Türkiye'nin kabadayılık tarihinde adı "mertlik" ve "yardımseverlik" ile özdeşleşmiş en büyük isimlerden biri olan Cemali Coşan, 1933 yılında Ankara'da dünyaya geldi. Bayburtlu Şeyh Bızın aşiretine mensup bir ailenin çocuğu olan Cemali, babasının İsmet İnönü ile omuz omuza çarpıştığı savaş yorgunu bir Türkiye'de, sefaletin içinde büyüdü.

Yoksulun Sığınağı, Alemin Reisi Henüz 14-15 yaşlarında heybetli yapısıyla dikkat çeken Cemali, haksızlığa karşı dik duruşuyla kısa sürede Ankara sokaklarında tanınmaya başladı. Ankara’nın Yenidoğan ve Hacettepe mahallelerinde hüküm süren gayrimeşru dünyada, haraç almak yerine garibanı kollayan tarzıyla bir "halk kahramanı"na dönüştü. İnsanların devletten önce adalet için kapısını çaldığı Kürt Cemali, kazandığı parayı mahalleliyle paylaşarak "yalnız yiyen yalnız ölür" düsturunu hayatına işledi.

Kabadayı Mehmet ve Büyük Rekabet O yıllarda Cemali’nin en büyük rakibi, sertliğiyle bilinen Kabadayı Mehmet’ti. Dündar Kılıç’ın da o dönem sağ kolu olduğu Kabadayı Mehmet, bölgenin tek hakimi olmak istiyordu. Kürt Cemali ise her ne kadar güce sahip olsa da "racon" gereği kan dökmekten kaçınıyor, halkın sevgisini kazanarak ilerliyordu. Hatta Yılmaz Güney’in filmlerindeki pek çok kabadayı karakterinin ilham kaynağının bizzat Kürt Cemali olduğu bilinmektedir.

1962 Gecesi: Namert Pusu Cemali’nin askerlik görevi için Sivas’ta bulunduğu sırada Kabadayı Mehmet’in yaptığı hamleler, efsane ismi firar ederek Ankara’ya dönmeye itti. 1 Nisan 1962 gecesi, Kabadayı Mehmet’in "barış" davetine icabet eden Kürt Cemali, racon gereği boş silahla gitiği mekanda sırtından vurularak şehit edildi. Bu ölüm, Ankara yeraltı dünyasında taşları yerinden oynattı.

İntikam ve Göç Cemali’nin ölümünden sonra Kabadayı Mehmet, Cemali’nin 16 yaşındaki yeğeni Nuri Coşan tarafından vurularak öldürüldü. Dündar Kılıç ise olaylardan sorumlu tutulmasa da Ankara’daki gergin ortamdan uzaklaşmak için İstanbul’a göç ederek orada "Son Kabadayı" olma yolunda ilk adımlarını attı.

Kürt Cemali; Keşanlı Ali Destanı’ndaki anlatımıyla, Nuri Sesigüzel’in yanık sesiyle ve Ankara’nın soğuk sokaklarında hala anlatılan mertlik öyküleriyle Türk kabadayılık tarihinin sönmeyen bir yıldızı olarak kalmaya devam ediyor.

Detaylar videoda...

Kaynak: HABER MERKEZİ