"Bir şehri binalar değil, aynı hedefe yürüyen insanlar büyütür." İş İnsanı ve Medya Yöneticisi Kubilay Kapı, Isparta'nın geleceği için siyasi rozetleri bir kenara bırakıp 'ortak akıl' etrafında birleşme çağrısı yapıyor.

Bir şehri yollar, binalar ya da bütçeler büyütmez. Şehirleri büyüten asıl şey; aynı hedefe adanmışlıkla yürüyebilen insanlardır.

🎧 "Okumaya vaktiniz yoksa linke tıklayarak Instagram üzerinden dinleyin"

Bugün Isparta'nın en büyük ihtiyacı yeni bir bina, yeni bir proje ya da yeni bir yatırım da değil... Bana göre Isparta'nın en büyük ihtiyacı ortak akıldır.

Siyasi Rozetler İkinci Planda Kalmalı

Belediye Meclislerimizi izliyorum; her ay düzenli olarak toplanılıyor. İktidar var, muhalefet var. Farklı görüşler elbette olacaktır, demokrasinin gereği ve zenginliği de zaten budur.

Ancak bazen izlerken ister istemez şu soruyu soruyorum: Acaba bu salondan çıkan en büyük kazanan siyasi partiler mi oluyor, yoksa Isparta mı? Çünkü ben yürekten inanıyorum ki, konu Isparta olduğunda siyasi rozetler her zaman ikinci planda kalmalıdır.

Bugün Isparta'nın Meclis'te dört milletvekili var. Herkes kendi siyasi partisinin temsilcisidir ve olmalıdır da... Fakat konu Isparta'nın geleceği olduğunda, bu dört milletvekili aynı masaya oturabilmeli ve "Biz bu şehre ortaklaşa ne kazandırabiliriz?" sorusunu birlikte sorabilmelidir.

Çünkü Ankara'da siyasi rekabet olabilir, ama Isparta'da tek bir ortak hedef olmalıdır.

Hepimiz Aynı Şehrin Paydaşlarıyız

Bu durum sadece siyaset kurumu için de geçerli değildir. Üniversiteler, belediyeler, valilik, Ticaret ve Sanayi Odası, Ticaret Borsası, Esnaf Odaları, Organize Sanayi Bölgesi, sivil toplum kuruluşları, iş insanları ve basın... Hiçbirimiz birbirimizin rakibi değiliz. Hepimiz aynı şehrin, aynı toprağın paydaşlarıyız.

Bugün bir kurumun yaptığı güzel bir projeyi desteklemek yerine görmezden geliyorsak ya da bir başarıya sırf "onu onlar yaptı" diye mesafeli bakıyorsak; şehri değil, sadece egolarımızı büyütmüş oluruz. Oysa asıl amaç kurumların tekil başarısı değil, Isparta'nın topyekûn başarısı olmalıdır.

"Isparta'dan Aynı Dosyayla Gelen Çok Az Gördüm"

Yıllar önce Ankara'da üst düzey bir bürokratın söylediği ve zihnime kazınan şu cümleyi hiç unutmuyorum:

"Urfa geliyor, Mardin geliyor, Kayseri geliyor ve hep birlikte kapımızı aşındırıyorlar. Ama Isparta'dan dört kişinin el ele verip, aynı dosyayla bizden bir şey istediğini çok az gördüm."

Aslında bu sözün üzerinde hepimizin uzun uzun düşünmesi gerekiyor. Çünkü mesele yalnızca Ankara'dan bir yatırım koparmak değildir; mesele, o yatırımın arkasında tek bir gövde gibi durabilmektir.

Isparta'nın Muazzam Potansiyeli

Oysa Isparta'nın sahip olduğu potansiyel, bugün Türkiye'deki birçok şehrin hayal bile edemeyeceği kadar büyüktür. Bir düşünelim; ülkemizde birçok büyükşehirde bile henüz havalimanı yokken Isparta'nın havalimanı vardı. Aktif bir demiryolu taşımacılığına sahibiz. Son derece verimli tarım arazilerimiz var.

Gülümüz var, elmamız var, lavantamız var. Bölgenin en güçlü sağlık altyapısına sahibiz. Şehrimizde dinamik iki büyük üniversitemiz ve muazzam bir turizm potansiyelimiz var. Coğrafi konumumuz ise en büyük gücümüz. Pergeli Isparta'nın üzerine koyup bir daire çizdiğinizde, çevresindeki ekonomik ve lojistik avantajları açıkça görebiliyorsunuz.

Peki, bütün bu avantajlara rağmen neden hâlâ istediğimiz noktada değiliz? Belki de eksik olan şey kaynak veya imkan değil; birlik ve beraberliktir.

Tüketerek Değil, Üreterek Büyümek

Kayseri örneğine baktığınızda, iş insanlarının büyük ortaklıklar kurduğunu net bir şekilde görüyorsunuz. Birlikte yatırım yapıyorlar, birlikte büyüyorlar ve en önemlisi birlikte risk alıyorlar. Bizim de artık yalnızca banka hesaplarımızı ya da gayrimenkullerimizi büyütmeyi değil; fabrikalarımızı ve üretim alanlarımızı büyütmeyi konuşmamız gerekiyor.

Kira gelirlerini değil, üretim gelirlerini ön plana almalıyız. Çünkü zengin şehirler tüketerek değil, üreterek büyür.

Gençlerimize Umut Olmalıyız

Hepsinden daha önemlisi ise gençlerimiz... Onlar bu şehrin bugünü ve geleceğidir. Bugün Isparta'da okuyan ya da burada doğup büyüyen pırıl pırıl gençlere yeterince üretim alanı, istihdam ve vizyon oluşturamazsak, onları başka şehirlere uğurlamaya devam ederiz. Oysa temel hedefimiz onları göndermek değil, bu şehirde tutmak olmalıdır.

Yeni fabrikalar, yeni organize sanayi alanları, yeni teknoloji yatırımları, yeni markalar ve küresel girişimler... İşte bunlar gençlerimizin geleceğidir. Bir şehir gençlerine umut veremiyorsa, yarınlarını da kaybetmeye başlar.

Hedeflerimiz Hayal Değil

Ben inanıyorum ki; Isparta'nın bir sanayi şehri, sağlık şehri, eğitim şehri ya da turizm şehri olması asla hayal değildir. Hatta gelecekte bir büyükşehir olması bile uzak bir ihtimal değildir. Yeter ki aynı hedefe, aynı inançla yürümeyi başarabilelim.

Bugün bizler; iş dünyasında ve sivil toplum kuruluşlarında daha fazla bir araya gelmeye, sorunlarımızı ortak masalarda konuşup çözüm üretmeye başladık. Bu birliktelik mayasının tüm kurumlara ve tabana yayılması gerektiğine inanıyorum.

Çünkü hepimiz bulunduğumuz görevlerde geçiciyiz. Koltuklar geçicidir, unvanlar geçicidir... Kalıcı olan yalnızca Isparta'dır ve bizden sonra bu şehirde yaşayacak olan çocuklarımızdır.

İşte bu yüzden artık kişisel başarılarımızı veya sen-ben kavgalarını değil; ortak başarımızı konuşmanın zamanı geldi. Çünkü kazanan bir kişi ya da bir zümre değil; Isparta olmalıdır.

Kubilay KAPI

İş İnsanı • Medya Yöneticisi