ÖZEL HABER / SUDE AYDOĞDU / ISPARTA (KFK Ajans) - Isparta’da adliye koridorlarında sık karşılaşılan hukuki süreçlerin başında gelen boşanma davalarındaki artış, toplumsal yaşamda meydana gelen değişimlerle birlikte yeniden gündeme geldi. Boşanma davalarındaki artışa ilişkin KFK Ajans mikrofonlarına açıklamalarda bulunan Avukat Ünsal Çankaya, hukukçular olarak daha çok boşanmanın sonuçlarını gördüklerini, asıl nedenlerin ise toplum bilimciler ve ilgili kurumlar tarafından daha kapsamlı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

"Sağlıksız Evlilikler Sürdürülmemeli"

Hem Isparta’da hem de Türkiye genelinde boşanma davalarının sayısının arttığını belirtilen Çankaya, aile kurumunun korunmasının önemli olduğunu ancak yalnızca boşanma oranlarını düşürmek amacıyla sağlıksız evliliklerin sürdürülmesinin doğru olmadığını ifade etti.

Çankaya, "Hepimizin gözlemlediği gibi hem ilimizde hem ülke genelinde boşanma davalarının sayısı son derece artmış durumda. Biz hukukçular olarak aslında işin sadece neticesini görüyoruz. Vatandaş bize geldiğinde neden boşanmak istediğini anlatıyor, biz onları dinliyoruz. Ama işin nedenine inilecek olursa toplum bilimcilerin görüş ayrılıklarının nereden çıktığını, hangi sosyal katmanlarda değişiklik olduğunu sağlıklı şekilde değerlendirmesi gerekiyor" dedi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın da bu konuda çalışma yapması gerektiğini belirten Çankaya, bir hukukçu olarak sağlıksız evliliklerin devam etmemesi gerektiği gerçeğine vurgu yaparak, sırf rakamsal verileri korumak adına insanların evli kalmasını istemenin doğru olmadığını dile getirdi.

Boşanmaların Başında Ekonomik Nedenler Geliyor

Boşanma nedenlerinin başında ekonomik sorunların geldiğini ifade eden Çankaya, maddi sıkıntıların eşlerin birbirlerine karşı davranışlarını olumsuz etkilediğini söyledi. Evin içerisinde maddi huzursuzluk olduğunda bireylerin birbirlerine olan saygılarının zedelendiğini ve bu duruma daha fazla katlanmak istemediklerini aktardı.

Evlilik öncesinde göz ardı edilen sosyal ve kültürel farklılıkların evlilik sonrasında daha belirgin hale gelebildiğini dile getiren Çankaya, tarafların birbirlerinin kültür ve geleneklerine saygı göstermesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca tarafların birbirlerine karşı tahakküm kurmaya çalışmasının da süreçleri olumsuz etkilediğine dikkat çekti.

Pandemi Sonrası Boşanmalar Arttı

Pandemi sürecinin ardından boşanma davalarında artış yaşanmasının beklendiğini ve bu öngörünün gerçekleştiğini belirten Çankaya, pandemi döneminde insanların uzun süre aynı ev içerisinde kalmasının ilişkiler üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi.

Çankaya, "İnsanlar sokağa çıkamadılar, işe gidemediler, sosyalleşemediler. Aynı evin içerisinde birbirlerine tahammülleri azaldı. Pandeminin yarattığı genel bir psikoloji de var. 'Ölebiliriz, hayat kısa, neden katlanayım?' gibi bir psikoloji de söz konusu oldu. Dolayısıyla pandemi süreci bittikten sonra insanlar birbirlerine katlanmaktansa yeni yollar açmayı tercih ettiler" dedi.

Boşanma davalarındaki artışın yalnızca hukuki bir süreç olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Çankaya, ekonomik koşulların yanı sıra sosyal ve psikolojik değişimlerin de ele alınarak nedenlerin bütüncül şekilde incelenmesi gerektiğini ifade etti.

Muhabir: SUDE AYDOĞDU