ABD’nin Grönland üzerindeki stratejik planları yeniden gündemin merkezine oturdu. Reuters’a konuşan kaynaklara göre, Trump yönetimi Grönland’ın Danimarka’dan ayrılarak ABD’ye katılmasını teşvik etmek amacıyla, adada yaşayan her bir kişiye 10 bin ila 100 bin dolar arasında değişen nakit ödeme yapılmasını ciddi biçimde değerlendiriyor.
Yaklaşık 57 bin nüfusa sahip Grönland için bu planın toplam maliyetinin 500 milyon dolardan 6 milyar dolara kadar çıkabileceği hesaplanıyor. Beyaz Saray kaynakları, tek seferlik toplu ödeme fikrinin yeni olmadığını ancak son günlerde bu seçeneğin çok daha yüksek meblağlarla ve daha somut şekilde ele alındığını belirtiyor.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Fox News Digital’e yaptığı açıklamada, Grönland’ın ABD tarafından satın alınmasının ulusal güvenlik açısından önemine vurgu yaptı. Leavitt, “Grönland’ı satın alma fikri yeni değil. Başkan Trump, Rusya ve Çin’in Arktik bölgedeki artan askeri ve jeopolitik baskısına karşı bunun ABD’nin çıkarlarına hizmet ettiğini açıkça ifade etti” dedi. Leavitt’e göre, Trump’ın ekibi olası bir satın alma sürecinin nasıl şekillenebileceği konusunda aktif görüşmeler yürütüyor.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da konunun ciddiyetini ortaya koyan bir açıklama yaparak, önümüzdeki hafta Danimarkalı mevkidaşıyla Grönland meselesini görüşmek üzere bir araya gelmeyi planladığını duyurdu.
Trump, uzun süredir Grönland’ın sahip olduğu nadir mineral kaynaklarının, ABD’nin askeri teknolojileri ve savunma sanayisi açısından kritik önemde olduğunu savunuyor. Ayrıca adanın, Batı Yarımküre’de Washington’un jeopolitik etkisini güçlendirecek stratejik bir konumda bulunduğunu dile getiriyor.

Pazar günü Air Force One’da gazetecilere konuşan Trump, Grönland’ın Rus ve Çin gemileriyle çevrili olduğunu iddia ederek, Danimarka’nın adanın savunmasını ABD’nin ulusal güvenlik standartlarında sağlayamayacağını öne sürdü. Trump, “Bu son derece stratejik bir mesele. Ulusal güvenlik açısından Grönland’a ihtiyacımız var ve Danimarka bunu tek başına yönetemez” ifadelerini kullandı.
Ancak bu açıklamalar, Grönland ve Danimarka cephesinde sert tepkiyle karşılandı. Hem Kopenhag hem de Nuuk yönetimi, Grönland’ın satılık olmadığını net bir dille vurgularken, Avrupalı liderler ABD’nin bu yaklaşımının NATO içindeki müttefik güvenini zedelediğini savunuyor. NATO anlaşması gereği müttefik ülkelerin birbirini savunmakla yükümlü olması, “satın alma” fikrini diplomatik açıdan son derece hassas hale getiriyor.
Grönland Başbakanı Jens-Frederik Nielsen, Trump’ın açıklamalarına sosyal medya üzerinden sert bir yanıt verdi. “Bu kadarı yeter. Artık baskı yok, ima yok, ilhak fantezileri yok” diyen Nielsen, Grönland’ın Danimarka’nın bir parçası olarak kalacağını bir kez daha yineledi.
Nielsen, “Ülkemiz, istenildiği için alınabilecek ya da ele geçirilebilecek bir şey değildir. ABD’yi, uluslararası hukuk ve toprak bütünlüğü ilkesine saygı temelinde, doğru diplomatik kanallar üzerinden diyaloga davet ediyorum” ifadelerini kullandı.
Grönland üzerindeki bu tartışma, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda küresel güç dengeleri, Arktik bölgedeki rekabet ve NATO içi ilişkiler açısından da yeni bir diplomatik krizin habercisi olarak değerlendiriliyor.





