Altın piyasasında son günlerde yaşanan sert hareketlilik yatırımcıların dikkatini yeniden ons altındaki kritik seviyelere çevirdi. Küresel piyasalarda altının ons fiyatı 28 Eylül'de yüzde 3,5 gerileyerek 4.135,40 dolara kadar düştü. Bu, altının üç aydan uzun süren en sert günlük kayıplarından biri oldu. Gram altın da aynı gün yaklaşık yüzde 3,08 değer kaybederek 6.500 TL bandına çekildi.

29 Eylül itibarıyla gram altın yaklaşık 6.500 TL seviyesinde işlem görürken, ons altın 4.100 doların hemen üzerinde tutunmaya çalışıyor. Reuters verilerine göre ons altın pazartesi günü 4.110,55 dolarla yedi haftayı aşan dönemin en düşük seviyesini gördü; salı günü ise sınırlı bir tepkiyle 4.140 dolar civarına çıktı.

Piyasadaki asıl soru ise bundan sonra altının nereye gideceğinden çok, hangi seviyelerin korunacağı veya yeniden kazanılacağı.

İlk kritik rakam: 4.100 dolar

Ons altın açısından piyasaların yakından takip ettiği ilk seviye 4.100 dolar.

Altın 28 Eylül'de bu seviyenin altına kısa süreli olarak sarkarken 4.110,55 dolara kadar geriledi. 29 Eylül'deki toparlanmayla birlikte yeniden 4.100 doların üzerine çıkması, bu bölgenin kısa vadeli fiyat hareketi açısından önemini artırdı.

Burada önemli olan yalnızca rakamın görülmesi değil, altının bu bölgenin üzerinde kalıcı olup olamayacağı.

4.100 dolar çevresinde tutunma sağlanması halinde piyasadaki satış baskısının bir bölümünün azalması mümkün. Buna karşılık bu bölgenin yeniden aşağı yönlü kırılması, yatırımcıların daha düşük destek seviyelerini takip etmesine neden olabilir.

Teknik piyasa değerlendirmelerinde bir sonraki önemli destek bölgesi 4.000 dolar civarında gösteriliyor.

Bu nedenle 4.100 dolar seviyesi, gram altın açısından da yakından izleniyor.

İkinci kritik rakam: 4.200 dolar

İkinci rakam ise 4.200 dolar.

Ons altının son düşüşün ardından yeniden 4.200 doların üzerine çıkıp çıkamayacağı, kısa vadeli görünüm açısından önemli bir gösterge olarak öne çıkıyor.

29 Eylül'de ons altın 4.140 dolar civarında bulunurken 4.200 doların altında kalmaya devam etti. Piyasadaki bazı teknik değerlendirmelerde 4.200 dolar bölgesinin yeniden kazanılmasının toparlanma açısından önemli olduğu belirtiliyor.

Dolayısıyla önümüzdeki günlerde piyasada iki farklı rakam öne çıkıyor:

4.100 dolar: Aşağı yönlü hareketin devam edip etmeyeceği açısından takip edilen bölge.

4.200 dolar: Altının yeniden güç kazanıp kazanamayacağını görmek açısından izlenen bölge.

Ancak bu seviyelerin gram altına birebir yansıması söz konusu değil. Çünkü Türkiye'de gram altın yalnızca ons altından değil, aynı zamanda dolar/TL kurundan da etkileniyor.

Altındaki düşüşün arkasında ne var?

Son sert hareketin arkasında tek bir neden bulunmuyor.

ABD'de tahvil getirilerinin yükselmesi, doların güçlü seyretmesi ve petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon endişelerini artırması altın üzerinde baskı oluşturdu.

Reuters'a göre ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi 29 Eylül'de yüzde 5,27 seviyesine yaklaşarak 19 yılın en yüksek seviyelerine çıktı. Brent petrol ise 106 dolar civarına yükseldi. Yükselen petrol fiyatlarının enflasyon baskısını artırabileceği ve bunun da ABD Merkez Bankası'nın faiz politikasına ilişkin beklentileri etkileyebileceği değerlendiriliyor.

Altın faiz getirisi sağlamadığı için yüksek faiz ortamında yatırımcılar açısından görece daha az cazip hale gelebiliyor. Bu nedenle tahvil getirilerindeki yükseliş ve Fed'e ilişkin daha sıkı para politikası beklentileri, son satış dalgasında önemli faktörler arasında yer aldı.

Şimdi gözler ABD'den gelecek rakamlarda

Altın açısından önümüzdeki birkaç günün önemi de burada ortaya çıkıyor.

ABD'de 30 Eylül'de ADP istihdam verisi ve PCE enflasyon verileri açıklanacak. Ardından 2 Ekim'de tarım dışı istihdam, işsizlik oranı ve saatlik kazanç verileri piyasaların karşısına çıkacak.

Bu veriler yalnızca ABD ekonomisinin durumunu göstermeyecek. Aynı zamanda Fed'in önümüzdeki dönemde faiz politikasına ilişkin beklentilerin yeniden fiyatlanmasına da neden olabilir.

Reuters'ın 29 Eylül tarihli piyasa değerlendirmesine göre yatırımcılar şu anda Fed'in ekim toplantısında faiz artırma ihtimalini yaklaşık yüzde 70, aralık ayında artırım ihtimalini ise yaklaşık yüzde 96 olarak fiyatlıyor.

Bu beklentilerin yükselmesi altın üzerinde baskı oluştururken, daha düşük faiz beklentilerinin güçlenmesi ise altına yönelik talebi destekleyebilecek faktörlerden biri olabilir.

Gram altın için kritik denklem

Gram altındaki hareketi anlamak için yalnızca ekrandaki TL fiyatına bakmak yeterli değil.

Basit ifadeyle gram altın fiyatı, ons altın + dolar/TL hareketinin birleşiminden etkileniyor.

Bu nedenle ons altın 4.100 dolar civarında baskı altında kalırken dolar/TL'deki hareket gram altındaki düşüşü sınırlayabilir. Tersi durumda ise hem ons altında hem de kurda aynı yönde hareket görülmesi gram altında daha sert değişimlere yol açabilir.

29 Eylül itibarıyla gram altın yaklaşık 6.500 TL seviyesinde bulunuyor. Bir önceki gün ise gün içinde 6.473 TL civarına kadar gerilemişti.

Bu nedenle önümüzdeki günlerde yatırımcıların yalnızca “gram altın kaç TL oldu?” sorusuna değil, ons altın 4.100 doların üzerinde kalabiliyor mu ve 4.200 doları yeniden aşabiliyor mu? sorularına da bakması gerekecek.

Önümüzdeki günlerde üç farklı tablo mümkün

Piyasadaki mevcut veriler kesin bir yön garantisi vermiyor. Ancak fiyat hareketinin hangi gelişmelerden etkilenebileceğini üç başlık altında takip etmek mümkün.

Ons altın 4.100 dolar üzerinde tutunur ve 4.200 dolara doğru yeniden hareketlenirse: Satış baskısının hafiflediğine yönelik bir piyasa algısı oluşabilir.

4.100 dolar seviyesi yeniden aşağı kırılırsa: 4.000 dolar bölgesi daha fazla gündeme gelebilir.

ABD'den gelecek istihdam ve enflasyon verileri Fed beklentilerini değiştirirse: Altındaki hareketin yönü yeniden değişebilir.

Dolayısıyla 29 Eylül itibarıyla gram altında tek bir rakamdan söz etmek yerine, 6.500 TL civarındaki fiyat ile ons altında 4.100-4.200 dolar arasındaki hareketi birlikte izlemek daha anlamlı hale geliyor.

Altındaki son düşüşün ardından piyasada yeni bir dönem başlamış durumda. Önümüzdeki birkaç gün içinde açıklanacak ABD verileri ve Fed beklentilerindeki değişim, bu hareketin geçici bir düzeltme mi yoksa daha geniş bir fiyat değişiminin başlangıcı mı olduğunu anlamak açısından belirleyici olacak.

3,7 milyon haneye yeni destek: “Vatandaşlık maaşı” için yeni sistemin ayrıntıları netleşiyor

1 milyon TL’nin sessiz kazancı: Bir ayda 30 bin TL sınırına dayandı

Muhabir: HARUN YÜCETAŞ