Türkiye'nin 90'lı yıllardaki karanlık labirentlerinde adından en çok söz ettiren isimlerden biri olan Nurullah Tevfik Ağansoy, hem siyasi geçmişi hem de yeraltı dünyasındaki sert hesaplaşmalarıyla hafızalara kazındı. 1960 doğumlu olan Ağansoy, gençlik yıllarını 1980 darbesi öncesinin fırtınalı siyasi atmosferinde, ülkücü hareketin saflarında geçirdi.

Dostluktan İtirafçılığa Ağansoy’un yeraltı dünyasındaki yükselişi, Alaattin Çakıcı ile olan yakınlığıyla paralel seyretti. Ancak 1986 yılında cezaevindeyken verdiği bir dilekçe, bu dostluğun sonunun başlangıcı oldu. "Pişmanlık Yasası"ndan yararlanmak isteyen Ağansoy, "Biz devlet için vurduk" söylemlerinin yanlış olduğunu belirterek itirafçı olmayı seçti. 1989 yılında tahliye olduğunda, artık eski dostu Çakıcı’nın hedefindeydi.

Emlakbank Skandalı ve Kopan İpler İkilinin arasındaki ipler, Emlakbank skandalı ve Engin Civan suikastı girişimiyle tamamen koptu. Bu olaylar sonrası yurt dışına kaçan Ağansoy, Almanya’da yakalanarak Türkiye’ye iade edildi. Mahkemede verdiği ifadelerde Çakıcı ve bağlantıları hakkında bilgi paylaşması, yeraltı dünyasında "kaleminin kırılmasına" neden oldu. Adliyede kılık değiştirmiş bir tetikçi tarafından düzenlenen ilk suikast girişimi başarısızlıkla sonuçlansa da, Ağansoy’un Çakıcı’ya yönelik "Kiralıkları yollama, kendin gel" meydan okuması hafızalardan silinmedi.

Bebek’te Kanlı Pusu Tarihler 1996 yılını gösterdiğinde, İstanbul’un nezih semti Bebek’teki bir kafede oturan Ağansoy, çapraz ateşe tutuldu. Yanında Başbakan Tansu Çiller’i korumakla görevli polislerin de bulunduğu masada düzenlenen saldırı sonucu Ağansoy hayatını kaybetti. Olay yerinde bulunan ünlü isimler denize atlayarak canlarını kurtarmaya çalışırken, bu suikast Türkiye’nin "derin devlet-siyaset-mafya" üçgenindeki çürümüşlüğün en somut kanıtlarından biri olarak tarihe geçti.

Bitmeyen İntikam Yemini Ağansoy’un ölümünün ardından eşi Hülya Ağansoy’un televizyon ekranlarındaki "Alaattin’in yedi ceddini kazıyacağım" haykırışları, kan davasının sivil kanadını temsil etti. Hülya Ağansoy, 2020 yılında hayatını kaybedene kadar eşinin sırlarını ve yaşadıklarını anlatmaya devam etti.

Tevfik Ağansoy, iyisiyle kötüsüyle yakın tarihin en büyük "itirafçı" ve "mafya" figürlerinden biri olarak göçüp gitti. Ancak onun ölümü, yeraltı dünyasındaki güç savaşlarının ve devlet içine sızmış karanlık yapıların ne denli ileri gidebileceğinin bir ibret vesikası olarak kalmaya devam ediyor.

Detaylar videoda...

Kaynak: HABER MERKEZİ