ANKARA (KFK Ajans) - Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) devam eden liderlik krizi derinleşirken, 111 milletvekili ortak bir bildiri yayımlayarak 12 Temmuz 2026 tarihinde olağanüstü kurultay yapılmasını talep etti. Bu kritik çağrı, parti içindeki gerilimi yeni bir boyuta taşıdı ve kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Ankara'daki parti genel merkezinde yaşanan gelişmeler, mahkemeden çıkan 'mutlak butlan' kararının ardından hız kazandı. Bu hukuki durumun partinin tüzüksel yapısı üzerindeki etkisi ve olası seçimlere katılma riski, milletvekillerini acil bir adım atmaya sevk etti. Bildiride, 25 Temmuz 2026 tarihine kadar bir kurultayın toplanmaması halinde partinin seçimlere girme hakkını kaybedebileceği açıkça belirtildi. Aralarında CHP Genel Başkanlığı görevinden tedbiren uzaklaştırılan Özgür Özel'in de bulunduğu 111 milletvekili, partinin kaderinin mahkeme kararlarıyla belirlenmesini asla kabul etmediklerini ifade etti.

Partinin Geleceği İçin Acil Çağrı

Milletvekilleri, ortak deklarasyonlarında 'Bizler, Cumhuriyet Halk Partisi'nin 28. Dönem seçilmiş milletvekilleri olarak; Partimizin, Anayasa'ya ve hukuk devleti ilkelerine aykırı olan mahkeme kararlarıyla şekillendirilmesini asla kabul etmiyoruz' ifadelerini kullandı. Partinin yönüne ve yönetimine karar verecek yegâne gücün, üyeler arasından seçimlerle süzülerek gelen delegeler olduğunu vurguladılar. Yaşanan bu liderlik krizinin Türkiye'ye ve partiye daha fazla zarar vermemesi adına olağanüstü kurultayın en kısa sürede toplanmasının zorunlu olduğunu belirttiler. 12 Temmuz 2026 Pazar gününün olağanüstü kurultay için en uygun tarih olarak işaret edilmesi, sürecin hızlandırılması yönündeki kararlılığı gösteriyor.

Hukuki Süreç ve Siyasi Çözüm Arayışı

CHP'deki bu süreç, siyaset arenasındaki en önemli gelişmelerden biri olarak kabul ediliyor. Yüksek mahkeme kararlarının bir siyasi partinin iç işleyişine etkisi, Türk hukuk sistemi ve demokrasi ilkeleri açısından da geniş tartışmaları beraberinde getiriyor. Milletvekillerinin bu çıkışı, hukuki engellerin siyasi iradeyle aşılabileceği yönünde güçlü bir mesaj olarak algılanıyor. Ortak bildiri, partinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün emaneti olan Cumhuriyet, demokrasi ve partiye sonuna kadar sahip çıkılacağı taahhüdüyle sona erdi. Bu durum, önümüzdeki günlerde CHP'nin genel merkezinde ve parti tabanında yaşanacak gelişmeleri daha da kritik hale getirecek. Partinin geleceği, delegelerin vereceği kararlar ve iç tüzük doğrultusunda şekillenecek adımlarla netleşecek.

Kaynak: HABER MERKEZİ