayanıklılık sınavına dönüşüyor.

Marş motoru bu yüke dayanıyor mu?

Klasik bir otomobilde marş motoru, araç ömrü boyunca ortalama 40–50 bin çalıştırma için tasarlanıyor. Bu da normal kullanımda 10 yıldan fazla bir süreye denk geliyor. Start-Stop’lu araçlarda ise bu sayı çok daha kısa sürede aşılabiliyor.

Üreticiler güçlendirilmiş marş motorları kullansa da, sık sık devreye giren sistem;

  • Dişlilerde daha fazla sürtünme,

  • Elektrik sisteminde ani ve yüksek akım çekişi,

  • Aşırı ısınma ve hızlı kömür aşınması

gibi sorunları beraberinde getirebiliyor. Üstelik Start-Stop uyumlu bir marş motorunun değişim maliyeti, klasik sistemlere göre katbekat daha pahalı olabiliyor.

Asıl masraf kalemi: Akü

Start-Stop sisteminin en çok zorladığı parça hiç şüphesiz akü. Bu araçlarda sıradan sulu aküler değil, EFB veya AGM tipi özel aküler kullanılıyor.

2025 yılı itibarıyla:

  • Standart bir akü: 3.500 – 4.000 TL

  • Start-Stop uyumlu AGM akü: 9.000 – 11.000 TL

Üstelik sistem, aküyü sürekli şarj-deşarj döngüsüne soktuğu için bu pahalı akülerin ömrü de beklenenden kısa olabiliyor. Kısacası, yıllık birkaç bin liralık yakıt kazancı, birkaç yıl sonra tek kalemde akü masrafı olarak geri dönebiliyor.

Motor aşınması riski var mı?

Teknik açıdan bakıldığında, bir motorun en fazla yıprandığı an ilk çalıştırma anıdır. Çünkü motor durduğunda yağ basıncı düşer ve metal parçalar arasındaki koruyucu yağ filmi incelir.

Start-Stop devreye girdiğinde:

  • Yağ basıncı sıfıra yaklaşır,

  • Yeniden çalıştırma sırasında çok kısa da olsa metal metale temas oluşabilir.

Yeni nesil motorlarda bu etki özel kaplamalarla azaltılmaya çalışılsa da, gün içinde onlarca kez tekrarlanan bu süreç, uzun vadede krank ve kol yataklarının ömrünü kısaltabilir. Turbo motorlarda ise ani dur-kalklar, turbo yağlaması açısından ekstra risk oluşturur.

Ne zaman kapatmak mantıklı?

Uzmanların ortak görüşü: Tamamen kapatmak yerine bilinçli kullanmak.

  • 30 saniye ve üzeri beklemelerde (uzun kırmızı ışıklar, bariyerler) Start-Stop fayda sağlar.

  • Sürünerek ilerleyen dur-kalk trafiğinde ise sistemi kapatmak daha sağlıklıdır.

Bu nedenle birçok sürücü, yoğun trafiğe girdiğinde Start-Stop düğmesine basarak sistemi devre dışı bırakmayı tercih ediyor.

Gerçek tasarruf ne kadar?

Bağımsız ölçümlere göre Start-Stop sistemi, 100 kilometrede ortalama 0,4 – 0,8 litre yakıt tasarrufu sağlıyor. Yıllık 15 bin kilometre yapan bir sürücü için bu rakam, güncel fiyatlarla 4.000 – 5.000 TL civarında bir kazanç anlamına geliyor.

Son karar sürücüye ait:
Yakıt cebinizde mi kalsın, yoksa motor ve elektrik aksamının ömrü mü daha öncelikli olsun? Usta tecrübesi ve kullanıcı alışkanlıkları, özellikle yoğun trafikte “kapat gitsin” diyenlerin sayısının az olmadığını gösteriyor.

Kaynak: haber merkezi