Türkiye'nin düşünce tarihinde en keskin dönüşümlerden birini yaşayan Turan Dursun, Sivas'ın küçük bir köyünde imam bir babanın oğlu olarak dünyaya geldi. Küçük yaşlardan itibaren mollalardan aldığı yoğun dini eğitimle Kürtçe, Çerkezce ve Arapçayı ana dili gibi öğrenen Dursun, müftülük sınavını kazanarak devletin dini temsilcilerinden biri oldu. Ancak idealist yapısı ve yerel güç odaklarıyla girdiği çatışmalar, onu hayatı boyunca sürecek bir sürgün döngüsüne itti.

TRT Yılları ve İnanç Sorgulaması Turan Dursun, TRT radyolarında hazırladığı dini programlarla geniş kitlelere ulaştı. Ancak bu süreçte İslami metinler üzerine yaptığı derinlemesine araştırmalar, onu dinin gerçekliğini sorgulamaya itti. Müftülük yaptığı dönemde bazı öğretmenlerin aracılığıyla Marx ve Hegel’in eserleriyle tanışması, düşüncelerinin evrilmesinde katalizör görevi gördü. En sonunda, inandığı değerleri terk ederek ateizme yöneldi.

2000’e Doğru Dergisi ve Hedef Haline Geliş 1989 yılında "2000’e Doğru" dergisinde kaleme aldığı sivri ve eleştirel yazılar, muhafazakar kesimin büyük tepkisini çekti. İslam'ın temel kaynaklarını kullanarak yaptığı eleştirilerle din alimlerine meydan okuyan Dursun, "Yazdıklarım en sağlam kaynaklara dayanıyor, çürüten varsa buyursun" diyerek münazara çağrıları yaptı. Ancak bu çağrılar karşılık bulmak yerine ağır tehdit ve hakaret mektuplarına dönüştü.

4 Eylül 1990: Karanlık Pusu Turan Dursun, 4 Eylül 1990 tarihinde İstanbul’da evinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Suikast sonrası polisten önce eve giren "sivillerin", yazarın üzerinde çalıştığı binlerce sayfalık "Kur'an Ansiklopedisi" ve diğer eserlerini siyah poşetlerle götürdüğü iddiası, olayın üzerindeki gizem perdesini daha da artırdı. Yıllar sonra cinayetin planlayıcısı olarak İslami Hareket Örgütü üyeleri yargılansa da, tetikçi hala firari durumda bulunuyor.

Demirel’e Mektup ve Laiklik Uyarısı Ölümünden önce Süleyman Demirel’e yazdığı mektupta, dine dayalı politikanın ülkeye zarar vereceği konusunda uyarılarda bulunan Dursun, laikliğin değerini vurgulayarak tarihe not düştü. Babasına baskı yapan gazetelere verdiği cevapta ise, "Dinsizliğimle onur duyuyorum; dinler tarih boyunca hep kan ve gözyaşı getirmiştir" diyerek düşüncelerinden asla taviz vermeyeceğini ilan etti.

Turan Dursun, temsil ettiği fikirler ne kadar tartışmalı olursa olsun, düşüncelerini savunma uğruna ölümü göze alan bir aydın olarak Türkiye'nin yakın hafızasındaki yerini aldı.

Detaylar videoda...

Kaynak: HABER MERKEZİ