İkinci Dünya Savaşı'nın seyrini değiştirebilecek istihbaratlara sahip olan, ancak trajik bir sonla hayatını kaybeden İlyas Bazna, casusluk dünyasının en gizemli figürlerinden biri olarak tarihteki yerini koruyor. 1904 yılında o dönem Osmanlı kontrolündeki Priştine’de doğan Bazna, zengin bir ailede büyümesine rağmen savaşın getirdiği yoksullukla mücadele etmek zorunda kaldı.

Sefaletten Casusluğa Uzanan Yol Genç yaşta Fransız ordusuna katılan ve hırsızlık suçundan bir süre çalışma kampında kalan Bazna, burada Fransızca öğrenerek gelecekteki kariyerinin temellerini attı. 1943 yılında İngiliz Büyükelçiliği'nde görev yapmaya başlayan Bazna, "aptal ve cahil" görüldüğü bu ortamda en gizli dosyaların fotoğraflarını çekerek Almanlara satmaya başladı. Almanlar, ona "Çiçero" kod adını verdiler.

Hitler'in Büyük Hatası: Normandiya Uyarısı Çiçero'nun Almanlara sağladığı en önemli bilgi, müttefiklerin Normandiya Çıkartması’nı yapacağı tarihti. Eğer Hitler bu istihbaratı ciddiye alsaydı, bugün dünya tarihi bambaşka yazılıyor olabilirdi. Ancak Hitler, bu bilgiyi "yanıltmaca" olarak değerlendirdi ve kuvvetlerinin yerini değiştirmedi. Bu hata, Nazi Almanyası'nın sonunu getiren süreci hızlandırdı.

Paranın Arkasındaki Milliyetçi Duygular Bazna’nın casusluk motivasyonu uzun süre "para tutkusu" olarak açıklandı. Nitekim Almanlar tarafından 300 bin sterlin karşılığında kendisine verilen paraların sahte çıkması, onun hayatını sefalet içinde noktalamasına neden oldu. Ancak 2002 yılında MİT tarafından yayınlanan resmi bir kitapta, İlyas Bazna’nın 1925-1965 yılları arasında Türk istihbaratı için çalıştığı açıklandı. Bu durum, Bazna’nın aslında Türkiye’yi İkinci Dünya Savaşı’nın dışında tutmak amacıyla hareket eden bir "Milli Casus" olduğu teorisini güçlendirdi.

Ankara Palas’taki Gözaltı ve Şaşırtıcı Kimlik Savaş sonrası yoksullukla mücadele eden Bazna, Ankara Palas’ta bir Amerikalı yönetmenden para koparmaya çalışırken ihbar edildi. Polis tarafından gözaltına alındığında cebinden çıkan kimlik, herkesi şaşırttı. Kimliğe göre Bazna, Ankara Emniyeti’nde tercüman olarak görev yapıyordu. Bu olay, Bazna’nın iplerinin her zaman Türk istihbaratının elinde olduğunun en somut kanıtlarından biri olarak görüldü.

1970 yılında böbrek yetmezliği sonucu vefat eden İlyas Bazna, geride bıraktığı "Ben Çiçero’yum" isimli eseri ve gizemli hayatıyla, hem casusluk tarihinin hem de Türkiye’nin "derin" hafızasının unutulmaz isimleri arasında yer alıyor.

Detaylar videoda...

Kaynak: HABER MERKEZİ