ISPARTA (KFK Ajans) - Isparta'nın tarihi yapılarından Aya Baniya (Aya Panaya) Kilisesi'nin restore edilmesinin ardından Koku Müzesi ve Atölyesi olarak yeniden işlevlendirilmesiyle hayata geçirilen MİSPARTA Koku Medeniyeti, ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılaştı. Koku kültürünün tarihsel gelişimine ışık tutan müze, Türkiye'de bu alandaki ilk örnek olma özelliğini taşıyor.
Müze koleksiyonunda dünyanın bilinen ilk parfüm formülü, tarih boyunca kullanılan parfüm kapları, koku kültürüne ilişkin etnografik unsurlar ile kilise yapısından elde edilen arkeolojik buluntular sergileniyor. Atölye bölümünde ise ziyaretçilere koku tarihinden parfüm yapım sanatına kadar uzanan deneyimler sunuluyor.
MİSPARTA Koku Medeniyeti ve Koku Müzesi Atölyesi Küratörü ve Birim Sorumlusu Meryem Karakurt, müzenin ziyaretçi yoğunluğuna dikkat çekti. Türkiye'de bir ilk olan müzeye gösterilen ilgiden memnun olduklarını belirten Karakurt, yaklaşık 100 bin ziyaretçiye ulaştıklarını söyledi.
Karakurt, 'Çok heyecanlı ve meraklı olan, özellikle Koku Müzesi Türkiye'de bir ilk olduğu için yaklaşık 100 bin ziyaretçi aldık. Gül Festivali'nde özellikle 3 gün boyunca yaklaşık 25 bin ziyaretçi bulunduğunu da söyleyebiliriz. Resmi açılışımız henüz olmamasına rağmen, geçtiğimiz haziran ayından itibaren bu sayıya ulaşmak hem Isparta şehrimize hem Türkiye'ye hem de dünyaya açılan bir kapı olarak Misparta'ya çok önemli bir değer kattığını düşünüyoruz' dedi.
'ZİYARETÇİLER DUYGUSAL ANLAR YAŞIYOR'
Yaklaşık 275 yıllık tarihi yapının geçmişte Ortodoks Rum kilisesi olarak kullanıldığını belirten Karakurt, özellikle Yunanistan'dan gelen ve Isparta'dan göç etmiş ziyaretçilerin müzede duygusal anlar yaşadığını ifade etti.
Karakurt, 'Benim özellikle çok etkilendiğim, Yunanistan'dan gelen, Isparta'dan göç etmiş ziyaretçilerimiz. İnanılmaz derecede duygusal anlar yaşıyorlar burada. Çünkü çocuklukları, gençlik anıları, her türlü mazileri burada. Tarihi, yıkıntı olan, harabe olan bir binanın yeniden canlandırılması onlar için aşırı önem verdikleri ve çok etkilendikleri bir alan' diye konuştu.
Müzenin ziyaretçilerine yalnızca tarihi bir yapı değil, koku kültürünün binlerce yıllık geçmişini de deneyimleme imkanı sunduğunu aktaran Karakurt, özellikle parfüm ve koku kaplarının ziyaretçilerin ilgisini çektiğini söyledi.
Karakurt, 'Türkiye'de bir ilk olan Koku Müzesi'ni gördüklerinde, en önemlisi her şeyi koklamak istiyorlar. Koku kaplarının tarih boyunca bu kadar eski olduğu, 4 bin 500 yıl önce de bu parfümlerin kullanıldığı, hayatın her noktasında olmasına rağmen gözden kaçan detaylarda koku detayını bulmak ziyaretçilerimizi etkiliyor' ifadelerini kullandı.
Çocuklardan ileri yaştaki ziyaretçilere kadar farklı yaş gruplarından insanların müzede farklı deneyimler yaşadığını belirten Karakurt, Isparta'nın gül üretimindeki geleneksel yöntemlerden modern üretime kadar uzanan sürecin de ziyaretçilerin ilgisini çektiğini söyledi.
'ISPARTA'NIN DÜNYAYA AÇILAN KOKU YÜZÜ'
MİSPARTA Koku Medeniyeti'nin Isparta'nın gül kültürünü ve Anadolu'nun koku mirasını dünyaya tanıtmayı amaçladığını vurgulayan Karakurt, 'Misparta, Isparta'nın dünyaya açılan bir koku yüzüdür. Isparta gülü ile özdeşleşmiş bir yerdir. Koku medeniyeti derken de bizler gülü de içine alarak pek çok endemik türle beraber Anadolu'nun koku kültürünün Isparta'dan buram buram dünyaya yayılmasını istiyoruz. Tüm ziyaretçilerimizi de Misparta'ya bekliyoruz' dedi.






