Ekim ayında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündemine gelmesi beklenen düzenlemede, nafaka süresinin belirlenmesinde evliliğin uzunluğunun yanı sıra tarafların ekonomik ve sosyal durumlarının da dikkate alınması gündemde.
Mevcut hukukta yoksulluk nafakası için başlangıçta belirlenmiş kesin bir üst süre bulunmuyor. Ancak son dönemde nafaka yükümlülüğünün daha öngörülebilir hale getirilmesi ve tarafların ekonomik koşullarının daha etkin değerlendirilmesi yönünde çalışmalar tartışılıyor.
Nafaka süresi hangi kriterlere göre belirlenecek?
Gündemdeki yeni modelde nafaka süresinin yalnızca evliliğin kaç yıl sürdüğüne göre belirlenmesi beklenmiyor.
Tarafların yaşı, eğitim ve mesleki durumu, gelirleri, çalışma imkanları, sosyal ve ekonomik koşulları ile nafaka alacaklısının yeniden ekonomik bağımsızlığını kazanma ihtimali gibi unsurların birlikte değerlendirilmesi öngörülüyor.
Bu kapsamda kısa ve uzun süreli evlilikler arasında farklı bir değerlendirme yapılması gündeme gelebilir. Ancak nihai sistemin nasıl uygulanacağı, yapılacak yasal düzenlemeyle netleşecek.
Kısa süreli evliliklerde nafaka süresi belli oldu mu?
Kamuoyunda zaman zaman “1 yıl evli kalan 5 yıl nafaka ödeyecek” şeklinde iddialar gündeme geliyor. Ancak şu an için bu şekilde kesinleşmiş bir hukuk kuralı bulunmuyor.
Gündemdeki modellerde kısa süreli evlilikler için de belirli bir asgari nafaka süresinin öngörülmesi tartışılıyor. Bununla birlikte uygulanacak sürenin hangi kriterlere göre belirleneceği ve hangi durumlarda istisna uygulanacağı henüz kesinleşmiş değil.
Evliliğin kısa sürmesi tek başına nafaka ihtiyacının bulunmadığı anlamına gelmeyecek. Nafaka alacaklısının ekonomik durumu ve boşanma sonrasında yaşayabileceği maddi güçlükler de değerlendirmede önem taşıyacak.
Hâlihazırda nafaka alanların durumu ne olacak?
Yeni düzenlemeyle ilgili en önemli başlıklardan biri, halen nafaka alan kişilerin durumunun nasıl ele alınacağı.
Yeni bir kanun yürürlüğe girdiğinde mevcut nafaka ilişkilerinin de yeni sisteme dahil edilip edilmeyeceği, kanunun zaman bakımından uygulanmasına ilişkin geçiş hükümleriyle belirlenecek.
Bu nedenle yeni düzenleme yürürlüğe girdiğinde mevcut nafakaların otomatik olarak sona ereceğini söylemek mümkün değil. Nihai kanun metninin ve özellikle geçiş hükümlerinin görülmesi gerekiyor.
Nafaka alan kişi işe başlarsa ödeme sona erecek mi?
Nafaka alan kişinin çalışmaya başlaması, tek başına nafakanın otomatik olarak sona ermesi anlamına gelmiyor.
Burada kişinin elde ettiği gelirin ekonomik olarak yeterli olup olmadığı önem taşıyor. Düzenli ve yeterli bir gelir elde edilmesi veya kişinin ekonomik bağımsızlığını kazanması halinde nafakanın kaldırılması ya da yeniden değerlendirilmesi gündeme gelebiliyor.
Dolayısıyla “işe başladı, nafaka hemen bitti” şeklinde genel bir kural bulunmuyor.
Nafaka ödeyen kişinin ekonomik durumu değişirse ne olacak?
Nafaka ödeyen kişinin işini kaybetmesi, ciddi gelir kaybı yaşaması veya ödeme gücünün önemli ölçüde azalması halinde nafakanın yeniden değerlendirilmesi için mahkemeye başvurulabiliyor.
Mevcut hukukta tarafların mali durumundaki değişikliklere göre nafakanın artırılması veya azaltılması, belirli şartlarda ise kaldırılması mümkün. Ancak ekonomik durumdaki değişiklik nafakayı kendiliğinden sona erdirmiyor; mahkemenin somut ekonomik koşulları değerlendirmesi gerekiyor.
Yeni düzenleme ne zaman kesinleşecek?
Nafaka sistemine ilişkin yeni modelin ekim ayında Meclis gündemine gelmesi bekleniyor. Ancak düzenleme henüz yasalaşmış değil.
Bu nedenle “süresiz nafaka kesin olarak kaldırıldı” veya “mevcut nafakalar tamamen sona erecek” şeklindeki ifadeler şu aşamada hukuken kesin bir sonuç ortaya koymuyor.
Yeni sistemin kapsamı, nafaka süreleri ve mevcut nafakaların durumuyla ilgili son karar, TBMM’de kabul edilecek kanun metni ve bu metindeki geçiş hükümleriyle netleşecek.
Nafaka düzenlemesinde hedeflenen modelin, boşanma sonrasında ekonomik olarak zor durumda kalan tarafın korunması ile nafaka yükümlüsünün uzun süreli ve öngörülemez bir mali yük altında kalmasının önlenmesi arasında denge kurması amaçlanıyor.






