Isparta

Yol Geçti, Bina Yapıldı, Tarih Kayboldu: Isparta’nın Kayıp Mezarları

Isparta’da zamanla kaybolan mezar ve türbeler, şehrin kültürel hafızasının sessiz tanıklarıydı. Betonlaşma ve ihmal nedeniyle yok olan tarihi kabirler, Isparta’nın bin yıllık Türk-İslam kimliğinin nasıl silindiğini gözler önüne seriyor.

Abone Ol

Isparta’da Kaybolan Mezarlar ve Kültürel Hafıza
Toplumumuzda mezar ve türbe kültürü, zaman zaman inanç esaslarının dışına taşan ve İslam dininin özüyle bağdaşmayan uygulamalara sahne olmuştur.
Şunu açıkça ifade etmek gerekir ki; kabirlerden medet ummak, mum yakmak veya çaput bağlamak gibi gelenekler dinen caiz olmadığı gibi, akıl ve mantık çerçevesinde de kabul edilebilir değildir.
Ancak bir mezarın veya türbenin varlığına üzülmek, sadece içinde yatanın kutsiyetine duyulan bir saygıdan ibaret değildir; bu, o şehrin tarihine ve kimliğine sahip çıkma meselesidir.
Isparta’nın sokaklarında, vaktiyle bu topraklara ruh veren, şehri imar eden veya ilmiyle aydınlatan nice insanın kabri bugün silinmiş durumdadır. Bizim kaybımız, birer "istek kapısı" değil, bu kadim şehrin kültürel hafızası ve tapu senetleridir.
Bir mezar taşı, o mahallenin kaç yüzyıllık olduğunu, orada kimlerin yaşadığını ve o toprağın kime ait olduğunu belgeleyen sessiz bir şahittir. Bana en çok gelen sorular “Biz hangi boydanız? Bizim köy ne zaman kuruldu? Bizim köyü kuranlar kimler? Biz hangi aşiretteniz?” İşte o eski mezar taşları yerinde dursaydı şahidelerden ölüm tarihleri ve kimliğini öğrenebilir yol alabilirdik. İşte o türbelerin kitabeleri dursaydı tarihleri okuyabilir aşiret ve geldiği yöre hakkında bilgi sahibi olabilirdik.
Nice köylerimizde halen isimsiz türbe mezar ve makamlar vardır.
Türbelerin din dışı hurafelerle anılmasına ne kadar karşıysak; bir şehrin kimliğini oluşturan bu tarihi mezarların beton yığınları arasında kaybolup gitmesine de o kadar dertliyiz.
Çünkü biliyoruz ki, mezarlarını koruyamayan şehirler, köklerinden kopmuş birer tabela kentine dönüşürler. Bizim üzüntümüz, inancın sınırlarını aşan bir kutsallaştırma değil, Isparta’nın bin yıllık Türk-İslam mührünün parça parça sökülüp atılmasıdır. Şehrin kimliğini korumak, sadece binaları değil, o binalara can verenlerin hatırasını ve izlerini de geleceğe taşımayı gerektirir.
Isparta merkezde koruyamadığımız mezarı kaybolan bazı şahsiyetler:
1-Teberdar Mehmed Türbesi : Karaağaç Mahallesinde olan türbenin yeri bilinmemektedir. (Uzun dönem olmadığı için belki bilenler vardır.)
2-Hacı Elfi (Hacelfe Türbesi): Belediye sarayı yapılırken mezarlık kaldırılırken Hacı Elfi’nin mezarı asri mezarlığa kaldırılmış ama yeri bilinmemektedir.
3-Bostan Çelebi Türbesi: Çelebiler Mahallesinde yer almaktayken yıkılmıştır.
4-Sarı Kadı Türbesi: Eski devlet hastanesine gidilen yolun ilerisinde meşhur Hacı Şaban Kahvesinin alt köşesinde bulunan türbe kaybolmuştur.
5-Karataş Sultan Türbesi: Ulu Cami güney batısında yol kenarındayken kaldırılmış olup bazı rivayetlerde yedi kardeşlerden olduğu söylenmektedir.
6-Karaağaç Türbesi: Karaağaç Meydanlık camii karşısında yol geçmesi sebebiyle kaldırılmış ve kaybolmuştur.
7-Pamuk Dede – Miski Dede : Pamukoğlu Pamukhanın güneyinde İstiklal sinemasının girişinde yer alan mezar kaldırılmış ve kaybolmuştur. Mimar Sinan camii karşısına denk gelen yerde Şenerler bina yaparken müftülük müsaadesiyle mezarı yeni kurulan asri mezarlığına taşımak amacıyla açarlar. Üstteki mezarın dışında altından da başka bir mezar çıkar ve asri mezarlığa kaldırılır. Ama asri mezarlıkta nerededir kimse bilmiyor.
8-Leblebi Dede: Hızırbey türbesi karşısında yer alan türbe apartman yapılacağı için yıkılmış kaybolmuştur. Minareye çıkıp çocuklara leblebi dağıttığı için Leblebi Dede dendiği rivayeti vardır.
9- Uyku Dede: Bey mahallesinde Bey cami sokağının Mercan sokağına katıldığı yerdeyken kaybolmuştur.
10-Hu (Sıtma) Dede : Doğancı mahallesinde olup yedi şehitlerden biridir, mezardan yol geçtiği için işaret amacıyla sadece küçük baca şeklinde bir kulübe yapılmıştır.
11- Öküzbattı : Öküzbattı çeşmesinin 150 metre ilerisinde ağaçlar altında bir yatır olduğu rivayeti vardır.
12- Kurt Dede : Diyadin’e giderken askeriyenin duvarının dibinde olduğu biliniyorken şuan ki durumu belirsizdir.
13- Şeyh Hüsameddin : Savcı Köyü’nde iken köy kalktığı için yeri de kaybolmuştur.
Elbette bunlara ilâveten bilmediğimiz, atladığımız, ulaşamadıklarımız da vardır. Sizler de yapıcı ve bilgilendirme anlamında Isparta merkez kazasında yatır-türbe olarak bildikleriniz varsa paylaşırsanız memnun oluruz.
Bekir MANAV – 25.01.2026 – ISPARTA