Türkiye’nin yakın tarihinde adı en çok tartışılan figürlerden biri olan Alaattin Çakıcı, Karadeniz’in bir köyünden çıkıp yeraltı dünyasının zirvesine ve oradan da devletin gizli operasyonlarına uzanan fırtınalı bir ömür sürdü. Siyasi krizlerin, iptal edilen dev ihalelerin ve uluslararası operasyonların tam merkezinde yer alan Çakıcı, dönemin güç odaklarının en çok konuştuğu isimlerden biri oldu.
Karadeniz'den İstanbul'a Göç ve Suç Dünyasına Giriş
20 Ocak 1953’te Trabzon’un Fındıklı köyünde doğan Alaattin Çakıcı, ailesinin bir kan davası nedeniyle İstanbul Gültepe’ye göç etmesiyle metropol hayatıyla tanıştı. Çevresi tarafından "dik başlı, kavgacı ve hırslı" olarak tanımlanan Çakıcı, gençlik yıllarında adam yaralama suçlarıyla cezaevi koridorlarına adım attı. 1970'li yılların sonundaki ideolojik çatışmalarda amcasının oğlunu kaybetmesi, kız kardeşinin yakılmaya çalışılması ve babası Ali Çakıcı'nın kahvehane baskınında öldürülmesi, onun hayatını tamamen suç ve intikam eksenine kaydırdı.
1980 askeri darbesinin ardından yargılandığı davalardan delil yetersizliğiyle beraat eden Çakıcı, serbest kaldıktan sonra yeraltı dünyasında kendine has bir "imza" yarattı: Tahsilat işlerinde hedef aldığı kişilere "belden aşağı kurşun sıkmak."
MİT ile Yolları Kesişti: "Atilla" Kod Adı ve ASALA Operasyonları
Çakıcı'nın yeraltı dünyasındaki gücü, kısa sürede devletin istihbarat birimlerinin de dikkatini çekti. Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) bünyesinde kurulan özel birimlerin operasyonlarında kullanılmak üzere seçilen Çakıcı, Ermeni terör örgütü ASALA'ya karşı yürütülen sınır ötesi operasyonlarda görev aldı. Kendisine verilen kırmızı pasaport ve "Atilla" kod adıyla Yunanistan ve Lübnan’da tim komutanlığı yaptı. Dönemin yetkilileri ise yıllar sonra bu durumu, "Devlet bu tür adamları yararlı olacaksa kullanır" sözleriyle doğrulayacaktı.
Siyaseti Sallayan Skandallar ve Uludağ Cinayeti
Ünlü kabadayı Dündar Kılıç'ın kızı Uğur Kılıç ile evlenerek yerini sağlamlaştıran Çakıcı, Özal ailesinin de adının karıştığı Emlak Bank skandalında arabulucu ve tahsilatçı olarak rol oynadı. Ancak bu kirli ilişkiler ağı evliliğini bitirdi. Boşanmanın ardından, 1995 yılında eski eşi Uğur Kılıç’ın Uludağ’da oğlunun gözleri önünde kurşunlanarak öldürülmesinde "azmettirici" olmakla suçlandı ve hakkında uzun yıllar hapis cezası istendi.
Ekonomiyi ve Hükümeti Çökerten Telefon Kayıtları
Kaçak yaşadığı dönemde iş insanı Erol Evcil’in sorun çözücüsü haline gelen Çakıcı, tefeci Nesim Malki cinayetinin ve Türkbank'ın satışı ihalesinin arkasındaki gölge isim oldu. Türkbank ihalesine girecek iş insanlarını tehdit ederek ihalenin gidişatını değiştirmeye çalıştı.
Ancak polisin teknik takibine takılan telefon görüşmeleri, Türkiye’de yer yerinden oynamasına neden oldu. Ortaya çıkarılan kasetler; dönemin Başbakanı Tansu Çiller, İçişleri Bakanı Meral Akşener ve ANAP'lı bakan Eyüp Aşık'ın adının karıştığı devasa bir siyasi krize yol açtı. Skandalların ardından hükümet sarsıldı, ihaleler iptal edildi ve siyasi dengeler tamamen altüst oldu.
Fransa'da Son Bulan Firar
13 Ağustos 1998'de Fransız polisinin Nice kentinde bir otele düzenlediği baskınla sevgilisi Aslı Ural ile birlikte yakalanan Çakıcı’nın üzerinden sahte kırmızı pasaport ve ses kasetleri çıktı. Fransa’da en sıkı korunan mahkûm olarak bir süre hücrede tutulan ünlü yeraltı dünyası lideri, 1999 yılının sonunda Türkiye’ye iade edilerek cezaevine gönderildi ve yakın tarihin en çalkantılı dönemlerinden biri böylece kapandı.
Detaylar videoda...





