Isparta’nın köklü tarihi ve kendine has kültürüyle öne çıkan Yalvaç ilçesinde, nesilden nesile aktarılan ancak günümüzde bölge halkı dışındakiler tarafından neredeyse hiç bilinmeyen mimari bir terim olan "haney", zamana direnen geleneksel evlerin ruhunu yansıtıyor. Sözlüklerde yer almayan ancak Yalvaç sokaklarında yaşayan bu kelime, Anadolu'nun gizli kalmış yaşam kültürüne ışık tutuyor.

Geleneksel Yalvaç mimarisinde iki katlı, alt katı taş duvarlardan, üst katı ise ahşap karkas arası kerpiç dolgudan yapılan evlerin üst kat yaşam alanına ya da boydan boya uzanan geniş, ahşap ön balkonlarına bölge ağzında "haney" deniyor. Genellikle kerpiç duvarların gölgesinde yükselen, sokağa cumbalarla taşan veya avluya bakan bu yapılar, modern mimarideki "balkon" veya "teras" kavramlarından çok daha öte bir anlam taşıyor. Yalvaç’ta haney; sadece evin dışarıya açılan penceresi değil, aynı zamanda tarhana kurutulan, kilim dokunan, komşuluk ilişkilerinin harmanlandığı ve yaz akşamlarının serinliğinde aileyi bir araya getiren en önemli yaşam alanı olarak kabul ediliyor.

SÖZLÜKLERDE DEĞİL, YALVAÇ SOKAKLARINDA YAŞIYOR

Dışarıdan gelen misafirlerin ilk kez duyduğunda şaşırdığı, anlamını öğrenince ise hayran kaldığı bu kelime, Yalvaç'ın koruma altındaki tarihi mahallelerinde hala varlığını sürdürüyor. Kültürel miras araştırmalarına göre, Anadolu'nun farklı yerlerinde "hanay" veya "haney" kelimesi nadiren iki katlı ev ya da büyük oda anlamında kullanılsa da, Yalvaç'ta doğrudan doğruya geleneksel ev yaşam biçimiyle özdeşleşmiş durumda bulunuyor.

Günümüzde apartman kültürünün yaygınlaşmasıyla birlikte yeni neslin yabancı kaldığı, ilçe dışından gelenlerin ise anlamını çözemediği bu terim, asırlık Yalvaç konaklarının ahşap tavanlarında, geniş avlularında ve el işçiliği parmaklıklarında gizemli bir miras olarak saklanıyor.

Muhabir: SUDE AYDOĞDU