Isparta'nın Yalvaç ilçesindeki Pisidia Antiokheia Antik Kenti'nde yürütülen kazılarda, Hristiyan sanat tarihi açısından dünyada benzeri bulunmayan bir litürjik kap gün yüzüne çıkarıldı.

M.S. 6. yüzyıla tarihlenen kutsal kap üzerinde, Daniel Peygamber'in rüyası, dört canavar kehaneti ve aslanlar çukurundaki mucizesi aynı kompozisyonda tasvir edildi.

Kazı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Özhanlı, eserin bugüne kadar ele geçen örnekler arasında tek olduğunu söyledi.
Kazı Başkanı ve Süleyman Demirel Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Özhanlı, eserin 2024 yılında kent manastırında gerçekleştirilen kazılarda ortaya çıkarıldığını belirtti. Özhanlı, buluntunun, 713 yılında gerçekleşen Arap akınlarında tahrip olan kilisenin yıkıntıları arasında bulunduğunu ifade ederek, kap üzerinde Hristiyan ikonografisi açısından son derece önemli bir sahnenin işlendiğini söyledi.
Daniel Peygamber'in rüyası ilk kez bu şekilde betimlendi Prof. Dr. Özhanlı, Eski Ahit'te yer alan Daniel kitabındaki anlatının esere yansıtıldığını belirterek şunları kaydetti: "Daniel Peygamber, Babil Kralı II. Nebukadnezar döneminde sürgün edilen Yahudiler arasındadır. Aslanlar çukuruna atılmasına rağmen zarar görmemesi onun ilahi koruma altında olduğunun göstergesi kabul edilir. Daha sonra kralın rüyalarını yorumlayarak devlet yönetiminde önemli bir konuma yükselir."
Daniel'in daha sonra kendi gördüğü rüyada denizden çıkan dört canavarı anlattığını belirten Özhanlı, Yahudi geleneğinde bu yaratıkların Babil, Med, Pers ve Helenistik krallıkları simgelediğini, Hristiyan yorumunda ise özellikle dördüncü canavarın Roma İmparatorluğu, gökten gelen "İnsanoğlu" figürünün ise Mesih'in gelişi olarak değerlendirildiğini ifade etti.
Bu nedenle Daniel'in kehanetinin Hristiyanlıkta İsa'nın gelişini haber veren metinlerden biri olarak yeniden yorumlandığını söyledi.
Dünyada bilinen tek örnek Özhanlı, bulunan kutsal kabın iki yüzünde de Daniel tasvirleri ile rüyasında gördüğü dört canavarın işlendiğini belirterek şöyle konuştu:
"Kap, iki kulplu litürjik bir kap formunda üretilmiş. Her iki yüzünde Daniel betimlemesi, dört yaratık, ayrıca aslan, geyik ve köpek motifleri bulunuyor. Daniel'in rüyasındaki bütün yaratıkları aynı kompozisyonda Hristiyan ikonografisiyle bir araya getiren başka bir örnek bugüne kadar bilinmiyor. Bu yönüyle eser dünyada tektir."
Antiokheia'nın seramik üretimini de belgeledi Kazılarda çok sayıda seramik kalıbının da ortaya çıkarıldığını aktaran Özhanlı, bunların Antiokheia'da kalıp yapımı seramik üretiminin oldukça gelişmiş olduğunu gösterdiğini söyledi.

Bulunan kutsal kabın da kentte üretilmiş olduğunu belirten Özhanlı, "Bu buluntular Antiokheia'nın kendi ihtiyacını karşılayabilecek ölçüde gelişmiş bir seramik üretim merkezine sahip olduğunu belgeliyor." dedi.
Hristiyanlığın önemli hac merkezlerinden biri Prof. Dr. Özhanlı, Pisidia Antiokheia'nın Hristiyanlık tarihi açısından büyük önem taşıdığını vurgulayarak, Aziz Pavlus ile Aziz Barnabas'ın M.S. 46 yılında kente gelerek ilk vaazlarını burada verdiğini hatırlattı.
Hristiyanlığın Roma İmparatorluğu'nun resmi dini haline gelmesinin ardından kentin önemli bir hac merkezine dönüştüğünü belirten Özhanlı, 325 yılındaki İznik Konsili sonrasında Antiokheia'nın Pisidia bölgesinin metropolitlik merkezi olduğunu, kazının yapıldığı manastırın ise metropolitlerin uzun yıllar kullandığı son kilise olduğunu ifade etti.
Özhanlı, "Daniel kabartmaları ve aslan sahneleri birçok eserde görülebiliyor. Ancak Daniel'in rüyasında anlattığı dört canavarın tamamını Hristiyan yorumuyla birlikte tek eser üzerinde veren başka bir örnek bugüne kadar bilinmiyor. Bu nedenle bu eser hem Pisidia Antiokheia hem de ülkemiz arkeolojisi adına ses getirecek nitelikte." diye konuştu.





