Türkiye'nin yakın siyasi tarihinin en kritik kırılma noktalarından biri olan Danıştay saldırısı, 2006 yılında Ankara’da gerçekleştiğinde taşları yerinden oynatmıştı. Bu eylemin merkezindeki isim ise Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu, İstanbul Barosu’na kayıtlı genç bir avukat olan 1977 Bingöl doğumlu Alparslan Arslan’dı.

Danıştay Baskını: "Allah'ın Askeriyim" 17 Mayıs 2006 günü avukat kimliğini kullanarak Danıştay binasına giren Arslan, 2. Daire Başkanı Mustafa Birden’in odasındaki heyete Glock marka silahla ateş açtı. Mustafa Yücel Özbilgin’in hayatını kaybettiği saldırıda Arslan, "Allah’ın askeriyim" diyerek bağırmış ve eylemi başörtüsü yasağına tepki olarak gerçekleştirdiğini iddia etmişti. Ancak saldırının perde arkası, zamanla çok daha karmaşık bir yapıya işaret etti.

FETÖ ve Ergenekon Kıskacındaki Tetikçi Saldırı sonrası Arslan’ın üzerinden çıkan belgeler ve bağlantıları, olayın bireysel bir öfkeden ziyade organize bir plana hizmet ettiğini gösterdi. O dönemde Vakit Gazetesi’nin Danıştay üyelerini hedef gösteren manşetleri tetikleyici olarak sunulsa da, Arslan’ı bu yönde yönlendiren ismin FETÖ elebaşının yeğeni Kemalettin Gülen olduğu iddiaları gündeme geldi. Kanlı örgüt, bu saldırıyı "laik-antilaik" çatışması üzerinden köpürterek, ileride Ergenekon kumpas davalarını başlatmak için bir "zemin" olarak kullandı.

Mahkeme Salonlarındaki Sıra Dışı Tavırlar Ergenekon davaları süresince sanık sandalyesinde oturan Arslan, dengesiz tavırları ve mahkeme heyetine yönelik sert çıkışlarıyla dikkat çekti. Onu örgüt lideri olarak gösterilen İlker Başbuğ veya Muzaffer Tekin gibi isimlerle ilişkilendirme çabaları, Arslan’ın bizzat bu isimlere mahkeme huzurunda küfür ve hakaretler savurmasıyla boşa çıktı. Arslan, emir aldığını reddederek kendi bildiği doğrular üzerinden konuştu.

Sırlarla Gelen Ölüm Yıllarca cezaevinde kalan ve zaman zaman pişmanlık dile getiren Alparslan Arslan, 16 Şubat 2023 tarihinde kaldığı Maltepe Cezaevi’nde intihar ederek hayatını kaybetti. Arslan’ın ölümü, Danıştay saldırısının tam olarak kimler tarafından kurgulandığı ve hangi güç odaklarının bu olayı bir operasyon aracına dönüştürdüğü sorularını da beraberinde götürdü.

Alparslan Arslan, Türkiye’nin kumpaslarla dolu o karanlık yıllarının en büyük "tetikçi figürü" olarak tarihteki yerini aldı. Onun hikayesi, bir hukukçunun nasıl radikalleştirilip devleti sarsan bir operasyonun parçası haline getirilebileceğinin en somut örneklerinden biri olmaya devam ediyor.

Detaylar videoda...

Kaynak: HABER MERKEZİ