ÖZEL HABER MUHABİR İSMET YASİN KAPLAN/ Isparta’nın Şarkikaraağaç ilçesinde yer alan ve Türkiye’nin en önemli doğa harikalarından biri olan Kızıldağ Milli Parkı, okulların kapanmasıyla birlikte yılın en yoğun dönemini yaşıyor. Kendine has mavi sedir ormanları ve Beyşehir Gölü'nden gelen esintilerle birleşen yüksek oksijenli havası sayesinde astım, solunum ve akciğer hastalarına şifa kaynağı olan milli park, gerek yurt içinden gerekse yurt dışından gelen ziyaretçilerin akınına uğruyor.

1993 yılında milli park statüsüne kavuşan Kızıldağ Milli Parkı, yaz sezonunun ve tatil döneminin gelmesiyle birlikte en hareketli günlerini geçiriyor. Bölgedeki konaklama ve kamp alanlarının neredeyse tamamen dolduğu milli park; bungalow evleri, çadır alanları ve karavan parkıyla doğaseverlere geniş imkanlar sunuyor. Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından yürütülen bilimsel çalışmalarla da havasının solunum hastaları üzerindeki olumlu etkisi kanıtlanan Kızıldağ, sağlık ve doğa turizmini bir arada sunarak Isparta'nın ve bölgenin gelişimine büyük katkı sağlıyor.

"KIZILDAĞ'I AYIRAN İKİ ÖNEMLİ ÖZELLİK VAR: MAVİ SEDİR VE BEYŞEHİR GÖLÜ"
Milli parkın bölge ekonomisi ve turizmi için önemine değinen Şarkikaraağaç Kaymakamı Yasin Uzuner, parkı diğer alanlardan ayıran iki temel özelliğin mavi sedir ormanları ile Beyşehir Gölü'ne olan yakınlık olduğunu belirtti. Türkiye'de sadece bu bölgede bulunan mavi sedir ağacı yapısının özellikle astım tedavisinde, solunum ve akciğer rahatsızlıklarında şifa arayan vatandaşlar tarafından yoğun şekilde ziyaret edildiğini aktaran Uzuner, Beyşehir Gölü ve Bebik Vadisi'nden gelen rüzgârların da temiz havayı daha da arttırdığını vurguladı. Kaymakamlık tarafından işletilen konaklama tesislerinde misafirlerin bungalovlar, kıl çadırlar, konteyner evler ve karavan alanlarında bir aya kadar kalabildiklerini ifade eden Uzuner, sit alanı statüsündeki parkta güvenlik ve devriye önlemlerinin eksiksiz alındığını hatırlatarak tüm misafirleri Kızıldağ'a davet etti.

"ÇADIR, KARAVAN VE BUNGALOW ALANLARININ TAMAMI DOLU"
Sezonun en yoğun günlerinin yaşandığını belirten Kızıldağ Milli Parkı İşletme Müdürü Süleyman Oruç, okulların kapanmasıyla birlikte fırın işletmelerinin yanı sıra milli parktaki tüm alanlarda tam doluluğa ulaşıldığını aktardı. Alanda bulunan 75 çadır yeri ile 20 karavanlık park alanının neredeyse tamamen dolu olduğunu, 5 adet bungalov ev ile kıl çadır kafeterya ve restoran işletmesinin yoğun talep gördüğünü dile getiren Oruç, parkın şu an en yeşil ve en güzel dönemi olduğunu söyledi. Bölgedeki sağlık turizminin bilimsel temellerine de değinen Oruç, Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi iş birliğiyle yürütülen projede 39 astım hastasının 15 gün boyunca alanda konaklatıldığını, bir yıllık takip sonucunda bu hastaların %70'inin hiç atak göstermediğinin bilimsel olarak tespit edildiğini ve bu verilerin Sağlık Bakanlığı'na sunulduğunu açıkladı.

ZİYARETÇİLER ŞİFA VE HUZUR BULUYOR
Kızıldağ Milli Parkı’na çevre illerden ve ilçelerden gelen vatandaşlar da havanın ve ortamın kendilerine çok iyi geldiğini ifade ediyor. Konya’dan tavsiye üzerine bölgeye gelen ziyaretçilerden Aslan Azman, milli parkın inanılmaz bir havası olduğunu belirterek, Beyşehir Gölü'nü görmek için gerçekleştirdikleri 6 kilometrelik doğa yürüyüşünün ve zirve tırmanışlarının ardından geceyi çok rahat ve zinde geçirdiklerini aktardı. Manavgat’tan şifa ve doğa gezisi amacıyla gelen Alpay Öztürk ise parkın sakinliğinden, işletmelerin temizliğinden ve temiz havadan çok memnun kaldıklarını dile getirerek, sabahları burada çok zinde uyandıklarını ve aradıkları şifayı Kızıldağ'da bulacaklarına inandıklarını ifade etti.

Gerekli tüm çevre ve güvenlik önlemlerinin Şarkikaraağaç Kaymakamlığı ile Valilik koordinesinde yürütüldüğü Kızıldağ Milli Parkı, doğa ile iç içe sağlıklı bir tatil geçirmek isteyen yerli ve yabancı turistleri ağırlamaya devam ediyor.






