Osmanlı İmparatorluğu'nun en çalkantılı dönemlerinde Bâb-ı Âli Baskını'ndan 1. Dünya Savaşı'nın en sıcak cephelerine kadar kritik roller üstlenen Cemal Paşa, vatanından uzakta uğradığı hain bir pusuyla tarih sahnesinden çekildi. Enver ve Talat Paşalar ile birlikte "Üç Paşalar" olarak anılan Cemal Paşa, Tiflis’te Rus istihbarat örgütü Çeka tarafından düzenlenen bir operasyonla şehit edildi.
Enver Paşa ile Hudut Randevusu Cemal Paşa, hayatının son dönemlerinde Afganistan ordusunu modernize etmekle görevliydi. Bu süreçte Enver Paşa’dan aldığı gizemli bir telgraf, onu zorlu bir yolculuğa çıkardı. Enver Paşa ile Afgan hududunda buluşmak üzere yola çıkan Cemal Paşa, randevu yerinde kimseyi bulamayınca hayal kırıklığına uğradı. Bu süreçte Rusların Enver Paşa’nın Türkistan’daki faaliyetlerinden duyduğu rahatsızlık, Cemal Paşa’yı da Moskova’nın kara listesine dahil etti.
"Niye Gelmedi Buraya?" Cemal Paşa, Anadolu'da süren Milli Mücadele'ye zarar vermemek adına yurda dönmekten imtina ediyordu. Ancak Mustafa Kemal Paşa ile iletişim kurma isteği onu Tiflis’e sürükledi. 21 Temmuz 1922 akşamı, Tiflis’te verilen bir yemeğin ardından yaverleriyle birlikte konutuna dönerken karanlık bir sokakta yaylım ateşine tutuldu. Yanındaki yaverleri Nusret ve Süreyya Beyler ile birlikte olay yerinde şehit düşen Paşa'nın, sağ elinin hala tabancasında olduğu görüldü.
Suikastın Arkasındaki Güç: Çeka Paşa'nın yaveri İsmet Karadoğan'ın hatıralarına göre; bu suikast bizzat Stalin'in emriyle Rus gizli servisi Çeka tarafından planlanmıştı. Rus yetkililer her ne kadar katilleri bulacaklarını ilan edip coşkulu bir cenaze töreni düzenleseler de, aslında izleri karartmak için ellerinden geleni yaptılar. Ölüm haberini Ankara’da alan Mustafa Kemal Paşa ise büyük bir üzüntüyle "Ah niye gelmedi buraya" diyerek eski silah arkadaşını yad etti.
Cemal Paşa, doğrularıyla ve yanlışlarıyla İttihat ve Terakki'nin yıkılmaz ruhunu temsil eden, vatan müdafaası için ömrünü cephelerde geçirmiş bir devlet adamı olarak tarihteki yerini aldı.
Detaylar videoda...