Cilt kaşıntısı çoğu zaman kuruluk, alerji ya da çevresel etkenlerle ilişkilendirilse de uzmanlar, bazı durumlarda bunun ciddi hastalıkların erken habercisi olabileceğine dikkat çekiyor. Kaliforniya merkezli onkolog Dr. Amit Garg, kaşıntılı cildin bazı kanser türlerinde diğer belirtilerle birlikte görüldüğünde önemli bir uyarı işareti olabileceğini söyledi.
Dr. Garg, sosyal medya platformu TikTok’ta paylaştığı videoda, kaşıntının tek başına panik yaratmaması gerektiğini vurgularken, uzun süreli ve nedeni açıklanamayan kaşıntıların mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. İşte kaşıntılı cilt ile ilişkilendirilen 4 kanser türü ve dikkat edilmesi gereken diğer belirtiler:Hodgkin lenfoma, enfeksiyonlarla savaşan beyaz kan hücrelerini (lenfositler) etkileyen nadir bir kanser türüdür.
Uzmanlara göre özellikle geceleri artan, şiddetli ve yaygın kaşıntı görülebilir.
Diğer belirtiler arasında boyun, koltuk altı veya kasıkta ağrısız şişlik, yüksek ateş, gece terlemeleri ve ani kilo kaybı yer alır.
Yavaş ilerleyen ve nadir görülen bir kan kanseri olan polisitemia vera, kemik iliğinin aşırı kırmızı kan hücresi üretmesiyle ortaya çıkar. En dikkat çekici belirtilerden biri, özellikle banyo veya duş sonrası oluşan kaşıntıdır.
Hastalık; baş ağrısı, bulanık görme, yüzde ve ekstremitelerde kızarıklık, yüksek tansiyon, yorgunluk, baş dönmesi ve kanama sorunlarıyla da kendini gösterebilir.
Bu iki kanser türü benzer belirtilerle ortaya çıkabilir. Dr. Garg’a göre yoğun kaşıntı, ciltte safra tuzlarının birikmesi sonucu gelişir.
İştah kaybı, sebepsiz kilo kaybı, bulantı, ateş, koyu renkli idrar, açık renkli dışkı ve sarılık (ciltte veya gözlerde sararma) sık görülen belirtiler arasındadır.
Safra kesesi kanserinde sağ üst karın ağrısı, pankreas kanserinde ise sırta yayılan ve yemek sonrası artan ağrı dikkat çeker.
Nadir görülen bir non-Hodgkin lenfoma türü olan kutanöz T-hücreli lenfoma, ciltte başlar. Hastalık genellikle egzama veya sedef hastalığını andıran, kaşıntılı, düz ve kırmızı lekelerle kendini gösterir.
Uzmanlar, uzun süren, nedeni açıklanamayan ve diğer belirtilerle birlikte görülen kaşıntıların mutlaka bir sağlık kuruluşunda değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Erken teşhisin, tedavi sürecinde hayati önem taşıdığı belirtiliyor.





