Mustafa Kemal Atatürk, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak bastığında Türkiye, tarihinin en karanlık günlerinden birini yaşıyordu. Atatürk, Nutuk’un başlangıç bölümlerinde bu dönemi "yorgun, fakir ve başsız kalmış bir milletin hazin tablosu" olarak nitelendiriyor. Osmanlı Devleti’nin dahil olduğu İttifak Grubu’nun mağlubiyeti sonrası imzalanan ağır anlaşmalarla ordu dağıtılmış, vatanın dört bir yanı işgal güçlerince parsellenmişti.

"Vahdettin Şahsi Tahtının Peşindeydi" Atatürk, Nutuk’ta dönemin padişahı Sultan Vahdettin ve Damat Ferit Paşa hükümetine dair oldukça sert ifadeler kullanıyor. Vahdettin’in vatanın kurtuluşundan ziyade "soysuz şahsını ve tahtını" korumak için alçakça önlemler peşinde olduğunu, hükümetin ise aciz, haysiyetsiz ve korkak bir tutum sergilediğini vurguluyor. Halkın ve ordunun, yüzyılların getirdiği dini ve geleneksel bağlarla bu ihaneti fark edemediğini, kurtuluşu hala bu çökmüş makamlardan beklediğini dile getiriyor.

Mandacılık ve Yerel Kurtuluş Çareleri Vatanseverlerin yer yer kurduğu "Reddi İlhak", "Trakya Paşaeli" ve "Vilayat-ı Şarkiye" gibi cemiyetlerin varlığına değinen Atatürk, bu oluşumların iyi niyetli ancak yetersiz kaldığını belirtiyor. Bazı kesimlerin "İngiliz Himayesi" veya "Amerikan Mandası" altında kurtuluş aramasını ise "insanlık onurundan sıyrılmak ve miskinliği itiraf etmek" olarak görüyor. Atatürk’e göre, başka bir devletin kanatları altına sığınmak Türk milletinin yüksek yeteneklerine ve onuruna tamamen aykırıdır.

Geniş Yetkiler ve Yanlış Hesap Mustafa Kemal’in 3. Ordu Müfettişi olarak Samsun’a gönderilme süreci de Nutuk’ta detaylandırılıyor. Kendisini İstanbul’dan uzaklaştırmak isteyenlerin, ona farkında olmadan verdikleri geniş sivil ve askeri yetkilerin Anadolu’daki direnişi örgütlemede hayati bir araç haline geldiğini anlatıyor. Harbiye Nazırı Şakir Paşa’nın bu yetki talimatını imzalarken duyduğu tereddüt, tarihin kırılma noktalarından biri olarak kayıtlara geçiyor.

Milli Egemenliğe Dayalı Yeni Bir Devlet Tüm bu imkansızlıklar ve ihanetler karşısında Atatürk’ün tek bir kararı vardı: Milli egemenliğe dayalı, kayıtsız şartsız bağımsız yeni bir Türk devleti kurmak. "Ya istiklal ya ölüm" parolasının temellerinin henüz İstanbul’dayken atıldığını ve Samsun’a adım atar atmaz bu kararın uygulanmaya başlandığını belirten Atatürk, bu yolun gerekirse padişaha ve halifeye isyan etmekten geçtiğini açıkça ifade ediyor.

Nutuk’un bu bölümleri, Türkiye Cumhuriyeti’nin hangi zorluklarla ve nasıl bir "devlet aklı" ile kurulduğunu anlatan en temel tarihi belge olma özelliğini bugün de koruyor.

Detaylar videoda...

Kaynak: HABER MERKEZİ