Isparta Mimarlar Odası, Kutlubey (Ulu) Camii’nin kısa süre arayla iki kez restorasyondan geçirilmesine ilişkin yaptığı açıklamada, 2014-2015 yıllarında gerçekleştirilen çalışmanın bakım ve onarım ağırlıklı, 2023-2026 yılları arasındaki restorasyonun ise yapısal güçlendirme odaklı olduğunu bildirdi.
Odadan yapılan açıklamada, Kutlubey Camii’nin bulunduğu alanda ilk caminin 1429 yılında var olduğu, zamanla yıpranması üzerine II. Abdülhamid’in emriyle 1899 yılında yeniden inşa edilmeye başlandığı ve 1904 yılında tamamlandığı belirtildi.
1904 yılında tamamlanan yapının 1914 depreminde yıkıldığı hatırlatılan açıklamada, günümüzde ayakta bulunan caminin ise 1922 yılında inşa edildiği ifade edildi.
Açıklamada, ilk restorasyon çalışmalarının 9 Ağustos 2014’te başladığı ve yaklaşık bir yıl süren bakım ile onarım çalışmalarının ardından caminin Ekim 2015’te yeniden ibadete açıldığı kaydedildi.
Bu süreçte daha çok çatı ve cephe onarımları ile genel bakım çalışmalarının gerçekleştirildiği aktarıldı.
Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen ikinci restorasyonun ise Nisan 2023’te başladığı belirtilen açıklamada, çalışmaların Mart 2026’da tamamlanarak caminin yeniden ibadete açıldığı ifade edildi.
İkinci restorasyon kapsamında yapının deprem dayanımını artırmaya yönelik statik güçlendirme çalışmalarının gerçekleştirildiği, köfke taşı duvarlar ile özgün mimari unsurların restore edildiği, çatı ve kubbe sisteminin yenilendiği, iç mekândaki ahşap süslemeler ve kalem işlerinin de koruma ilkelerine uygun şekilde onarıldığı bildirildi.
Açıklamada, iki restorasyonun kapsam bakımından farklılık gösterdiği vurgulanarak, 2014-2015 yıllarındaki çalışmanın dönemsel yıpranmaların giderilmesine yönelik sınırlı bir onarım olduğu, 2023-2026 yıllarındaki restorasyonun ise taşıyıcı sistem, zemin koşulları ve deprem güvenliğini kapsayan kapsamlı bir uygulama niteliği taşıdığı belirtildi.
Mimarlar Odası açıklamasında, tarihi yapılarda ilk müdahalelerin her zaman tüm yapısal sorunları ortaya koyamayabileceği, ilerleyen yıllarda yapılan ayrıntılı mühendislik incelemeleri sonucunda daha kapsamlı güçlendirme çalışmalarına ihtiyaç duyulmasının mümkün olduğu ifade edildi.
Açıklamada ayrıca, ilk restorasyonun yapının belirli bir dönem hizmet vermesini sağladığı, ancak daha sonra tespit edilen yapısal riskler nedeniyle ikinci ve daha kapsamlı bir restorasyonun gerekli görüldüğü kaydedildi.





