Türkiye'nin gündemi her zaman ani değişikliklere ve kaoslara sahne olmuştur. Bu kaosların en büyüklerinden biri de 2010 yılında patlak veren ve Türk Silahlı Kuvvetleri'ni hedef alan Balyoz Kumpası'dır. Süreç, 2010 yılında Taraf Gazetesi'nin "Fatih Camii bombalanacaktı" şeklindeki manşetiyle başladı. İddialara göre, 2003 yılında Çetin Doğan liderliğindeki bir cunta, "Balyoz Harekât Planı" adı altında, camileri bombalayarak ve Yunanistan ile gerilim yaratarak dönemin hükümetini devirmeyi planlamıştı.
20 Ocak 2010 sabahı, gazeteci Mehmet Baransu'nun bir bavul dolusu, 5 bini aşkın belge ve 19 CD'yi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na teslim etmesiyle düğmeye basıldı. Soruşturmanın derinleşmesiyle TSK'nın kozmik odalarına kadar girildi. İlk dalga operasyonda adı geçen 49 kişi gözaltına alındı. Çetin Doğan, İbrahim Fırtına, Özden Örnek, Ergin Saygun ve Dursun Çiçek gibi birçok üst düzey rütbeli isim, darbeci şüphesiyle tutuklanarak cezaevine gönderildi. Sanık sayısı zamanla 365'e kadar yükseldi.
Sanıklar ve avukatları, başından beri bunun bir kumpas olduğunu dile getirdi. Bilirkişi raporları, 2003 yılında hazırlandığı iddia edilen belgelerin Microsoft Office 2007 ile yazıldığını ve o tarihte henüz kurulmamış kurumların isimlerinin geçtiğini kanıtlamasına rağmen, mahkeme bu hayati çelişkileri görmezden geldi. 2012 yılına gelindiğinde, Silivri'de 325 sanık ağır hapis cezalarına çarptırıldı.
Davanın seyri, Aralık 2013'te yaşanan 17-25 Aralık süreciyle tamamen değişti. İktidar ve Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) arasındaki çatışmanın ardından, Balyoz davası yeniden görülmeye başlandı. 2014 yılında yapılan incelemelerde, Baransu'nun teslim ettiği CD'lerin sahte olduğu kesinleşti ve tüm sanıklar beraat etti. Ancak bu süreçte Ali Tatar ve Murat Özenalp gibi isimler, atılan iftiralara dayanamayarak hayatlarını kaybetmişti.
Kumpasın mimarının FETÖ olduğu ortaya çıkınca, sahte delil üreten Mehmet Baransu başta olmak üzere birçok isim tutuklandı. Ancak örgüt, bu davalar aracılığıyla TSK'daki tasfiye hedefine büyük ölçüde ulaşmıştı. Boşalan kadrolara yerleşen FETÖ mensupları, bu sayede 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi için zemin hazırlamış oldu. Nitekim TBMM 15 Temmuz Raporu da Balyoz ve Ergenekon davalarını "FETÖ'nün Türk ordusuna kurduğu kumpaslar" olarak açıkça tescilledi.
Detaylar videoda...





