Asgari ücrette yeni dönem için tartışmalar yoğunlaşırken, çalışanların gözü maaş hesaplamalarına çevrildi. Mevcut net asgari ücret 28 bin 75,50 TL olarak uygulanırken, 35 bin TL ve 40 bin TL seviyeleri üzerinden yapılan hesaplamalar ile Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulan 45 bin 800 TL'lik kanun teklifi dikkat çekiyor. Ancak bu üç rakamın aynı anlama gelmediğini belirtmek gerekiyor.

Mevcut asgari ücret 28 bin 75 TL

2026 yılı için belirlenen net asgari ücret 28 bin 75,50 TL. Yeni ücret dönemine ilişkin tartışmalar sürerken, farklı maaş seviyelerinin mevcut ücretle arasındaki fark da hesaplanmaya başladı.

35 bin TL ve 40 bin TL, olası ücret seviyelerini değerlendirmek için kullanılabilecek hesaplama eşikleri olarak öne çıkıyor. 45 bin 800 TL ise TBMM'ye sunulan bir kanun teklifinde yer alan tutar. Dolayısıyla bu rakamların hiçbiri, yeni asgari ücretin kesin olarak bu seviyelerde belirlendiği anlamına gelmiyor.

35 bin TL asgari ücrette hesap nasıl değişiyor?

Net asgari ücretin 35 bin TL olması durumunda mevcut maaşa göre ortaya çıkacak fark 6 bin 924,50 TL olacak.

Bu seviye, mevcut net ücret üzerinden yaklaşık yüzde 24,65 artış anlamına geliyor. Aylık maaşın 35 bin TL'ye yükselmesi, 12 aylık hesapta toplam 420 bin TL net ücret demek.

Ancak 35 bin TL, burada bir hesaplama senaryosu olarak ele alınıyor. Bu tutarın resmî olarak belirlenmiş bir zam oranına veya kesinleşmiş bir karara karşılık gelmediğinin altını çizmek gerekiyor.

40 bin TL seviyesinde fark 11 bin 924 TL

Hesaplamadaki ikinci eşik 40 bin TL. Net asgari ücretin bu seviyeye ulaşması halinde mevcut maaşla arasındaki fark 11 bin 924,50 TL'ye çıkıyor.

Bu tutar, mevcut net asgari ücrete göre yaklaşık yüzde 42,48 artış anlamına geliyor. Aylık 40 bin TL ücretin 12 aylık toplamı ise 480 bin TL oluyor.

35 bin TL ile 40 bin TL arasındaki aylık fark 5 bin TL. Yıllık toplamda ise iki senaryo arasındaki fark 60 bin TL'ye ulaşıyor.

Bu karşılaştırma, ücret seviyesindeki her 5 bin TL'lik değişimin bir yıllık gelir hesabında ne kadar büyük bir fark oluşturduğunu gösteriyor.

45 bin 800 TL'lik teklif Meclis gündeminde

Asgari ücret tartışmalarında dikkat çeken rakamlardan biri de 45 bin 800 TL. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin resmî kayıtlarında, net asgari ücretin bu tutara yükseltilmesini ve işveren sigorta primi payının bir bölümünün Hazine tarafından karşılanmasını amaçlayan bir kanun teklifi bulunuyor.

3 Ağustos 2026 tarihinde TBMM Başkanlığına sunulan teklifin son durumu resmî kayıtlarda komisyonda olarak yer alıyor. Teklifte 45 bin 800 TL'lik ücretin 1 Ağustos-31 Aralık 2026 döneminde uygulanması öngörülüyor. Bu nedenle söz konusu tutar, yürürlükteki asgari ücret değil, kanun teklifinde yer alan bir rakam.

Teklifin kabul edilip edilmeyeceği ve yasama sürecinin nasıl sonuçlanacağı ayrı bir konu. Bu tutarın gelecekte belirlenecek yeni asgari ücretle aynı olacağına ilişkin kesinleşmiş bir karar bulunmuyor.

Üç rakam arasındaki fark ne kadar?

Mevcut net asgari ücret 28 bin 75,50 TL esas alındığında ortaya çıkan tablo şöyle:

Aylık net ücret Mevcut maaşa göre fark Yaklaşık artış
28.075,50 TL — —
35.000 TL 6.924,50 TL %24,65
40.000 TL 11.924,50 TL %42,48
45.800 TL 17.724,50 TL %63,14

Bu tablo, üç farklı ücret seviyesinin mevcut maaşa kıyasla ne ifade ettiğini ortaya koyuyor. Ancak 35 bin TL ve 40 bin TL hesaplama senaryoları, 45 bin 800 TL ise TBMM'deki kanun teklifinde yer alan tutar. Bunları kesinleşmiş zam seçenekleri olarak değerlendirmemek gerekiyor.

Gözler yeni ücret dönemine ilişkin gelişmelerde

Asgari ücrette yeni dönem yaklaşırken çalışanların gündeminde yalnızca zam oranı değil, maaşın hangi seviyeye ulaşabileceği de bulunuyor. 35 bin TL ve 40 bin TL üzerinden yapılan hesaplamalar, farklı ücret eşiklerinin mevcut maaşa etkisini gösterirken, 45 bin 800 TL'lik teklif de Meclis süreci nedeniyle ayrı bir başlık oluşturuyor.

Yeni asgari ücretin hangi tutarda belirleneceği ise yapılacak değerlendirmeler ve resmî karar süreci sonucunda netleşecek. Şu aşamada bu üç rakamı birbirinden ayırarak değerlendirmek, tartışmalardaki hesaplamalarla kesinleşmiş kararları karıştırmamak açısından önem taşıyor.

Muhabir: HARUN YÜCETAŞ